
İZMİR (İGFA) – Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Meslek Fabrikası binasının tahliyesine ilişkin gönderilen tebligat üzerine, sabah saatlerinden itibaren tarihi binada nöbet tutan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Tahliye kararının tebliğ edilmesiyle birlikte hukuki sürecin devam ettiğini ve bu süreç tamamlanmadan hizmet binasını boşaltmayı vicdanen ve sorumluluk açısından kabul etmeyeceklerini vurgulayan Başkan Tugay, “Bu durum bizim için üzücü bir süreç. Görev ve sorumluluğumuzun bilincindeyiz ve üzerimize düşeni yapma kararlılığındayız. Gerekirse burada gece de bekleyeceğimizi belirtmiştim. Bekleyişimizi sürdürdük. Aynı zamanda hukuki girişimler de devam ediyordu. Zorla tahliyeyi engellemek için hukukçu arkadaşlarımız pek çok başvuru yaptı. İdari mahkeme, akşam saatlerinde 15 günlük yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bu karar hepimiz için bir nefes oldu. Haksız uygulamanın en azından 15 gün süreyle de olsa durduğunu öğrendik. Ancak Meslek Fabrikası ve diğer binalarımızın, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bilgi verilmeden mülkiyetine geçirildiği gerçeği değişmiyor” dedi.
“HUKUKİ OLARAK TAKİP ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Başkan Tugay, Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen Namazgah Hamamı’nın da Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyetine geçirildiğini ifade ederek, “Birçok yapının tehdit altında olduğunu belirtmek isterim. Bu durum, kimsenin mülkiyetinin teminatı olmadığı anlamına gelir. Adalet makamları, mülkiyetleri koruma noktasında üzerine düşeni yapmazsa, herkes her türlü hakkını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır. Yargımıza güvenim tam. Bu süreç sonunda adaletin sağlanacağına inanıyorum. Hukuki olarak süreci takip etmeye devam edeceğiz, fakat olası her türlü yanlış karara karşı da en sağlam duruşu sergileyeceğiz” şeklinde konuştu.
Belediyenin hiçbir mülkünün belediye başkanlarının üzerine tapulu olmadığını, geçici olarak halk tarafından verilen temsiliyet gereği bu mücadeleyi verdiklerini dile getiren Başkan Tugay, “Kavga etmekten veya çatışmaktan asla mutlu değiliz. Görevimiz, insanlara hizmet etmek. Belediye başkanlarına ‘şehrin emini’ denir. Emaneti geçici olarak teslim alan kişi, onu korumakla mükellef olandır. Bu bina Atatürk’ün İzmir’e kazandırdığı bir eser. O günden bugüne İzmir’in ve belediyenin malıdır. Uzun yıllardır hizmet için kullanılıyor. Burası bir emanet. Bu emanete ihanet içinde olmamızı kimse bizden beklemesin. Bizler bu değerleri koruyup geliştirdiğimiz sürece, elimizden aldığımız bayrağı gelecek nesillere layıkıyla teslim etme sorumluluğunda olacağız. Amacımız sadece hizmet etmek, başka bir şey değil. Bizi herhangi bir çatışmanın içine çekme çabalarında bulunanları da istemiyoruz” dedi.
“GÖREVE DAVET EDİYORUM”
15 günlük yürütmeyi durdurma kararı varken, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve onları destekleyen siyasetçileri tekrar düşünmeye davet eden Başkan Tugay, “Aklıselimin kazanması gerektiğini düşünüyorum. Lütfen bir kez daha değerlendirsinler. Bu hizmet binalarımızı elimizden almasınlar. Bunu kendilerine hak olarak görmesinler. Başka devlet kurumlarıyla da ihtiyaç duyulduğunda zaten iş birliği yapıyoruz. Mülkiyeti belediyeye ait olan başka kurumlarca kullanılan hastaneler, okullar, camiler ve karakollar var. Bunun listesini yapsak, inanılmaz bir tablo çıkar. Halka hizmet ettikleri sürece bu durumun geçerli olduğunu belirtmek isterim. Bizim olumsuz bir bakış açımız yok. Aynı anlayışı belediye için de bekliyoruz. Belediye de halka hizmet eden bir devlet kurumudur. Özerk bir yapı değildir. Bu duruma bizi düşürenler, bu duruma böyle bir gözle bakarlarsa ne kadar büyük bir yanlış yaptıklarını daha iyi anlayacaklardır” ifadelerini kullandı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin birçok sıkıntıyla boğuştuğunu dile getiren Başkan Tugay, “İzmir de bu durumdan etkileniyor. Akaryakıt zammı yükünü halka yansıtmamak için çaba gösteriyoruz. Devletimizin diğer kurumlarıyla uyum ve dayanışma içinde çalışmaya ihtiyacımız var. Siyaset, daha iyi hizmet için bir yarış alanıdır. Eğer birbirimizin çalışmalarına engel olmak için siyaset yapıyorsak, yanlış bir siyaset anlayışımız var demektir. Halka dönük hiçbir hizmeti engellemeye yönelik bir çabamız yok. Halka hizmet eden her türlü kurum başımızın üstünde. Buna Vakıflar da dahil. Bugün yüzlerce binayı kiraya veriyor. Sayıştay raporlarından edindiğimiz bilgilere göre, kiraları tahsil edemiyor. Kullanmadıkları pek çok yapı da mevcut. Bunu daha aktif bir şekilde nasıl kullanabileceğimizi de konuşabiliriz. Biz halka hizmet amacı güden her türlü çabanın yanındayız. Kavga etmek istemiyoruz. Tek derdimiz iş yapmak. Umarım söylediklerimi iyi niyetle söylediğimizi anlarlar. Yürütmeyi durdurma kararı alan mahkememize teşekkür ediyorum. Adaletin bundan sonra doğru kararlarla yoluna devam etmesini umuyorum. Herkesi İzmir’e ve Türkiye’ye sahip çıkmaya davet ediyorum. Bu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın çağrısıdır. İzmir’in her türlü değerine hep birlikte sahip çıkalım ve kimsenin haksızlığa uğramasına izin vermeyelim” şeklinde konuştu.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



