İçişleri Bakanlığı, 2023 yılının Ekim ayında İstanbul’da yerel yönetimlerde önemli bir gelişme yaşandığını açıkladı. Bu açıklama, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık ve Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın yolsuzluk iddiaları nedeniyle görevden alınmalarını içeriyordu. Bu durum, geniş bir kamuoyu tepkisiyle karşılaştı ve siyasette tartışmalara yol açtı.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, İçişleri Bakanlığı’nın bu kararına sert bir şekilde tepki göstererek, “Emrah Şahan da bir sınava girdi. O sınavda da o yüzde 66 oy aldı. O yüzden yüzde 66 oy alan bir belediye başkanının koltuğuna oturma. Sana bir şey olursa, günün birinde senin de hakkını savunmazsam bana da yazıklar olsun. O yüzden burayı terk etmiyoruz” dedi. Bu açıklama, CHP’nin karara karşı olan duruşunu açıkça gösterdi.
Resmi bir bildiri ile, İçişleri Bakanlığı tarafından atanan kayyımın, Şişli Kaymakamı Cevdet Ertürkmen olduğu duyuruldu. Bu durum, İstanbul’da yerel yönetimde kayyım uygulamasının genişlemesi olarak yorumlandı. Bu gelişme, Şişli’de birçok sivil toplum kuruluşu ve gençlik örgütü tarafından protesto edildi. Yüzlerce kişi, Resul Emrah Şahan’a destek vermek için belediye binası önünde toplandı.
ALİ MAHİR BAŞARIR: TERKETMİYORUZ
Kayyım atanmasının sonucunda daha da fazla tepki çeken bir diğer önemli gelişme, CHP’li vekil Ali Mahir Başarır’ın açıklamaları oldu. Başarır, “Sen yıllar önce kaymakamlık sınavına girdin. Kaymakam oldun. Sen kaymakam olarak burada görevlisin. Emrah Şahan da bir sınava girdi. O yüzden yüzde 66 oy alan bir belediye başkanının koltuğuna oturma” şeklinde konuştu. Açıklamasında, demokratik bir seçimle göreve gelmiş bir başkanın görevden alınmasının haksızlık olduğunu vurguladı.
“Biz anayasa diyoruz, yasa diyoruz, adalet istiyoruz”
Ali Mahir Başarır, İçişleri Bakanlığı’nın kararını eleştirmekle kalmayıp, yargı mensuplarına da seslendi. “Bu kararı veren hakimler, siz Ali Mahir Başarır’dan daha önemli bir koltukta oturuyorsunuz. Çünkü siz adalet dağıtıyorsunuz. Siz tek adama değil, 86 milyona karşı karar vermelisiniz. Gelin tarihe geçin. Bu baskıya, bu zulme karşı direnin” dedi. Bu sözler, hem yargının bağımsızlığına dair bir vurguda bulunmakta hem de yaşananların demokratik değerlere aykırı olduğunu ifade etmektedir.
Bu gelişmelerin ardından, Şişli’de halk ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, kayyım atamasına karşı durdu ve belediye önünde bir araya gelerek protesto gösterileri düzenledi. Halkın bir araya gelmesi, siyasi karşıtlıkların ve toplumsal duyarlılıkların ne denli yüksek olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bu tür eylemler, demokrasinin sağlıklı işletilmesi adına halkın kendi iradesini savunma isteğini göstermekteydi.
Özetle, İçişleri Bakanlığı’nın bu kararı, Türkiye’deki yerel yönetimler bağlamında emsal teşkil edebilecek nitelikte. Özellikle, bir şehirdeki yerel yönetimlerin kayyım atanarak işleyişinin sürdürülmesine yönelik politikalar, muhalefet tarafından eleştirilmekte ve bu durum toplum içinde ayrışmalara yol açmaktadır. Bu kayyım atamalarına karşı destek gösterileri ve tepkiler, Türkiye’de demokrasinin gerekliliklerini hatırlatışı açısından hayati öneme