İstanbul’un Tarihi Mirasına ‘Hünkâr’ İhlali!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İstanbul’un Tarihi Mirasına ‘Hünkâr’ İhlali!

Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, Hürriyet’teki köşesinde Venedik mimarisinin İstanbul’daki yansıması olan Valide Sultan Camii Külliyesi’ne yönelik eleştirilerini dile getirdi. Ortaylı, “Bu muhteşem Adriyatik şehrini yaratan tekniğin İstanbul’daki yansıması burada. Şu anki durumu ne yazık ki içler acısı. Yeni Camii’ye ‘Hünkâr Sofrası’ kurulmuş. Bu durumu kime sormuşlar? Kim izin vermiş bu alanda halkın parasıyla yapılan tadilat sonrası komedi afişleri asılmasına? Bu duruma izin verenler, İstanbul’un geleneklerine, zarafetine ve en önemlisi tarihi mirasına tamamen yabancı…” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Ortaylı, Hürriyet’teki yazısında, Eminönü’ndeki Valide Sultan Camii Külliyesi’nde açılan Hünkâr Sofrası’na karşı tepkisini vurguladı. “Eminönü’nün İstanbul’un dolma arazisi semti olduğu gerçeği, orayı her gün geçiş yapan milyonlarca insan için bilinmeyen bir şey değil. Eğer sabah akşam geçtikleri yerin farkında olsalar, titrerlerdi. Venedik mimarisinin İstanbul’daki yansıması burasıdır. Venedik lagünlerinin kazıklarla inşa edilmesi gibi, bu semt de Dalgıç Ahmed Ağa sayesinde var olmuştur. Etrafında Mısır Çarşısı inşa edilmiştir. Bu çarşı, imparatorluğun dört bir yanından getirilen gıda ürünlerinin, kumaşların, safranın ve değerli taşların sergilendiği önemli bir merkezdir.” diyerek açıklamalarına devam etti.

Ortaylı, “Tanzimat dönemi tarihçilerinin gözünde özel bir yere sahip olan devlet adamı Mehmed Emin Âli Paşa’nın bu mahallede, çarşının kapıcısının oğlu olarak çocukluk geçirdiği bilinir. Biraz ileride ise kaderinin değişeceği Bâb-ı Âli kalemine çırak olarak verildiği yer bulunmaktadır. 1940-1950’lerin kötü şöhretli soruşturmalarının sürdüğü emniyet müdürlüğünün de bu bölgede yer aldığını hatırlatmak gerekir. 20. yüzyılda Osmanlı maliyesinin modern dünya ile entegre olduğu bölge burasıdır. Deutsche Bank’ın, borsanın ve ticaretin merkezi burada şekillenmiştir. Az ileride borçluların hapsedildiği Cafer Ağa Zindanı ve İstanbul Ticaret Odası Üniversitesi’nin bulunduğu bölge de burasıdır. İmparatorluk, zenginliği her zaman burada hissetmiştir. Rüstem Paşa Camii Evkafı ve devamı, Karadeniz ile Kuzey Osmanlı bölgesinin gıda ürünlerinin nakledildiği ve depolandığı yerlerdir… Unkapanı, Yapkapanı, Balkapanı… İstanbul’un nesilleri, bu caddelerde canlı bir hayatı burada tanımışlardır. Tahtakale, Sultanhamamı, Rıza Paşa Yokuşu, Sultan Beyazid Camii ve çevresi, Süleymaniye… Tarihi İstanbul ve ne yazık ki artık cıvıtılmaya başlayan Doğu dünyasının muhteşem şehri İstanbul.”

Peki şimdi ne halde?

Yeni Camii ya da diğer adıyla Valide Sultan Camii Külliyesi’ne “Hünkâr Sofrası” kurulmuş. İçerisinde çikolata dükkanı da var. Adı “Hünkâr Kasrı Tatlıcısı” ancak sunulanlar; Americano, kapuçino gibi içecekler. Kime sormuşlar da bu dükkanı açmışlar? Kim izin vermiş, halkın parasıyla tadilatı yapılan bu alana komedi afişleri asılmasına? İzin verdiniz diyelim, bir kontrol eden olmaz mı? Gerçekten buraların sahibi kimdir? Bu konuda bir açıklama yapmanız gerekmez mi? Bugüne kadar izah ve sorumluluk duyan bir kurum ya da belediye görmedik. Bu duruma izin verenler, İstanbul’un geleneklerine, zarafetine ve tarihi mirasına tamamen yabancı…”

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

 

 

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın