İzlanda’da Dini ve LGBTİ+ Hakları Çatışması Yaşanıyor!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İzlanda’da Dini ve LGBTİ+ Hakları Çatışması Yaşanıyor!

REYKJAVIK – Kuzey Avrupa’nın en seküler ve LGBTİ+ hakları konusunda öncü ülkelerinden biri olan İzlanda, günümüzde dini inançlar ile modern hukuk sisteminin çatıştığı önemli bir krizi ele alıyor. Tartışmalar, İzlanda Katolik Kilisesi’nin LGBTİ+ bireylerin cinsel yönelimlerini bastırmaya yönelik girişimlerini “manevi rehberlik” olarak tanımlamasıyla başladı.

Devlet kanalındaki itiraf tartışmayı alevlendirdi

Kriz, İzlanda devlet televizyonu RÚV’un 3 Mart’ta “Kaþólska kirkjan á Íslandi hvetur til bælingar á samkynhneigð” başlıklı programında, Katolik Kilisesi Şansölyesi Jakob Rolland’ın açıklamalarıyla gündeme geldi. Rolland, eşcinsellikten kurtulmak isteyen bireylerin sağlık sisteminde yeterli destek bulamadığını iddia ederek, kilisenin bu “boşluğu” doldurduğunu belirtti:

“Bu alanda büyük bir boşluk var ve kilise olarak biz, eşcinsel eğilimlerinden kurtulmak ya da bu eğilimlerini değiştirmek isteyen insanlara yardımcı oluyoruz. Manevi rehberlik sağlıyoruz ki bu da kişinin kendisi ve toplum için sağlıklı olmayan bir yaşam tarzından uzaklaşmasına yardımcı olsun.”

Rolland ayrıca, eşcinsel ilişki yaşayan bireylerin pişmanlık duymadıkları sürece Katolik inancının en önemli ritüeli olan Komünyon’a katılamayacaklarını vurgulayarak, sundukları “yardımın” bu ruhsal sınırlamalardan kurtulmayı hedeflediğini ifade etti.

Vísir röportajında meydan okuma: “Tanrı’nın kanunları geçerlidir”

RÚV’daki ifadelerinin ardından gelen tepkilere karşılık veren Şansölye Jakob Rolland, aynı gün akşam saatlerinde Vísir haber sitesinden Smári Jökull Jónsson’a verdiği röportajda daha sert ve tartışmalı bir duruş sergiledi.

Rolland, kilise bünyesinde “organize bir dönüşüm terapisi” uygulanmadığını savunarak, sadece insanların bir rahiple konuşup manevi destek aradıklarını ifade etti. Ancak Jónsson’un, “Eşcinsel bireyleri değişmeye teşvik etmek ahlaki olarak doğru mu?” sorusuna verdiği yanıt, tartışmanın hukuki bir boyut kazanmasına neden oldu:

“Kilisenin öğrettiğini vaaz etmek zorundayız. Bu basit bir durum. Yasal olarak mevcut olan bu yasayı biliyorum ama bana ne söyleyeceğimi belirleyecek olan İzlanda Parlamentosu (Althingi) değildir. Ben, kilisenin öğrettiği ve İsa Mesih’in vaaz ettiği şeyi söylemekle yükümlüyüm.”

Röportajın en dikkat çekici kısmında gazeteci Jónsson’un, “Bu konuda yasalara uymanız gerektiğini düşünmüyor musunuz?” sorusu, Rolland’ın yanıtıyla birlikte dini inanç ile modern hukuk arasındaki çatışmayı gözler önüne serdi:

“Evet, yasalar Tanrı’nın yasalarına uyduğu sürece sorun yok. Ancak hukukta bilinen bir kural vardır: Eğer ülkenin yasaları ile Tanrı’nın yasaları çelişirse, Tanrı’nın yasaları geçerlidir.”

Aynı röportajda Rolland, eşcinsel yönelimin başlı başına bir sorun olmadığını savunarak, “Ancak aynı cinsiyetten biriyle cinsel ilişkiye girildiğinde, bu bir soruna dönüşür” dedi. Kişilerin “yaşam tarzlarını değiştirmelerine yardımcı olmanın yasaklanmasını” asla meşru bulmadığını belirten Rolland, röportajın sonunda “gençleri heteroseksüellikten eşcinselliğe dönüştürmeye çalışan tedavilerin” toplumda ve okullarda var olduğunu öne sürdü.

“Dini özgürlükler tehdit altında mı?”

Tartışma yalnızca kiliseye yönelik tepkilerle sınırlı kalmadı. Nútíminn’de mart ayında yayınlanan analizlerde, sürecin bir “din özgürlüğü” meselesine dönüştüğü iddia ediliyor. Bu görüş, kiliseye yönelik baskıların inançlı bireylerin kendi ahlaki değerlerine göre yaşama ve danışmanlık alma haklarına müdahale olarak yorumlanmasına dayanıyor.

LGB International Uluslararası Temsilcisi Eldur Smári Kristinsson tarafından kaleme alınan analizde, LGBTİ+ hakları hareketinin artık dini kurumların iç işleyişine müdahale etmeye başladığı belirtildi:

“Dini özgürlüklerimizi korumalıyız. Kilisenin öğretileri çerçevesinde manevi rehberlik sunması, queer hareketinin yeni bir hedefi haline getirilmemelidir. Bu durum, inanç özgürlüğüne yönelik bir tehdit oluşturmaktadır.”

Hükümetten sert yanıt: “Dini özgürlük bir maske olamaz”

İzlanda hükümeti ise “din özgürlüğü” savunmasına net bir sınır çiziyor. Dışişleri Bakanı Þorgerður Katrín Gunnarsdóttir, kişisel özgürlüklerin dini kurumların insafına bırakılamayacağını vurgulayarak şunları ifade etti:

“İzlanda’da hiç kimse, bir başkasının cinsel yönelimini iyileştirilmesi gereken bir kusur olarak göremez. Dini özgürlükler; temel insan haklarını ve demokratik yasaları ihlal etmek için bir kalkan olarak kullanılamaz.”

Dışişleri Bakanı Þorgerður Katrín Gunnarsdóttir

İzlanda’nın dini dokusu ve değişen dengeler

İzlanda’nın inanç haritası, bu tartışmanın neden bu kadar yoğun geçtiğini açıklamaktadır. Nüfusun yüzde 58’inin bağlı olduğu resmi devlet kilisesi (Luteryen), LGBTİ+ haklarını aktif bir şekilde desteklerken; Katolik Kilisesi, çoğunlukla göçmenlerden oluşan muhafazakar bir azınlığı temsil ediyor. Güncel verilere göre, İzlanda’da yaklaşık 15 bin kayıtlı Katolik bulunuyor.

Ülke genelinde 8 ayrı bölgesi bulunan tek piskoposluğa (Reykjavík Piskoposluğu) bağlı cemaat, çeşitli ülkelerden gelen göçmenlerden oluşmakta. Bu demografik yapı, liberal toplum ile muhafazakar dini yapılar arasındaki entegrasyon ve hukuk birliği sorunlarını gündeme getiriyor.

2023 yasası ve yargı süreci kapıda

İzlanda Parlamentosu (Althingi), Haziran 2023’te kabul ettiği yasayla “Dönüşüm Terapisi”ni tamamen suç kapsamına almıştı. Şansölye Jakob Rolland’ın “Bu alanda boşluğu biz dolduruyoruz” ifadesi, yasaklanan uygulamaların dini bir isim altında sürdürüldüğü şüphesini doğurdu.

İzlanda’daki LGBTİ+ örgütü Samtökin ’78, konunun incelenmesi için baskılarını artırırken, kilise yanlısı çevreler ise “manevi desteğin” bir terapi olmadığını savunmaya devam ediyor. 2010 yılında evlilik eşitliğini yasallaştıran İzlanda, şimdi yeni bir krizin hukuki ve toplumsal etkilerini yakından takip ediyor.

Güncelleme: Polis konuyu gündemine aldı

Krizin derinleşmesi üzerine 4 Mart akşamı RÚV tarafından verilen bilgiye göre, olay resmi makamların incelemesine alındı. Başkent Bölgesi Polisi, Katolik Kilisesi Şansölyesi’nin

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın