İzmir’de Özgür Yaşam Çağrısı: Hukuk Devleti Tehlikede!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İzmir’de Özgür Yaşam Çağrısı: Hukuk Devleti Tehlikede!

(İZMİR) – İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, tutukluluk süreleri, cezaevi koşulları, seçilmiş belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması, temel hak ve özgürlüklere ilişkin İzmir Adliyesi‘nde açıklama yaptı. İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz, ” Türkiye‘de hukuk devleti ağır bir tahribat altında” dedi.

Çağrı: Özgür Yaşam İçin Bir Aradayız

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, “Demokratik bir ülkede özgür bir yaşam istiyoruz” sloganıyla İzmir Adliyesi C Blok kapısında toplandı. Açıklamaya DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin, YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, sendika temsilcileri, meslek örgütleri ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Grup adına açıklamayı yapan İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz, Türkiye’de hukuk devletinin ağır bir tahribat altında olduğunu belirtti.

Hukukun Aşındığı Bir Ülkede Yaşıyoruz

Yılmaz, “Anayasa’nın güvence altına aldığı kişi özgürlüğü ve güvenliği, adil yargılanma hakkı, savunma hakkı, ifade ve örgütlenme özgürlüğü, seçme ve seçilme hakkı her geçen gün daha fazla aşındırılıyor. Tutuklama, istisnai bir koruma tedbiri olmaktan çıkarılıyor, fiili bir cezalandırma aracına dönüştürülüyor. İzmir’de aylardır tutuklu bulunan belediye başkanları ve yurttaşların durumu bunun en somut örneklerinden biridir,” dedi.

Cezaevi Koşulları İnsana Yakışmıyor

Üstelik soruşturma dosyalarındaki ‘örgütlü suç’ nitelemesi üzerinden iletişim ve görüş hakları da ağır biçimde sınırlandırılmaktadır. Tutukluların görüntülü görüşme hakkından mahrum bırakılması, haftada yalnızca bir kez ve 10 dakika telefon görüşmesine izin verilmesi, bu sürenin eş ve çocuklar arasında paylaştırılmasına dahi olanak tanınmaması; tutukluyu ailesinden ve sosyal çevresinden koparan ağır bir uygulamadır.

Cezaevinde Aliağa Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 14 kişilik koğuşlarda 18 kişinin tutulduğuna dair bilgiler mevcut. Bazı birimlerde koğuş nüfusunun 28 kişiye ulaştığı ve insanların ‘nöbetleşe uyumak zorunda bırakıldığı’ aktarılmaktadır. Özellikle kadın koğuşlarında temel ihtiyaçların yetersizliği dikkat çekmektedir.

Baskılar Artıyor

Baskının yöneldiği alan artık LGBTİ+’lar, hak savunucuları ve sivil toplum örgütleridir. Son dönemde bu gruplara yönelik operasyonlar gerçekleştirilmiş; ‘Ailem Güvende’ adı altında yürütülen soruşturmalarla çok sayıda kişi hakkında işlem yapılmış, tutuklama kararları verilmiştir.

Yargının iktidarın bir aparatı olmadığını vurgulayan Yılmaz, “Yargı, yurttaşın devlet karşısındaki güvencesidir. Bu güvence ortadan kalktığında hiç kimse kendisini güvende hissedemez,” dedi.

Son Söz: Mücadeleye Devam!

Hukuksuzlukların normalleştirildiği bir ortamda, toplumsal barışın sağlanmasının yalnızca farklılıkların bir arada yaşamı ile mümkün olduğunu belirten Yılmaz, “Bugün toplumsal barış ve huzur yok edilmek üzeredir. Artık yeter. Bu karanlık döneme dayanışma, bilinç ve mücadele ile son vereceğiz,” ifadelerini kullandı.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın