
Filistin Özerk Yönetimi’nin kontrolündeki Batı Şeria’da, Yahudi yerleşimcilerin Kusra beldesine yönelik uyguladığı ablukanın gündeme geldiği bir anda, İsrail Savunma Bakanı bölgede güvenliğin ordu yerine polise devredilmesi gerektiğini belirtti.
Bakan Israel Katz, askerlerin yetkilerinin polise aktarılması için bir plan hazırlanması talimatını verdiğini duyurdu.
BU HABERİ, iahaber ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
ABONE OL
Zaten abone misiniz?
Üye girişi yapın
Katz, “Ordunun görevi Filistin terörüyle mücadele etmek, tepeliklerdeki gençlerin peşinden koşmak değil” ifadesini kullanarak, polise gerekli tüm yetki ve bütçenin sağlanacağını bildirdi.
Bakan Katz’ın “tepeliklerdeki gençler” ifadesiyle İsrailli yerleşimcileri kastettiği düşünülüyor.
İlhak planı mı?
Katz’ın önerisinin uygulanması, işgal altındaki Filistin topraklarının ilhakı yönünde bir adım daha atılması anlamına gelebilir.
Bu durumda, İsrail polisi, uluslararası alanda “yasadışı” olarak kabul edilen İsrail yerleşimlerinde güvenliği sağlamak ve yasaları uygulamakla yükümlü olacakken, Batı Şeria’daki Filistinlilere yönelik genel güvenlik yetkisi orduda kalmaya devam edecek.
İsrail ordusu, yerleşimcileri yasa dışı eylemlerden caydırmakta genellikle isteksiz davranmakla eleştiriliyor; ordunun yerleşimcilerle ilgili müdahaleleri ise aşırı sağcı grupların tepkisine neden olabiliyor.
Kusra’da ne oluyor?
Bakan Katz’ın açıklaması, İsrailli yerleşimcilerin Batı Şeria’nın kuzeyinde, Filistinlileri abluka altına aldığı bir dönemde yapıldı.
Nablus yakınlarındaki Kusra’da, abluka sebebiyle üç evde yaşayan Filistinliler, gıda ve diğer temel ihtiyaçlardan yoksun kalmış durumda.
Birleşmiş Milletler verilerine göre, bu evlerde yaklaşık 15 Filistinli, aralarında iki çocuğun da bulunduğu şekilde yaşamaktadır. Ayrıca, bu kişilerin su ve elektrik erişimlerinin kesildiği, söz konusu evlerden birinin ise ABD vatandaşı bir Filistinliye ait olduğu belirtiliyor.
ABD ve Fransa’dan İsrail’e tepki
Kusra’daki yerleşimci ablukası, ABD’nin sert tepkisini çekti. Beyaz Saray, ablukayı kınaması için İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’ya çağrıda bulundu.
ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Filistinlilerin evlerini abluka altında tutan yerleşimcileri “İsrailli teröristler” olarak nitelendirdi.
Washington, halihazırda birçok İsrailli yerleşimciye yaptırım uyguluyor.
Fransa da İsrail’e, Filistinlilerin evlerini abluka altında tutan aşırı sağcı yerleşimcilerin tutuklanıp yargılanması çağrısında bulundu. Fransa Dışişleri Bakanlığı, “Bu eylemlerden sorumlu kişiler adalet önüne çıkarılmalı” açıklamasında bulundu.
Seçimler öncesi tansiyon yüksek
Batı Şeria’da 3 milyon Filistinli arasında, uluslararası hukuka göre yasa dışı olarak inşa edilen yerleşimlerde 500 binden fazla İsrailli yaşamaktadır.
Gazze’deki çatışmaların ardından Batı Şeria’da yerleşimci şiddeti ve yeni yerleşimlerin inşası hız kazandı.
İnsan hakları örgütleri, yerleşimcilerin Kusra ve komşu Calud’un dış kesimlerindeki mülkleri ele geçirmeye çalıştığını ifade ediyor.
Batı Şeria, 1967’den bu yana İsrail işgali altında bulunuyor ve Benyamin Netanyahu liderliğindeki hükümetin bazı aşırı sağcı üyeleri bölgenin tamamen ilhak edilmesini destekliyor.
Batı Şeria’daki yasadışı yerleşimler, aşırı sağcı koalisyon için önemli bir oy kaynağı olarak görülüyor. 27 Ekim’de gerçekleştirilecek seçimler öncesinde Netanyahu’nun yerleşimcileri kınaması beklenmiyor.
Öte yandan anketler, Netanyahu’nun iktidarını kaybetme ihtimalinin bulunduğunu gösteriyor.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



