

Cem YILDIRIM
2025 yılı Cumhurbaşkanlığı yatırım programında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemelerde, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kontrolündeki İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde yer alan İzmir Körfezi’nin temizliği için herhangi bir bütçe ayrılmadığı ortaya çıktı. Bunun tam aksine, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) yönetimindeki Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğundaki İzmit Körfezi için 592 milyon lira gibi büyük bir bütçenin harcanacağı öngörülmekte. DEVA Partisi İzmir Milletvekili Seda Kâya Ösen, bu durumu eleştirerek, “İzmir’e yok, İzmit’e var. İzmir, üvey evlat mı?” şeklinde sorular yöneltti. Ösen, TBMM’deki bütçe görüşmelerine katılan Bakan Murat Kurum’un, İzmir Körfezi’nden alınan bir şişe kirli suyu yanına alarak geldiğine dikkat çekti. Ösen, “Bakanlık kirlilik konusunda her şeyin farkında, ama hiçbir adım atmıyor” diyerek eleştirisini sürdürdü. Bu durum, tüm yatırımların eşit bir şekilde dağıtılması gerektiğini de vurgulayarak destek bulmaya çalıştı.
Bakan Murat Kurum, TBMM’de bir konuşma yaparken, İzmir Körfezi’nden alınan kirli su örneğini göstererek İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni sorumlu tutmuştu. Ancak İzmit Körfezi için ayrılan bütçe göz önüne alındığında, İzmir’e bu konuda hiçbir mali destek verilmemesi dikkat çekiyor. Bu durum, İzmir’in kentsel çevresel sorunlarına karşı bir kayıtsızlık olarak değerlendiriliyor.
ÜVEY EVLAT MUAMELESİ
DEVA Parti Milletvekili Seda Kâya Ösen, İzmir Körfezi’nin çevresel kirliliğine yönelik ciddi tespitlerde bulunarak, evsel, endüstriyel ve tarımsal atıkların iç körfeze deşarj edildiğini belirtti. Bu atıkların büyük bir bölümü, çevresindeki sanayi tesisi ve tarımsal faaliyetlerden kaynaklanmaktadır. Ösen, sözlerine devam ederek; “Körfeze deşarj yapan işletmelerin denetimi Bakanlık tarafından yürütülüyor. Fakat İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu işletmeleri denetlemek için Bakanlık’tan yetki talep ettiğinde, bu talep Bakanlık tarafından reddedildi. Dolayısıyla, İzmir, ülkenin üçüncü büyük şehri olmasına rağmen, ülke tarımı ve ekonomisine milyarlarca liralık kaynak sağlayan bir şehir, üvey evlat muamelesi görmektedir” dedi.
Ösen’in açıklamaları, İzmir’in çevresel kirliliği ve buna karşı alınması gereken tedbirler konusunda yaşanan adaletsizlikleri dikkatle gündeme getirmektedir. Belediyenin temizlik ve denetim alanındaki yetkisizliği, İzmir gibi önemli bir şehrin çevresel sorunlarının çözümünde ciddi engeller çıkarmaktadır. Bu bağlamda, hem halk sağlığı hem de deniz ekosistemi büyük tehdit altındadır. Ösen’in söyledikleri, İzmir’in temizliği için gereken ödeneklerin düzgün yönetilmediğini ve bu durumun kent halkı için sonuçlar doğurabileceğini açıkça ortaya koymaktadır.
Bunun yanı sıra, İzmir Körfezi’nin temizlenmesi ve korunması için yapılacak mücadelenin yalnızca yerel yönetimlerin değil, aynı zamanda merkezi hükümetin de bir önceliği olması gerektiği vurgulanıyor. İzmir’in bu üvey evlat muamelesinden kurtulabilmesi için daha fazla desteklenmesi ve çevresel yatırımların artırılması gerekmekte. Ayrıca İzmit Körfezi için ayrılan bütçelerin, neden İzmir Körfezi için de ayrılmadığı sorusu, haklı bir tepki olarak karşımıza çıkıyor.
Sonuç itib
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



