
Günde ortalama 64 dakikanın trafikte geçtiği İstanbul’da, Palladium Ataşehir Alışveriş Merkezi’nin düzenlediği ‘WellnessFest’ etkinliği, alışveriş merkezlerini sadece tüketim alanları olmaktan çıkararak, şehir içindeki “mikro mola” noktalarına dönüştüren yeni bir yaklaşıma öncülük etti.
İSTANBUL (İGFA) – New York ve Tokyo gibi yüksek stres seviyeleriyle bilinen metropoller arasında yer alan İstanbul’da, kent sakinlerinin artan stresle daha iyi başa çıkabilmesi adına Avrupa örneklerinden esinlenen “kentsel wellness” uygulamaları yaygınlaşmaya başladı.
Uluslararası araştırmalara göre, mega kentlerde yaşayan bireylerin stres seviyeleri kırsal alanlara göre yüzde 30 daha yüksek seyrediyor. İstanbul, gürültü düzeyinin Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği sınırları aştığı bir şehir olarak, küresel stres endekslerinde de en üst sıralarda yer alıyor.
“TOPLUMSAL İYİLEŞME İÇİN MİKRO MOLALAR ŞART”
Sosyologlar, “şehir içi kaçış alanlarına duyulan zorunlu ihtiyaç” olarak tanımladıkları bu duruma çözüm olarak Ataşehir Palladium AVM, perakende alanlarını geçici bir süreliğine “Palladium WellnessFest” kapsamında rehabilitasyon merkezlerine dönüştürdü.
Etkinliğin organizasyonunu üstlenen Nuit Ajans Başkanı Tuba Kılıç Almalı, projenin temel amacının “toplumsal iyileşme” olduğunu vurguladı. Şehir yaşamının bireyler üzerindeki ağır yüklerine dikkat çeken Almalı, projenin stratejisini şu şekilde açıkladı:
“Şehir hayatının dinamikleri hepimizi yoruyor. Amacımız, bir alışveriş merkezinin hareketli ortamında bile ‘nezaket ve zarafet’ odaklı sakin bir alan yaratarak, ziyaretçilere hayatı dengeleyebilecekleri mikro molalar sunmaktı. Ziyaretçilerimiz başlangıçta bir AVM içerisinde bu duyguyu yaşayabileceklerine şüpheyle yaklaşsalar da, etkinlik sonunda oluşan dinginlik atmosferi projenin başarısını gösterdi.”
BEŞ DUYUYA HİTAP EDEN “ARINMA” ATÖLYELERİ
Palladium AVM’nin sunduğu etkinlik programı, tüketimden ziyade “üretim ve deneyim” odaklı bir yaklaşıma sahipti. Ziyaretçilere alışveriş karmaşası içinde meditatif bir süreç sunmayı hedefleyen festivalde, beş farklı tematik atölye öne çıktı:
Duyusal Farkındalık: Katılımcılar, “Bitki Çayı Atölyesi”nde şifalı karışımları motivasyon kartları eşliğinde deneyimlemenin yanı sıra, “Ortam Kokusu Atölyesi”nde kişisel enerjileriyle uyumlu özel kokular tasarlayarak duyusal bir yolculuğa çıktılar.
Meditatif Üretim: Stresi azaltmaya yönelik el becerilerine odaklanan “Mum Yapımı” ve “Doğal Taş Bileklik” atölyeleri, ziyaretçilere bireysel huzur alanları ve yaratıcılık imkanı sağladı.
Doğayla Temas: Metropolde toprağa dokunma ihtiyacını karşılamak için kurgulanan “Çiçek Ekim Atölyesi”nde katılımcılar, tohumları dilekleriyle buluşturarak sembolik bir büyüme yolculuğu deneyimlediler.

ZİYARETÇİLERDEN TAM NOT: “10 DAKİKALIK NEFES”
Etkinlik, şehir sakinleri tarafından “gerekli bir ihtiyaç” olarak değerlendirildi. Festival katılımcılarından Ayşegül Engin, modern yaşamın koşturmacası içinde 10 ila 30 dakikalık kısa molaların dahi kritik önem taşıdığına dikkat çekerek, “Bir AVM ortamında, stresli rutinin dışına çıkıp kendimize vakit ayırabilmek zihinsel bir rahatlama sağladı. Bu tür alanların artmasını bekliyoruz” dedi.
Uzmanlar, merkezi lokasyonlarda düzenlenen bu tür interaktif ve doğa odaklı etkinliklerin, şehir yaşamının getirdiği motivasyon kaybına karşı etkili bir “içsel duraklama” sunduğunu belirtiyor.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



