İstanbul Deklarasyonu: Barış ve Güvenlik Vurgusu

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İstanbul Deklarasyonu: Barış ve Güvenlik Vurgusu

(İSTANBUL) – İstanbul’da gerçekleştirilen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kurulu, “İstanbul Deklarasyonu”nun oy birliğiyle kabul edilmesiyle sona erdi. Bu deklarasyonda, çatışma bölgelerinde sivillerin korunması ve uluslararası hukuka riayet edilmesi konuları ön plana çıkarıldı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlık ettiği kapanış oturumuyla tamamlanan PAB 152. Genel Kurulu, “Gelecek Nesiller için Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek” teması etrafında şekillenen İstanbul Deklarasyonu’nun kabulü ile sonuçlandı.

Deklarasyonda, dünya genelinde artan silahlı çatışmalar, jeopolitik gerilimler, terörizm ve aşırıcılık tehditlerine dikkat çekildi. Ayrıca, uluslararası hukuk ihlallerinin ve cezasızlık kültürünün küresel istikrarsızlığı daha da derinleştirdiği ifade edildi.

Yeni teknolojiler, dezenformasyon ve iklim değişikliğinin yarattığı sorunlar üzerinde durulan deklarasyonda, diyalog ve diplomasinin zayıflaması gibi endişelere de yer verildi. Barışın güç kullanarak sağlanabileceği anlayışının yayılmasından duyulan kaygılar dile getirildi.

Deklarasyonda, cezasızlık kültürünün hesap verebilirliği zayıflattığı ve istikrarsızlığı artırdığı belirtilerek, barış, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü konularında vurgu yapıldı.

Çatışma ortamlarında sivillerin korunmasının öncelikli bir mesele olduğu ifade edilen deklarasyonda, uluslararası insancıl hukuka tam uyum sağlanmasının gerekliliği vurgulandı. Ayrıca, parlamenter diplomasiyi ve uluslararası iş birliğini güçlendirmeye yönelik ifadeler yer aldı:

“Deklarasyon, demokratik, kapsayıcı ve yüksek temsil kabiliyetine sahip bir yönetişim anlayışı ile yeni teknolojilere karşı sorumlu yönetim politikalarının geliştirilmesini öneriyor. Diyalog, iş birliği ve güvenin teşvik edilmesini, çatışmaların önlenmesine ve sorunların barışçıl yollarla çözümüne katkıda bulunmayı taahhüt ediyor.”

Genel Kurul’da birçok karar tasarısı kabul edildi.

152. Genel Kurul Toplantısı’nda barışın inşası ve sürdürülebilir kalkınma konularında çeşitli karar tasarıları onaylandı.

Kapanış oturumunda, “Barış ve Uluslararası Güvenlik Daimi Komitesi” tarafından hazırlanan çatışma sonrası yönetim mekanizmalarına ilişkin karar tasarısı kabul edildi.

Sürdürülebilir Kalkınma Daimi Komitesi’nin korumacı politikalarla mücadeleyi öngören tasarısı da Genel Kurul’dan geçti. Ayrıca, Orta Doğu başta olmak üzere kriz bölgelerindeki ateşkes süreçlerini desteklemeyi amaçlayan acil gündem maddesi de gündeme alındı.

Ekim 2026’da 153. PAB Genel Kurulu’nun Tanzanya’da gerçekleştirileceği bilgisi kapanış töreninde paylaşıldı.

PAB Genel Sekreterliği görev süresinin sona eren Martin Chungong için de bir veda töreni düzenlendi.

Zirve, PAB Marşı’nın çalınması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla birlikte TBMM Başkanı Kurtulmuş’un kapanış konuşmasıyla tamamlandı.

PAB Genel Kurulu’nda, Orta Doğu ve diğer bölgelerde ateşkeslerin korunmasına yönelik acil bir gündem maddesi kabul edildi.

Genel Kurul’da, “Orta Doğu ve diğer bölgelerde ateşkeslerin korunması ve barışın desteklenmesi için eşgüdümlü parlamenter çabalara duyulan acil ihtiyaç” başlıklı madde eklenmesi kararlaştırıldı.

İstanbul’daki toplantıda, Katar, Türkiye, Avustralya, Fransa, Brezilya, Zambiya, Polonya, Portekiz ve İtalya’nın yanı sıra Arap Grubu, Latin Amerika ve Karayipler Grubu ile Afrika Grubu tarafından sunulan önerilerin oylaması yapıldı.

Oylamada, ateşkesin korunması ve barışın desteklenmesi ile ilgili öneri 1316 kabul, 3 ret ve 51 çekimser oyla gerekli üçte iki çoğunluğu elde ederek kabul edildi.

Kararda, son zamanlarda artan silahlı çatışmaların uluslararası barış ve güvenlik açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu belirtildi.

Çatışmaların yarattığı insani sonuçlara dikkat çekilen kararda, artan sivil kayıplar ve kötüleşen insani koşulların acil ve ortak bir uluslararası çaba gerektirdiği ifade edildi.

Uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları hukukuna her koşulda saygı gösterilmesi gerektiği vurgulanan kararda, sivil altyapıya yönelik saldırılar ve insani yardımın engellenmesine dair endişeler dile getirildi. Ateşkeslerin korunması, müzakerelerin yeniden başlatılması ve gerilimin tırmanmasının önlenmesi çağrısında bulunuldu.

Kararda, diyalog ve diplomasiye öncelik verilmesi gerektiği belirtilerek, cezasızlık kültürünün şiddeti beslediği, ihlaller karşısında hesap verebilirliğin sağlanmasının kalıcı ve adil bir barış için hayati önem taşıdığı ifade edildi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın