İstanbul’da Anne ve Kızın Şüpheli Ölümü Şok Etti

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İstanbul’da Anne ve Kızın Şüpheli Ölümü Şok Etti

Önce Kadınlar ve Çocuklar Derneği Başkanı Müjde Tozbey, annesi Fatma Nur Çelik ile birlikte şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler’in kızı Hifa İkra Şengüler için, ölüm tarihiyle aynı gün Aile Bakanlığı tarafından alınan acil koruma kararına dair kendilerine ulaşan bir müfettiş raporu bulunmadığını ifade etti. Bakanlığın, ölümlerin ardından yaptığı “koruma kararı” açıklamasını iahaber’e değerlendiren Tozbey, “Bakanlığın acil koruma kararının gerekçesi, muhtemelen Fatma Nur’un başlattığı adalet nöbetinin oluşturduğu etki ve failin yarattığı somut tehlike boyutu bu kararı zorunlu kıldı. Ancak bu kararın olayla aynı gün alınmış olması, idarenin sorumluluklarını örtbas etme çabası olarak değerlendirilebilir” dedi.

“İntihar demeyin” demişti; Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisinin istismar ettiği iddia edilen öz kızı ve anne ölü bulundu!

Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından istismar edildiği öne sürülen 8 yaşındaki Hifa İkra Şengüler ile annesi Fatma Nur Çelik’in cesetleri, önceki gece İstanbul Zeytinburnu Kazlıçeşme sahilinde bulundu. Kamuoyunda, babası tarafından istismar edildiği iddiasıyla açtığı dava ve oturma eylemleriyle tanınan Fatma Nur Çelik’in “Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” sözleri, ölümlerinin ardından tekrar gündeme geldi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, anne ve kızın şüpheli ölümüyle ilgili soruşturma başlattı. Fatma Nur Çelik’in açtığı davayı takip eden Önce Kadınlar ve Çocuklar Derneği, cenazelerin baba Ayhan Şengüler yerine anneanneye teslim edileceğini duyurdu.

Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisinin 3 yaşındaki çocuğuna “cinsel istismar”dan dava açılmış; annenin adalet nöbeti sürerken, babaya beraat istendiği ve çocuğun sorgulandığı bildirildi.

Görgü tanığı: Önce anne, ardından ufak kız kendini atmıştı

Olay sonrası görgü tanığı olduğunu iddia eden Abdülaziz Alevlidağ, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bir saat önce buradan geçerken anne ve kızı suyun kenarında oturuyorlardı. Daha sonra anne atladı, ardından küçük kız kendini attı. İki kadın ve iki kız buraya balık yakalamaya gelmişti, cesetleri gördüklerinde polisi aradılar. Kızı çıkardılar, anneyi de yarım saat sonra çıkardılar” dedi.

Bakanlıktan açıklama: Dün acil koruma kararı çıkarıldı, adreste kimse bulunamadı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ölümlerin ardından bir açıklama yaparak, Hifa İkra Şengüler’e sağlık ve danışmanlık tedbirleri uygulandığını, ancak küçük kızın “annesinin reddedici tutumu nedeniyle” önerilere olumlu yanıt vermediğini belirtti.

13 Şubat’ta Hifa İkra Şengüler’in özel bir hastaneye yatırıldığı bilgisinin alındığı belirtilen Bakanlık, çocuğun yatılı psikiyatrik tedavi ve sevkinin anne tarafından reddedildiğini öne sürdü.

Bakanlık, bunun üzerine çocuğun sağlığının risk altında olması sebebiyle Hifa İkra Şengüler hakkında acil koruma kararı alındığını, ancak anne ve çocuğun adresinde kimsenin bulunmadığını, ardından da ölüm haberlerinin geldiğini açıkladı.

Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisinin 3 yaşındaki çocuğa cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla ilgili süreç devam ederken, annenin adalet nöbeti sürüyor.

Önce Kadınlar ve Çocuklar Derneği: Anne, kızının elinden alınmasıyla tehdit ediliyordu; psikolojik şiddete maruz kalıyordu

Annenin adalet mücadelesini destekleyen Önce Kadınlar ve Çocuklar Derneği, hem ölümler hem de Bakanlık açıklaması hakkında iahaber’e bilgi verdi. Tozbey, “Fatma Nur, tarikat bağlantılı istismarcı fail ve çevresi tarafından, kızının elinden alınacağı tehdidiyle sürekli ağır bir psikolojik şiddete maruz kalıyordu” dedi.

“Bakanlığın, henüz tarafımıza ulaşmış resmi bir müfettiş raporu bulunmuyor”

Tozbey, Hifa İkra Şengüler için Bakanlığın verdiği koruma kararını değerlendirirken, “Bakanlığın konuya ilişkin henüz tarafımıza ulaşmış resmi bir müfettiş raporu bulunmuyor. Ekstra bir duyum alıp almadıkları konusu ise muhtemelen kendi iç işleyişleriyle ve kamuoyuna yansıyan tepkilerle ilgili bir durum ancak biz dernek olarak aylardır bu tehlikeye dikkat çekiyorduk. Bakanlığın acil koruma kararının gerekçesi, muhtemelen Fatma Nur’un başlattığı adalet nöbetinin yarattığı etki ve failin yarattığı somut tehlike boyutu bu kararı zorunlu kıldı. Ancak bu kararın olayla aynı gün alınması, idarenin sorumluluğunu örtbas etme çabası olarak değerlendirilmelidir” şeklinde konuştu.

“Bu kararın Fatma Nur’un evladından koparılma ihtimalini tetiklemesini aydınlatana kadar araştıracağız”

Aylardır süren hukuki çığlıkları duymayan, faili derhal tutuklamak yerine mağdur aileyi yalnızlaştıran sistem, ne yazık ki telafisi imkansız bir aşamaya gelindiğinde kâğıt üzerinde bir koruma mekanizması işletmeye çalışmıştır. Ancak bu kararın, Fatma Nur’un en büyük korkusu olan evladından koparılma ihtimalini tetikleyen bir unsura dönüşüp dönüşmediğini, ölümlerin ardındaki tüm ihmalleri ve karanlık noktaları aydınlatana kadar titizlikle araştıracağız. Kararın tebliğ edildiği veya sisteme girildiği tam saati dosya ve savcılık incelemelerimiz sürdüğü için şu an net bir bilgi veremiyoruz.

Ne olmuştu?

Anne Çelik, yıllar önce çocuk yaşta Ayhan Şengüler tarafından istismar edilmiş, ardından onunla evlendirilmiştir. Evliliği sonrası doğan Hifa İkra Şengüler’in de Ayhan Şengüler tarafından 3 yaşından itibaren cinsel istismara maruz kaldığı iddia edilmiştir. Açılan dava devam ederken, Ayhan Şengüler’in tutuksuz yargılanması üzerine Anne Çelik, adalet nöbetine başlamıştır.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, aileye danışmanlık hizmeti ve ekonomik destek sağlandığını savunurken, Önce Kadınlar ve Çocuklar Derneği, “Anne, yaşanan ihmallerden söz etmeye çalıştığı her durumda ilgili kurumlar tarafından örtük biçimde çocuğunun elinden alınacağı tehdidiyle karşı karşıya bırakılmıştır. Bugün ‘destek’ adı altında yapılan ziyaretler bu gerçeği değiştirmemektedir” şeklinde tepki göstermiştir.

Adalet nöbetine başlamıştı

Bir süredir İstanbul Kartal’daki Anadolu Adliyesi önünde adalet nöbeti tutan Çelik, kamuoyundan destek istemiş ve “Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” demiştir. Çelik, “Bu suçu işleyen kişinin farklı suçlardan da sabıkası var. Defalarca soruşturulmasına rağmen

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın