
Art arda gelen deprem haberleri, halk arasında kaygıların yeniden artmasına neden oldu. Malatya’da gerçekleşen 5.6 büyüklüğündeki depremin ardından, vatandaşların endişeleri daha da çoğaldı.
Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul’da beklenen büyük depremle ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu. 1999 depremi sonrası yapılan araştırmalarda, “30 yıl içinde büyük bir deprem” olasılığının yüzde 60’ın üzerinde olduğuna dikkat çeken Görür, son bilimsel çalışmalarla bu oranın yüzde 48’e düştüğünü belirtti. Ancak hâlâ yüksek bir risk olduğunu ifade eden Görür, tartışılması gereken asıl konunun depremin ne zaman olacağı değil, insanların nasıl hayatta kalabileceği olduğu vurgusunu yaptı.
Prof. Dr. Naci Görür, Nefes gazetesinden Nalan Güneş’e konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Görür, Doğu Anadolu fay hattındaki son durumu, İstanbul için beklenen büyük deprem riskini ve deprem dirençli şehirler için atılması gereken adımları aktardı.
– Geçtiğimiz günlerde Malatya 5.6 büyüklüğünde sallandı. Bu beklenen bir deprem miydi?
Depremler her zaman beklenir ancak “şu tarihte, şu büyüklükte olacak” demek mümkün değildir. Malatya, çevresinde fay hatlarının bulunduğu bir deprem bölgesi. Türkiye’nin genelinde olduğu gibi, bu bölgede de her an deprem beklenebilir. Yani bu, beklenen bir depremdi ve gerçekleşti. Zira bölgede aktif faylar mevcut.
– Bu deprem, başka fayları da tetiklemiş midir?
Deprem üreten her fay, belirli bir miktarda enerji boşaltır ve bu enerji başka bir faya transfer olabilir. Dolayısıyla, 5.6 büyüklüğündeki bir deprem, çevresindeki aktif faylara enerji aktarımında bulunmuş olabilir. Ancak, bu enerjinin miktarı fayın büyüklüğüne bağlı olarak değişir.
– Doğu Anadolu fay hattı için mevcut risk durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Doğu Anadolu fay hattı, Anadolu levhasının güneydoğu sınırını oluşturan önemli bir levha sınırıdır ve burada sürekli bir hareket vardır. Anadolu, her yıl maksimum 1.5 ile 2.5 cm hızla batıya kaymaktadır. Bu hareket, ciddi bir gerilim yaratır ve fayda enerji birikimlerine yol açar. Doğu Anadolu fayı, deprem oluşturan ve enerji transfer eden bir fay olarak önemli bir bölümü kırıldı. Bingöl Karlıova’dan İskenderun Körfezi’ne kadar olan kısım enerji boşalttı. Ancak bu, bölgedeki deprem riskinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez; kırılmamış kesimler hâlâ tehlike arz ediyor.

TARİH SÖYLEMEK MÜMKÜN DEĞİL
– Maksimum ne kadar büyüklükte bir deprem olma olasılığı var?
Depremin büyüklüğü, fayın kırılma uzunluğuyla doğru orantılıdır. Uzun fay segmentlerinin kırılması, 7 ve üzeri büyüklükteki depremler oluşturma potansiyeli taşır. Daha kısa kırılmalarda ise genellikle daha düşük büyüklükte depremler gözlemlenir. Ancak, bir fayın ne zaman, hangi büyüklükte ve ne kadar kısmının kırılacağını kesin olarak söylemek mümkün değildir.
– Her depremin ardından insanların kaygıları artıyor…
Kesinlikle, ancak şunu belirtmek istiyorum; fayların uzunlukları gibi teknik konuları bilim insanları değerlendirmeli. Biz, depremin ne zaman olacağını değil, insanların nasıl hayatta kalacağını konuşmalıyız. Depremlerde insanların ölmemesi gerektiği üzerinde durmalıyız. Bu amaçla, deprem dirençli şehirleri gündeme almalı ve bu konuda tedbirler almalıyız. Deprem dirençli şehir dediğimizde, zarar görmeyen değil, minimum zararla atlatılan şehirleri kastediyoruz. Türkiye’nin geleceği, deprem dirençli şehirler inşa etmekle mümkün olacaktır.
VATANDAŞLARIN KATKIDA BULUNMASI GEREKİR
– Özellikle İstanbul’da kentsel dönüşüm çalışmaları hız kazandı. Bu adımları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Deprem dirençli şehir ile kentsel dönüşüm aynı şeyler değildir. Bu konuda ciddi bir yatırım yapılması gereklidir. Deprem dirençli şehirler, büyük depremleri minimum zararla atlatan şehirlerdir. Kentsel dönüşüm ise yalnızca konut yapımını kapsamaktadır. Bu konu depreme hazırlık olarak algılanıyor ama bilim insanları bu şekilde düşünmüyor. 1999 depreminde 53 bin vatandaşımız hayatını kaybetti. Daha büyük bir deprem Kamçatka’da gerçekleşti ve orada hiç can kaybı yaşanmadı.
– Deprem dirençli şehirler yaratmak için neler yapılmalıdır?
Devletin bu konuda adım atması şart. Bir bakanlık kurulmalı ve yönetim, halk, altyapı, yapı stoku, ekosistem ve ekonomi bileşenleri bir araya getirilmelidir. Sadece vatandaşın bireysel çabaları ile deprem dirençli şehirler oluşturulamaz. Çünkü bir şehirde yalnızca ev yok; yollar, barajlar, köprüler ve tüneller de var. Bu yapıların da deprem direncinin sağlanması gerekiyor. Kendimizi aldatmamalıyız.
Bir bakanlık kurulmalı ve 10-15 yıl içinde tüm ülkeyi deprem dirençli hale getirmek için gerekli bütçe ayrılmalıdır. Eğer vatandaşlardan katkı alınacaksa, bu süreç insanların yaşamlarını olumsuz etkilemeden gerçekleştirilmelidir. Bireyler kentsel dönüşüm projelerini hayata geçirebilir, ancak deprem dirençli şehirlerin oluşturulması devletin sorumluluğundadır. Vatandaşların can güvenliği her şeyden önce gelmektedir ve bunun sağlanması da devletin görevidir.
BU GÖREV SİYASİLERİN
– 10-15 yıl içinde bu mümkün mü?
Evet, genel olarak bu süre doğru bir öngörü. Sürekli bir bakanlık ile çalışarak ve devlet desteğiyle bu hedefe ulaşmak mümkündür. Ayrıca, vatandaşlar da gözetleme ve denetleme rolü üstlenebilirler.
– Vatandaşların bu konuda yapması gerekenler nedir?
Deprem, ülkemizin bir gerçeğidir. Dolayısıyla, vatandaşlar deprem dirençli şehirlerin oluşturulmasına katkıda bulunmalıdır. Bunu seçmen olarak yapmaları mümkün, çünkü bu mesele ancak siyasiler tarafından halledilebilir.
İSTANBUL DEPREMİ KAPIDA
– 1999 depreminden sonra İstanbul için yapılan ‘30 yıl içinde büyük bir deprem’ uyarıları günümüzde ne kadar önem taşıyor?
İstanbul’da bir deprem bekliyoruz. 1999 depremi sonrasında yapılan bilimsel araştırmalar, 30 yıl içinde büyük bir depremin olma olasılığını yüzde 60’ın üzerinde göstermekteydi. Ancak daha sonra yapılan güncellemelerle bu oran yüzde 48’e geriledi. Yani İstanbul’da önümüzdeki yıllarda büyük bir depremin olma iht
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın
İlginizi Çekebilecek Diğer Bloglar
Gündem HaberleriErzurum’da Kadın Sağlığı Seminerleri Eğitici Eğitimi Başladı
Gündem HaberleriMuğla’da Saklıkent Bölgesine 8 Bin 500 Metrelik Yol Yatırımı
Gündem HaberleriYıldırım’da Parklar Kışa Hazırlanıyor
Gündem Haberleri