
İtalya, yargıda önemli değişiklikler öngören anayasa değişikliği için kritik bir referandum sürecine girdi. Sandıklar, iki gün boyunca açık kalacak.
Başbakan Giorgia Meloni liderliğindeki aşırı sağcı hükümet, hakim ve savcıların görevlerini ayırmayı ve denetim organını yeniden yapılandırmayı amaçlayan bir anayasa değişikliği gerçekleştirmeyi planlıyor.
Meloni, bu değişikliğin yargı sisteminin tarafsızlığını sağlamaya ve İtalya’nın tıkanmış adalet sistemini daha etkin hale getirmeye yardımcı olacağını savunuyor. Başbakan, bu düzenlemenin yargıyı daha modern, liyakata dayalı, özerk ve hesap verebilir hale getireceğini belirtirken, siyasi baskılardan arındırılacağını da vurguladı. Ancak düzenlemeye karşı çıkanlar, bu reformun yıllardır süregelen davalar ve hapishanelerdeki aşırı doluluk gibi sorunlara çözüm sunmadığını belirterek eleştiriyor. Merkez sol Demokrat Parti’nin lideri Elly Schlein, metnin kötü bir şekilde hazırlandığını ve “yargının bağımsızlığını zayıflattığını” ifade etti.
Sağ kanadın yargı ile çatışması
İtalya’da daha önce başbakanlık yapmış önemli figürlerden Silvio Berlusconi, “solcu” olmakla suçladığı yargı ile sık sık çatışma yaşamıştı. Meloni ve hükümet üyeleri de, özellikle göçle ilgili “çok yumuşak” buldukları yargı kararlarını eleştiriyor.
Planlanan reform, yargı içinde büyük bir muhalefetle karşılaşırken, İtalya Ulusal Yargıçlar Birliği’nin üyelerinin yüzde 80’inden fazlası, geçen yıl bir günlük grev gerçekleştirdi.
Referandum kampanyası da oldukça sert ve tartışmalı geçti. Geçtiğimiz ay, Adalet Bakanı Carlo Nordio, yargıçların eleştirilerini “mızmızlanma” olarak nitelendirerek, reformun yargı içindeki “yarı mafya mekanizmasını” düzelteceğini iddia etti.
Nordio’nun kabine direktörü Giusi Bartolozzi, bir televizyon programında, reform sayesinde “infaz timi gibi hareket eden hakimlerden kurtulunacağı” yönündeki açıklamasıyla büyük tepki topladı.
Düzenlemeyle ne değişecek?
Reformun en tartışmalı kısmı, hakim ve savcıların mesleki denetim organı olan Yargı Yüksek Konseyi’ndeki (CSM) değişiklikleri içeriyor. Düzenleme, CSM’yi hakimler ve savcılar için iki ayrı kurula ayırmayı ve 15 üyeden oluşan yeni bir disiplin mahkemesi kurmayı öngörüyor.
Yeni düzenlemeyle, meslektaşları tarafından seçilen üyeler kura ile belirlenecek. Mahkemenin üç üyesi, İtalya’nın sembolik cumhurbaşkanı tarafından, üç üyesi ise parlamentonun onayladığı deneyimli hukukçular arasından seçilecek.
Düzenlemeye “hayır” diyen kampanyayı yöneten ceza avukatı Franco Moretti, yeni mahkemenin “siyasetin silahlı kolu” haline gelebileceği uyarısında bulunarak, mahkemenin “gerektiğinde dokunmaya cüret eden” yargı ile hesaplaşmak için kullanılabileceğini ifade etti.
Reformun bir diğer önemli kısmı, hakimler ile savcıların görev değiştirmesini engellemeyi hedefliyor. Bu adım, iki taraf arasındaki yakın ilişkilerin sanıklara zarar verebileceği endişesi ile gündeme geldi.
Ancak düzenlemeye karşı çıkanlar, yalnızca çok küçük bir azınlığın görev değiştirdiğini savunuyor. Ayrıca 2022’den itibaren, hakim ve savcıların yalnızca kariyerlerinin ilk 10 yılında ve bir kereye mahsus olmak üzere geçiş yapmalarına izin verilmektedir.
Meloni istifa eder mi?
Kamuoyu yoklamaları, düzenlemeye “evet” ve “hayır” diyenlerin oranının başa baş olduğunu gösteriyor.
Referandumda “hayır” oyu çıkmasının, Ekim 2022’den beri istikrarlı bir koalisyon hükümetine liderlik eden Meloni için bir darbe olacağı değerlendiriliyor.
Öte yandan Meloni, referandumdan “hayır” çıkması durumunda istifa etmesi gerektiği yönündeki görüşlere karşı çıkıyor. 2016 yılında dönemin başbakanı Matteo Renzi, bir anayasa reformunu kendi siyasi geleceğiyle ilişkilendirmiş, seçmenlerin reformu reddetmesi hükümetinin düşmesine neden olmuştu.
Referandumun Pazartesi günü yerel saatle 14.00’te sona ermesi ve aynı gün ilk sonuçların açıklanması bekleniyor.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



