İzmir’de Nadir Eserler Sergisi Ziyaretçileri Bekliyor!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İzmir’de Nadir Eserler Sergisi Ziyaretçileri Bekliyor!

15. yüzyıla ait ve dünyada yalnızca iki nüshası bulunan Düstûrnâme-i Enverî, 1531 baskılı Aristoteles eseri, Girit’ten İzmir’e getirilen Kur’an-ı Kerim ile Kâtip Çelebi’nin yüzyıllar önce İzmir’i gösteren haritası gibi eşsiz eserler, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Belgesel Mirasın İzinde: İzmir’in Nadir Eserleri” sergisiyle ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

İZMİR (İGFA) – İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin kültürel mirasını gün yüzüne çıkarmak amacıyla İzmir Milli Kütüphane ile iş birliği yaparak özel bir sergi hazırladı. Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi (APİKAM) ile birlikte oluşturulan bu seçki; dünya tarihine, Ege’nin denizcilik geçmişine ve Osmanlı’dan Cumhuriyet dönemine kadar uzanan toplamda 61 nadir eseri bir araya getiriyor.

“Belgesel Mirasın İzinde: İzmir’in Nadir Eserleri” sergisinde her bir eserin arkasında farklı bir hikaye yatıyor. İzmir’de korunan Düstûrnâme-i Enverî, Basel’de 1531 yılında basılan Aristoteles’in Toplu Eserleri, Kâtip Çelebi’nin İzmir, Çeşme ve Foça’yı detaylandırdığı Cihannümâ, 1922 yılında Girit’ten İzmir’e getirilen Kur’an-ı Kerim ve Kurtuluş Savaşı’na dair haritaları içeren 1927 basımı Nutuk gibi eserler bu seçkide yer alıyor. AASSM’de açılan sergi, 15 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.

“TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK KÜLTÜR HAZİNELERİNDEN BİRİ”

APİKAM Müdürü Dr. Serhan Kemal Saygı, İzmir Milli Kütüphane’nin bu özel seçkisinin İzmir’de ilk kez sergilendiğini belirtti. Saygı, “İzmir Milli Kütüphane, 2 milyonu aşkın kitabı ve 4 bini aşkın el yazmasıyla sadece İzmir’in değil, Türkiye’nin de en büyük kültür hazinelerinden biri. Bu eşsiz koleksiyonun İzmirlilerle buluşması gerektiğini düşündük. Her iki kurumdan da sergi ekipleri oluşturuldu ve ortak bir çalışma yürütüldü” ifadelerini kullandı. Ayrıca, serginin hayata geçirilmesine destek veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı Ulvi Puğ ve sergi danışmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Akkaya’ya teşekkür etti.

DÜNYADA İKİ NÜSHASI VAR, BİRİ İZMİR’DE

Seçkinin en dikkat çekici parçalarından biri olan Düstûrnâme-i Enverî, nadirliği kadar Ege tarihine dair sunduğu bilgilerle de öne çıkıyor. Dünyada bilinen iki nüshasından birinin Fransa Ulusal Kütüphanesi’nde, diğerinin ise İzmir Milli Kütüphane’de bulunduğu belirtilen eser, 15. yüzyılda Enverî mahlaslı bir şair tarafından yazılmıştır. Kent Arşivi’nden tarihçi Selin Ezel Çakar, eserin 3 bin 750 beyitten oluşan bir tarih kitabı olduğunu belirtti. Çakar, “Eser, genel dünya tarihi, Aydınoğulları Beyliği ve Osmanlı Devleti’nin kuruluş döneminden Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar olan süreci kapsıyor. Aydınoğulları Beyliği ve Gazi Umur Bey’in deniz seferleri hakkında bilgi sunan nadir kaynaklardan biri olmasıyla tarihçiler arasında önemli bir yere sahiptir” dedi. Düstûrnâme-i Enverî, Ege’nin tarihi ve denizcilik geçmişine ışık tutan önemli bir eser olarak kabul ediliyor.

1531’DE BASEL’DE BASILDI, BUGÜN İZMİR’DE

Koleksiyonun en eski eserlerinden biri olan Aristoteles’in Toplu Eserleri, 1531 yılında Basel’de basılmıştır ve günümüzde İzmir Milli Kütüphane’de korunmaktadır. Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi’nden Onur Eryeşil, eserin önemini, “1531 basımlı bir eser. Aristoteles’in bilinen tüm eserlerini içermektedir. Ayrıca, bu eserin editörlüğünü ünlü hümanist düşünür Rotterdamlı Erasmus üstlenmiştir. Bu açıdan da büyük bir değer taşımaktadır” sözleriyle vurguladı. Eserin giriş bölümünün Latince, metinlerinin ise Eski Yunanca olduğunu belirten Eryeşil, “16. yüzyılın entelektüel ruhunu yansıtması açısından oldukça kıymetli bir çalışma. İzmir’de böyle bir esere sahip olduğumuz için gerçekten şanslıyız” diye ekledi. Kitap iki cilt olarak basılmış olup, sergide birinci cildinin yer aldığını bildirdi.

KÂTİP ÇELEBİ’NİN HARİTASINDA İZMİR, ÇEŞME VE FOÇA

Seçkideki önemli eserlerden biri de Osmanlı bilim ve düşünce tarihinin önemli isimlerinden Kâtip Çelebi’nin Cihannümâ’sıdır. Bu eser, coğrafyayı sadece sınırlar ve yer şekilleri üzerinden değil, ele aldığı bölgelerde yaşayan toplumlara dair gözlemleriyle de zenginleştiriyor. Kent Arşivi ve Müzesi arşiv biriminde çalışan Akın Onur Bazkara, Kâtip Çelebi’nin Cihannümâ’yı 1648 yılında yazmaya başladığını ve 1657’deki ölümüne kadar çeşitli dönemlerde üzerinde çalıştığını ifade etti. Bazkara, “Eserde gösterilen sınırlar, coğrafi bölge ve yer şekilleri gibi fiziksel bilgilerin yanı sıra, o bölgenin halkı hakkında sosyoekonomik çıkarımlar da mevcut. Bu özelliği onu diğer eserlerden ayırıyor. Haritalarda Çeşme, Foça ve İzmir merkezi yer almakta ve İzmir nüfusu hakkında kısa bilgiler de sunulmaktadır” dedi.

GİRİT’TEN KURTARILDI, İZMİR’DE KORUMA ALTINA ALINDI

Sergide yer alan beş farklı Kur’an-ı Kerim nüshasından biri, Girit’ten İzmir’e getirilen özel bir eserdir. 1945 yılında İzmir Milli Kütüphane’ye bağışlanan bu nüshanın hikâyesi, 1922’de Milli Mücadele’nin kazandığı zaferin ardından Girit’in Kandiye şehrinde çıkan karışıklıklar sırasında Latifzade Ahmet Esat Bey tarafından kurtarılmasıyla başlar. Akın Onur Bazkara, bu nüshanın günümüze eksik bir şekilde ulaştığını belirtir ve “Muhtemelen Girit’ten kurtarılırken sağlam değildi. Ciltlenme sırasında ilk ve son sayfalarının kaybolmuş olması muhtemel. Bu nedenle şu anda eksik bir nüsha olarak değerlendiriliyor” ifad

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın