İstanbul’da Sağlıkta Yapay Zeka ve Gelecek Vurgusu

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İstanbul’da Sağlıkta Yapay Zeka ve Gelecek Vurgusu

2. Cansağlığı Uluslararası Tıp Öğrenci Kongresi, Haliç Üniversitesi ve Cansağlığı Vakfı’nın işbirliği ile İstanbul’da gerçekleştirildi. Kongrede, Cansağlığı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, “SYBİL” modeli ile altı yıllık akciğer kanseri risk skorlarını tahmin edebilmeye başladıklarını vurgulayarak, “Bu projeyi MİT Jameel Clinic ve Sağlık Bakanlığı ile birlikte yürütüyoruz. Pilot hastanelerde AR-GE çalışmalarımız aktif olarak devam ediyor” şeklinde konuştu.

Kongrenin açılışında bir konuşma yapan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, beynin tefekkür, vicdan, irade ve muhakeme açısından merkezi bir rol üstlendiğini ifade etti.

Memişoğlu, kongrede sadece anatomi, farmakoloji veya cerrahinin teknik detaylarıyla sınırlı kalmadıklarını, aslında medeniyetler inşa eden iradenin merkezini ele aldıklarını belirterek, “Bizim medeniyetimiz, aklı gönülden ayırmayan bir anlayış üzerine kuruludur. Ecdadımız, bu akıl nimetini yüksek bir ahlakla yoğuran bir medeniyetin mensuplarıydı” dedi.

Hekimliğin temelinin, derin mesleki bilgi ile şefkat ve vicdanı birleştirmek olduğunu dile getiren Memişoğlu, “Edindiğiniz mesleki bilgiler, hastanızın gözündeki umudu anlayan merhametli bir bakışla taçlandığında şifaya dönüşür. Bugün yerli ve milli teknolojilerimizle, yapay zeka destekli sistemlerimizle dünyada rekabet ediyoruz. Ancak en gelişmiş cihazlar bile, bir hekimin hastasına gösterdiği merhametin yerini tutamaz” şeklinde konuştu.

Hekimliğin adanmışlık, fedakarlık ve büyük bir idealizm gerektirdiğini vurgulayan Memişoğlu, tıbbın akıl kadar kalbin de sanatı olduğunu ifade etti.

Sağlık Bakanı, Türkiye’de eğitim veren 127 tıp fakültesinde 129 bin 559 öğrencinin ve şifa ordusuna yeni katılan 16 bin 671 genç meslektaşın, gelecekte bu bayrağı taşımak için en büyük teminat olduğunu belirtti. Bakanlık olarak bu büyük aileyi güçlü bir sağlık altyapısıyla desteklediklerini ve her geçen gün daha geniş bir hizmet ağı oluşturduklarını aktardı.

“Tıbbi cihazlarda, biyoteknolojide ve ilaç geliştirme süreçlerinde büyük adımlar atıyoruz”

Sağlık Bakanı Memişoğlu, güçlü insan kaynağı ile sağlık alanında ayakta kalmanın yolunun yalnızca hizmet sunmaktan değil, bilimi üretmekten, teknolojiyi geliştirmekten geçtiğini kaydetti.

“Dünyanın ve yakın coğrafyamızın bir ateş çemberinden geçtiği günlerde, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devlet olarak güçlü bir irade sergiliyoruz. Türkiye, geniş gönül coğrafyasına ve ihtiyaç duyan tüm mazlumlara insani yardım ve sağlık desteği ulaştırabilen bir ülke. Bu şefkat elini daima güçlü tutabilmek için her türlü zorluğa karşı hazırlıklı olmalıyız. Savunma sanayiinde ‘En iyisini biz yaparız’ anlayışıyla önemli başarılar elde ettiysek, sağlık alanında da aynı özgüveni göstermekteyiz. Tıbbi cihazlar, biyoteknoloji ve ilaç geliştirme süreçlerinde büyük ilerlemeler kaydediyoruz. Kendi aşımızı, tanı kitlerimizi ve ilaçlarımızı üretmekteyiz” dedi.

Tıp dünyasının yalnızca “tedavi eden” değil, aynı zamanda veriyi kullanarak “öngören” ve hastaya özel “kişiselleştirilmiş” hizmetler sunan bir yapıya evrildiğini belirten Memişoğlu, “Sağlık Bakanlığı ve savunma sanayimizin iş birliği ile geliştirdiğimiz Gökbey ambulans helikopterleri, kalp akciğer pompası, solunum cihazları, OED cihazları, mobil röntgen cihazları ve hasta başı monitörlerimiz, Türkiye’nin bu alandaki üretim kapasitesinin somut örnekleridir” ifadelerini kullandı.

Memişoğlu, bu vizyon çerçevesinde Bakanlığın inovasyon gücünü Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) koordinasyonunda büyük bir ekosistemle geliştirdiklerini belirterek, Türkiye’nin kanserle mücadelede çığır açan CAR-T hücre tedavisini kamu bünyesinde yerli imkanlarla üretebilen bir ülke haline geldiğini ifade etti.

Son bir yılda, tıp fakültesi öğrencileri dahil olmak üzere yaklaşık 2 bin projeye destek verdiklerini aktaran Memişoğlu, “Yapay zekayı, ARİS, RADİS, METRA gibi projelerle entegre ederek hastalıkları erken aşamalarda tespit edebilen milli bir karar destek mekanizması haline getirdik. İleri teknoloji sağlık altyapısını araştırmacıların kullanımına sunmak üzere üniversitelerimizde ve Şehir Hastanelerinde toplam 25 teknoloji transfer ofisi kurduk” dedi.

Memişoğlu, tıbbın durağan bir alan olmadığını, sürekli evrildiğini, dolayısıyla gençlerin kendi tarihlerinden ilham alarak ilerlemeleri gerektiğini vurguladı.

“Sağlıkta yapay zekanın yolculuğu, Cezeri’nin mekanik ölçümlerinden dijital dünyaya evrildi”

Cansağlığı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, kongrede insan vücudunun en gizemli organı olan beyin üzerine konuşmak için bir araya geldiklerini belirtti.

Bayraktar, tıp ve mühendisliğin asla ayrı disiplinler olmadığını ifade ederek, “Mühendislik ve tıbbın bir araya gelmesi, yakın dönemde gerçekleşse de bu topraklarda yaşayan büyük alim Cezeri, bunu yüzyıllar önce başaran ilk isimlerden biriydi. Çalışmaları arasında dünyanın ilk medikal ölçüm cihazlarından biri de yer alıyordu” dedi.

Robotiğin öncüsü Cezeri’nin hekimin deneyimini mekanik bir hassasiyetle birleştirdiğini dile getiren Bayraktar, günümüzde sağlıkta yapay zeka alanında Cezeri’nin misyonunu sürdürdüklerini ifade etti.

Bayraktar, bu birlikteliğin Kovid salgınında en belirgin şekilde görüldüğünü belirterek, “Kovid döneminde hekimlerimiz hastanelerde savaşırken, mühendisler olarak onlara teknolojik destek sağladık. Yerli yoğun bakım solunum cihazımızı, mühendis ve hekimlerimizin iş birliği ile rekor sürede ürettik. Bu süreçte mühendislik çözümlerinin, hekimlerin ellerinde nasıl binlerce cana dokunduğunu gördük” şeklinde konuştu.

Bayraktar, sağlık teknolojilerinde tam bağımsızlığın önemine vurgu yaparak, “Milli Teknoloji Hamlesi’nin önemli rotalarından biri, insanlık yararına yapılacak çalışmalardır. Sağlıkta yapay zekanın yolculuğu, Cezeri’nin mekanik ölçümlerinden dijital dünyaya evrilmiştir. 1970’lerde kural tabanlı sistemlerle teşhis denemeleri başladı, 1990’larda bilgisayar destekli teşhis sistemleri devreye girdi. Bugün ise derin öğrenme ile medikal görüntülemede devrim yaşıyoruz” dedi.

Bayraktar, “SYBİL” modeli ile altı senelik akciğer kanseri risk skorlarını tahmin edebilecek noktaya geldiklerini belirterek, “Bu projeyi MİT Jameel Clinic ve Sağlık Bakanlığı ile birlikte yürütüyoruz. Pilot hastanelerde AR-G

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın