İsrail’in Somaliland Kararı, Türkiye’yi Hedef Alıyor!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İsrail’in Somaliland Kararı, Türkiye’yi Hedef Alıyor!

Haber7

Somali’den bağımsızlığını ilan eden Somaliland’ı tanıyan ilk ülke İsrail oldu. Bu karar, İslam ülkeleri tarafından tepkiyle karşılandı ve Somali’nin yanında durdukları yönünde açıklamalar yapıldı.

İsrail’in bu adımının ardından, Türkiye, Ürdün, Mısır, Suudi Arabistan, Pakistan ve Somali’nin aralarında bulunduğu 21 ülke, beş maddelik ortak bir bildiri yayımlayarak Somali’nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne destek verdiklerini duyurdular.

30 Aralık tarihinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ortak bir basın toplantısı gerçekleştirdi.

Somali ve Türkiye’nin bölgedeki rolü hakkında yürütülen dezenformasyon faaliyetleri, genellikle Türkiye’nin Doğu Afrika’daki stratejik varlığını zayıflatmaya ve bölgesel ilişkilerini bozmaya odaklanıyor.

İsrail medyası ve hükümeti, Türkiye’nin Somali’deki yatırımlarını ve savunma alanındaki gelişmelerini dikkatle takip ederek, bu duruma karşı çeşitli eleştiriler yöneltti.

İletişim Başkanlığı, Somaliland ile ilgili Türkiye’yi hedef alan dezenformasyonlara karşı gerçekleri açıklamaya yönelik önemli başlıkları sıraladı.

1. “Sömürgeci Emeller” ve “Yeni Osmanlıcılık” İddiaları

Dezenformasyon: Türkiye’nin Somali ile yaptığı Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması’nın, bölgeyi “sömürgeleştirme” amacını taşıdığı iddiaları ortaya atılmaktadır. Batı menşeli bazı analizlerde Türkiye, Afrika Boynuzu’nda “yayılmacı” bir güç olarak tasvir edilmektedir.

Gerçek: Türkiye’nin Somali ile ilişkileri, Somali hükümetinin talebi ve Birleşmiş Milletler kararlarıyla uyumlu olarak, karşılıklı egemenliğe saygı esasına dayanmaktadır. Amaç, korsanlıkla mücadele, deniz güvenliği sağlamak ve Somali’nin kendi ayakları üzerinde durabilen bir orduya sahip olmasını desteklemektir.

2. “Etiyopya’ya Karşı Cephe Alma” Manipülasyonu

Dezenformasyon: Türkiye’nin Somali’nin toprak bütünlüğünü savunmasının, Etiyopya’ya karşı bir “savaş ilanı” olarak yorumlandığına dair bilgiler yayılmaktadır.

Gerçek: Türkiye, bölgedeki en büyük diplomatik çabayı Ankara Süreci ile yürütmektedir. Etiyopya ve Somali arasındaki gerilimi azaltmak için arabuluculuk yapmakta ve Etiyopya’nın denize erişim talebini, Somali’nin egemenliğini ihlal etmeden çözmeye çalışmaktadır.

3. Enerji Kaynaklarına “El Koyma” Söylemi

Dezenformasyon: Türkiye’nin Somali karasularındaki petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerinin, “Somali halkının kaynaklarını çalmak” olduğu iddia edilmektedir.

Gerçek: Yapılan anlaşmalar gelir paylaşımı modeline dayanmaktadır. Türkiye, teknolojik altyapısını ve yatırımını sunarak Somali’nin kendi kaynaklarından faydalanabilmesini sağlamayı hedeflemektedir. Bu, Somali’nin ekonomik bağımsızlığını kazanması için bir fırsat olarak değerlendirilmektedir.

4. Terör Örgütleri Üzerinden Yapılan Manipülasyonlar

Dezenformasyon: Eş-Şebab gibi terör örgütleri, Türkiye’nin bölgedeki varlığını “istila” olarak tanımlamakta ve Türkiye’nin Somali hükümetine verdiği desteği “gayri meşru” ilan etmektedir. Bu söylem, yerel halk arasında Türkiye’ye karşı bir antipati oluşturmak amacıyla kullanılmaktadır.

Gerçek: Türkiye, Somali’de doğrudan terörle mücadele eden ve insani yardımları aksatmadan sürdüren nadir ülkelerden biridir. Türkiye’nin varlığı, bölgede radikal grupların etkisini azaltmaktadır.

5. Somaliland’ın Bağımsızlığına Karşı Olduğu İddiası

Dezenformasyon: Türkiye’nin yalnızca Mogadişu yönetimini destekleyerek Somaliland halkını cezalandırdığı veya onlara karşı olduğu yönünde iddialar bulunmaktadır.

Gerçek: Türkiye, Somaliland’ın başkenti Hargeisa’da konsolosluk açan ilk ülkelerden biridir ve bölgeye önemli insani yardımlar ulaştırmaktadır. Türkiye’nin duruşu, “Somaliland halkına karşı” değil, uluslararası hukukun bir gereği olarak “tek Somali” ilkesine ve toprak bütünlüğüne dayanmaktadır.

Son gelişme olarak, özellikle Aralık 2025 itibarıyla, İsrail’in Somaliland’ı tanıma girişimi sonrasında, Türkiye’nin bu karara karşı çıkması üzerinden “Bölgesel kalkınmayı engelleyen güç” şeklinde yeni bir dezenformasyon dalgası başlatılmıştır. Türkiye, bu tepkiyi bölgede istikrarın bozulmaması ve ayrılıkçı hareketlerin tetiklenmemesi adına göstermektedir.

İsrail’in Somaliland meselesindeki rolü, Türkiye’nin Afrika Boynuzu’ndaki stratejik ağırlığını kırmaya yönelik dezenformasyon kampanyalarının yeni bir aşamasını temsil etmektedir. Özellikle Aralık 2025’te İsrail’in Somaliland’ı tanıyan ilk ülke olmasıyla birlikte, bu hamle üzerinden Türkiye’ye yönelik manipülasyonlar daha sistematik hale gelmiştir.

Konu hakkında İsrail etkisiyle şekillenen dezenformasyon başlıkları ise şu şekildedir:

1. “Türkiye Bölgesel Refahın Önündeki Engeldir” Söylemi

Dezenformasyon: İsrail’in Somaliland’ı tanıması, bir “modernleşme ve ekonomik açılım” olarak sunulurken; Türkiye’nin Somali’nin toprak bütünlüğünü savunması, bölgenin kalkınmasını engelleyen “statükocu bir engel” olarak pazarlanmaktadır.

Gerçek: Türkiye, bölgede kaosu tetikleyecek tek taraflı ayrılıkçı hareketlere karşı çıkarak aslında uzun vadeli istikrarı savunmaktadır. Türkiye’nin Mogadişu ile yürüttüğü projeler (havaalanı, liman, enerji) tüm bölgeye yayılacak bir ekonomik ekosistem kurmayı hedeflemektedir.

2. “Türkiye’nin Askeri Varlığı Bir Tehdittir” Manipülasyonu

Dezenformasyon: İsrail yanlısı bazı düşünce kuruluşları, Türkiye’nin Somali’deki TURKSOM askeri üssünü ve deniz güvenliği anlaşmalarını “Kızıldeniz’i militarize etme çabası” olarak sunmaktadır. İsrail’in Somaliland’daki olası askeri varlığı ise “Husi tehdidine karşı güvenlik garantisi” olarak meşrulaştırılmaktadır.

Gerçek: Türkiye’nin askeri desteği, doğrudan Somali devlet kapasitesini artırmak ve terörle (Eş-Şebab) mücadeleye yöneliktir. İsrail’in hamlesi ise Türkiye’nin bu etkisini dengelemek için jeopolitik bir karşı hamle niteliğindedir.

3. “İbrahim Anlaşmaları” Üzerinden İzolasyon Çabası

Dezenformasyon: Somaliland’ın İsrail tarafından tanınması ve “İbrahim Anlaşmaları”na dahil edilme süreci, Türkiye’nin bölgedeki Müslüman müttefikleriyle arasını açmak için kullanılmaktadır. Türkiye’nin bu tanımaya karşı çıkışı, “Arap dünyasındaki yeni normalleşme dalgasına düşmanlık” olarak yansıtılmaktadır.

Gerçek: Türkiye’nin itirazı ideolojik değil, uluslararası hukuk (BM ve Afrika Birliği kararları) temelindedir. Somali’nin parçalanması, Afrika genelinde domino etkisi yaratarak yeni çatışma bölgeleri doğurabilir.

4. Enerji ve Teknoloji Yarışında “Yetersizlik” Algısı

Dezenformasyon: Türkiye’nin Somali’de planladığı uzay fırlatma tesisi ve petrol arama faaliyetlerinin “gerçekleşmeyecek hayaller” olduğu, İsrail’in teknolojik desteği ile Somaliland’ın çok daha hızlı kalkınacağı yönünde haberler yayılmaktadır.

Gerçek: Türkiye, sahada sondaj gemileri ve somut projeleriyle fiziksel varlık göstermektedir. İsrail’in hamlesi ise şu an için daha çok diplomatik ve kağıt üzerinde kalan bir “tanıma” sürecidir.</p

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın