
İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli’nin çağrısına yönelik endişelerini net bir şekilde ifade etti. Dervişoğlu, Parti olarak anket veya ölçümleme yapma niyetinin bulunmadığını dile getirerek, bu sürecin kendisine ne tür siyasi sonuçlar doğuracağını değerlendirmediğini vurguladı.
Dervişoğlu, iktidarın “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı sürece dair hemen hemen tüm siyasi liderlerin, çeşitli endişelerine rağmen süreci desteklediğini ifade etti. İyi Parti ise bu süreçte kararlı ve sert bir muhalefet sergiledi. Müsavat Dervişoğlu, Bahçeli’nin 22 Ekim tarihindeki çağrısının ardından, grup toplantısı sırasında yaşamını yitiren askerlere ait fotoğrafları salona asarak dikkat çekmişti. Son yedi ayda İyi Parti, muhalefet konusundaki tutumunu ve netliğini korudu. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile görüştükten sonra yaptığı açıklamada, “Terörsüz Türkiye’nin temel taşlarının bir terör örgütünün yönlendirmesiyle yerleştirilmesi konusundaki itirazlarımızı Sayın Meclis Başkanımıza ilettim,” dedi.
“Karşı duruşumuzu ortadan kaldıracak bir gelişme yaşanmadı”
Dervişoğlu, Meclis’teki açıklamalarının ardından çeşitli gazetecilerle bir araya geldi. Bu süreç içerisinde İyi Parti’nin karşı duruşunu sürdürmesine dair herhangi bir gelişmenin yaşanmadığını ifade etti.
“Devlet Bey temennide bulundu, temenniler üzerinden ne konuşabilirim?”
Hükümetin “bizden bir şey istemiyorlar” şeklindeki temennileri dışında kayda değer bir durumun olmadığını belirten Dervişoğlu, Meclis’te kurulması planlanan komisyona üye verip vermeme konusunu parti içinde değerlendireceklerini açıkladı. Dervişoğlu, komisyondan beklentilere yönelik şu sözleri sarf etti:
“Devlet Bey bir temennide bulundu. Ancak bu bir soruşturma komisyonu mu, yoksa bir araştırma komisyonu mu olacak? İsteniyor ki Türkiye bu konuda tartışsın. Eğer sen ne yapacağını bilmiyorsan, o tartışmanın neticesine göre siyasal pozisyonunu belirleneceksen, o tartışmayı kendi aranızda gerçekleştirin. Neden beni karıştırıyorsunuz? Benim önüme maddelerle gelin. Temenniler üzerinden bir şeyler konuşmaya çalışmak mantıklı değil.”
“Milliyetçi reflekslerimle konuşmuyorum”
Dervişoğlu, sürece dair kaygılarını ilk günden itibaren gerekçeleriyle dile getirdiğini ifade etti:
“Ben milliyetçi reflekslerle konuşmuyorum. Kaygılarımı dile getirirken bunların temellerini de açıklıyorum. Orada bir Amerikan ordusu kurulmuş durumda. Sen, ‘silahını ver’ diyorsun. Ama onlara ‘birlikte üniter devlet kuralım’ diyorlar. Bu, Suriye’nin ve Irak’ın meselelerinin çözülmesi ardından Türkiye’nin de bu çerçevede şekillendirilmesi gereken bir süreç değildir. Birçok örgüt var; Irak’ta, İran’da ve YPG-PYD gibi başka yapılar da var. Suriye Demokratik Güçleri, orayı da askerileştirmiş durumda. Kendi sınırlarını tehdit eden silahlı bir gücü kabullenen bir ülke konumundasınız. Ama dışarıdan bakıldığında ‘Suriye’de bu işi biz yaptık’ diye yorum yapıyorsunuz. Bu durumu iyi değerlendirmek gerekiyor.”
“Böyle bir şeyi ölçtürmem, oy kaybettirse de vazgeçmem”
Dervişoğlu’na, son dönemdeki siyasi tutumlarıyla ilgili bir anket yapılıp yapılmadığı yönündeki soruya şu yanıtı verdi:
“Ölçtürmem. Ben bunun siyasi sonuçlarının bana ne tür fayda veya zarar getireceğini değerlendiremiyorum. Eğer bu tutumum bana oy kaybettiriyorsa bile, bundan vazgeçmem söz konusu değil. Bu nedenle ölçüm yapmanın anlamı yok.”
“Lozan’la hesaplaşıldığı müddetçe Türkiye bu belayla uğraşacaktır”
İyi Parti’nin “Terörsüz Türkiye” hedefine ulaşmak için nasıl bir yol önerdiğine ilişkin soruya Dervişoğlu, “Bu coğrafyada batı emperyalizmi, Sevr’in intikamını almaya çalıştığı, Lozan’la hesaplaştığı müddetçe Türkiye bu sorunla uğraşmaya devam edecektir. Bu ne zaman durur? Siz güçlü olursanız durur. Ama bu emperyal planların parçası olursanız, işin büyüsüne kapılırsanız tehlike açığa çıkar.” şeklinde yanıt verdi.
“Kim gelirse gelsin mücadele etmeye devam edecektir”
Dervişoğlu, mücadele kararlılıklarını şu şekilde dile getirdi:
“‘Siz gelirseniz bunu nasıl önlersiniz?’ sorusuna yanıt olarak, kim gelirse gelsin bu meseleyle mücadele etmeye devam edecektir. Şu anda, terör örgütünün Türkiye içinde eylem yapma kapasitesi yok denilebilir. Ancak terörist her zaman eylem gerçekleştirebilir. Bireysel teşebbüslerin engellenmesi zor. Terörizm ayrı bir konudur. Eğer terörizmin hedeflerinden Türkiye’yi çıkartırsanız, coğrafyanızı korumak için önlemlerinizi artırmalısınız. ‘Bölge coğrafyasını dizayn ediyorum oradaki gelişmelere göre strateji değiştiriyorum’ diyorsanız, bunun titizlikle ele alınması gereken bir konu olduğunu belirtmeliyim. ‘Öcalan’a rehberlik yaptırmamak gerekiyor.’”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



