İstanbul Barosu: Adalet Bakanlığı Yargıyı Siyasallaştırıyor

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İstanbul Barosu: Adalet Bakanlığı Yargıyı Siyasallaştırıyor

İstanbul Barosu, Adalet Bakanlığı’nın yeni daire başkanlıkları kurma kararına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Adalet Bakanlığının suç tiplerine özgü yeni daire başkanlıkları kurması ve yurttaşlara avukatlık hizmeti vereceğini belirtmesi, yargının siyasallaşmasının giderek siyasetin yargısallaşmasına dönüşmekte olduğunun açık bir göstergesidir” ifadesi kullanıldı.

Adalet Bakanlığı’nın uyuşturucu ve terör suçları gibi farklı suç tiplerine yönelik yeni daire başkanlıkları kuracağını açıklamasının hemen ardından İstanbul Barosu, söz konusu gelişmelere dair bir yazılı beyan yayımladı. “Yargısal faaliyetler bakanlık eliyle yürütülemez” başlığı altında yapılan açıklamada, önemli noktalar vurgulandı.

Bakanlığın, yapay zeka desteğiyle vatandaşların avukata ihtiyaç duymadan kendi dava dilekçelerini hazırlayabileceklerini duyurmasının hemen ardından, İstanbul Barosu şu açıklamalarda bulundu: “Hukuki meselelerde mütalaa vermek, dava açmak ve adli işlemleri takip etmek, Avukatlık Kanunu’na göre yalnızca baro levhasına kayıtlı avukatların yetkisi dahilindedir. Bu tür hizmetlerin Adalet Bakanlığı veya başka bir kişi ya da kurum tarafından sunulması yasalarla yasaklanmıştır. Ayrıca, yapay zeka desteğiyle hukukçu olmayan kişilere sağlanacak yardımın nitelikli bir savunma hizmeti sunması mümkün değildir ve bu durum yurttaşların hukuki haklarını zedeleyebilir.”

“Avukatsız yargılama, adil yargılanma hakkının ihlalidir”

Maddi durumu yetersiz olan yurttaşlar için avukatlık hizmetine erişimi artıracak çözümler geliştirmek, sosyal hukuk devletinin bir gereği olarak önemlidir. Bu bağlamda, Adli Yardım ve CMK uygulamalarının kapsamını genişletmek gerekmektedir. Avukatsız yargılama durumu, adil yargılanma hakkının açık bir ihlali anlamına gelmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 6. maddesi ile ilgili içtihatları ve BM CEDAW Komitesi’nin 2017 tarihli Genel Tavsiye Kararı’nda adil yargılanma hakkı için yalnızca ücretsiz adli yardım hizmetinin yeterli görülmediği, nitelikli hukuki desteğin öneminin de altının çizildiği ifade edilmektedir. Adalet Bakanlığı’nın suç tiplerine özgü yeni daire başkanlıkları kurması, yargının siyasallaşmasının yanı sıra siyasetin yargısallaşmasına da işaret etmektedir. Yıllardır kamuoyunda tartışılan yargının siyasi iktidar tarafından bir araç olarak kullanılması durumu, Adalet Bakanlığı’nın savcılık faaliyeti yürütmesi ve avukatlık hizmeti vermeye yönelik girişimlerle, bakanlığın artık kendisini bir yargısal kurum olarak görmeye başladığını göstermektedir.

“Savunmanın özgürlüğünü korumakta kararlıyız”

Sav, savunma ve hüküm üçlüsünü kendi kontrolü altında tutmaya çalışan iktidar ve idari organların, hem politika belirleyici hem yasama süreçlerine müdahale eden hem de yargısal süreçlerin tarafı ve yönlendiricisi olması, kuvvetler ayrılığı ilkesini ortadan kaldırmaktadır. Yargının yalnızca bu üç sacayağın birbirinden bağımsız ve ayrı bir konumda var olabilmesiyle işleyebileceği unutulmamalıdır. Sav-savunma diyalektiği olmadan yargısal faaliyet yürütmek mümkün değildir. İstanbul Barosu olarak, sav-savunma ve hükmün idari birim olarak tasarlanan bakanlık güdümünde toplanmasına asla izin vermeyecek ve savunmanın özgürlüğünü korumak için kararlılıkla mücadele edeceğiz.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın