
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak seçime giren Cumhuriyet Halk Partisi’nin temsilcisi, İzmir’i sosyal demokrat bir belediyecilik anlayışıyla yönetmeyi vaat ediyor. Ayrıca altyapıya daha fazla yatırım yaparak şehri kalkındıracak bir belediyecilik anlayışını benimsediğini belirtiyor. Kendini diğer adaylardan farklı kılan noktaları ise belediyecilik deneyimi, sivil toplum kuruluşlarındaki görevleri ve İzmir’in ruhunu çok iyi bilmesi olarak açıklıyor.
İzmir’in göç alan bir şehir olduğunu ifade eden aday, bu durumu nitelikli göç olarak görüp gelenlerin kente değer kattığını belirtiyor. Demokratik ve özgür bir ortamın yanı sıra güvenli ve zengin sosyal yaşamın da tercih sebebi olduğunu sözlerine ekliyor. Ancak gençlerin şehirden ayrılmasından rahatsızlık duyduğunu dile getirip onları İzmir’de tutmak için çeşitli girişimlerde bulunacaklarını vurguluyor.
Anketlerde önde olduklarını belirten aday, kararsız seçmenlerin ağırlıklı olarak Cumhuriyet Halk Partisi seçmenlerinden oluştuğunu ifade ediyor. Partide yaşanan değişim süreci ve mayıs seçimlerinin etkisiyle kararsızlığın arttığını belirtiyor. 180 günlük planlarında ise trafik sorunları, yolların bakımı ve toplu ulaşım gibi konuların öncelikli olduğunu ve kentsel dönüşümle ilgili riskli alanların tanımlanarak acil müdahalelerin yapılacağını belirtiyor.
Emekliler için özel projeleri de olan aday, 65 yaş üzeri emeklilere yönelik bir dayanışma kartı uygulamasıyla destek sağlayacaklarını açıklıyor. Ayrıca su faturalarında indirim ve market alışveriş desteği gibi uygulamalarla emeklilerin yaşam standartlarını yükselteceklerini belirtiyor. Aday, hedefinin İzmir’i “huzurun yüzyılı” yapmak olduğunu vurgulayarak, destek istiyor ve başarılı olması halinde İzmir’e hizmet etmekten gurur duyacağını ifade ediyor. Bu hikayenin dışında kimseyi bırakmak istemediğini ve İzmirlilerin desteğine ihtiyacı olduğunu sözlerine ekliyor.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



