
TÜİK verilerine göre, dar tanımlı işsizlik, son 21 yılın en düşük seviyesine ulaşmış durumda. Buna karşın, geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 29,7 ile yeni bir rekor kırdı. Doç. Dr. Cem Oyvat’ın yaptığı analiz, Türkiye’nin atıl işgücü konusunda dünya genelinde en kötü 20. ülke konumuna düştüğünü ortaya koyarken, krizin esas nedeninin “yarı zamanlı çalışmaya mecbur kalan ve daha fazla çalışmak isteyen” bireylerdeki büyük artış olduğunu ifade etti.
Karar’dan Berfu Kargı’nın aktardığına göre, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılı Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçları, Türkiye’deki istihdam piyasasının yaşadığı yapısal dönüşümü ve gizli krizi gözler önüne serdi. Dün kamuoyuna sunulan veriler, dar tanımlı işsiz sayısının 3 milyonun altına inerek yüzde 8,3’e gerilediğini gösterirken, “Atıl İşgücü” oranının 3 puan birden artarak yüzde 29,7’ye çıkması dikkat çekti.
University of Greenwich Ekonomi Politikası Araştırma Merkezi’nden Doç. Dr. Cem Oyvat, sosyal medya üzerinden yaptığı derinlemesine analizle bu çelişkili durumu aydınlattı. Dar tanımlı işsizlik oranının 21 yılın en düşük seviyesinde olmasına rağmen, atıl işgücünün verinin tutulmaya başlandığı 2014’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktığını vurguladı. Oyvat, bu durumu Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verileri ile karşılaştırarak çarpıcı bir tablo sundu.
Doç. Dr. Oyvat, Türkiye’nin atıl işgücü oranının dünya standartlarının çok üzerinde olduğunu ifade etti. “137 ülke arasında atıl işgücü oranı en yüksek olan 20’nci ülke olduk. Örneğin, Yunanistan’da 2024 yılı itibarıyla atıl işgücü oranı %15,0, İspanya’da ise %18,6. Bizim ise son açıklanan 2025 atıl işgücü oranımız %29,7” şeklinde konuştu.
Doç. Dr. Oyvat’ın analizine göre, grafikteki artışta iş aramaktan umudunu kesen “potansiyel işgücü” faktörünün etkisi olsa da, asıl yükseliş “Zamana Bağlı Eksik İstihdam” kaleminde yaşanıyor. Bu durumu “Haftada 40 saatten daha az çalışan, ancak imkan olursa daha fazla çalışabileceğini belirten kişiler” olarak tanımlayan Oyvat, bu grubun 2019 ile 2025 yılları arasında atıl işgücü oranını tek başına 8,8 puan artırdığını belirtti.
“Part time çalışanlar memnun değil”
Verilere göre, özellikle 2023-2025 yılları arasında haftada 1-39 saat arası (yarı zamanlı) çalışanların oranı yüzde 22’den yüzde 28,9’a yükseldi. Doç. Dr. Cem Oyvat, hayat pahalılığının insanları daha fazla çalışmaya ittiğini ifade ederek, “2019 sonrasında sadece haftada 1-39 saat çalışanların oranında değil; bu durumdan memnun olmayanların, ‘imkan olursa daha fazla çalışabilirim’ diyenlerin oranında ciddi bir artış oldu. 2019’da yarı zamanlı çalışanların sadece yüzde 10’u daha uzun saatler çalışmak istediğini belirtirken, 2025’te bu oran yüzde 42,5’e tırmandı.” şeklinde özetledi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



