İzmir’de Tahliye Sürecinde 15 Günlük Nefes!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
İzmir’de Tahliye Sürecinde 15 Günlük Nefes!

İzmir’de Meslek Fabrikası binasının tahliyesi için yapılan tebligat sonrasında başlatılan nöbet sürerken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, idari mahkemenin 15 günlük yürütmeyi durdurma kararı aldığını açıkladı.

Tugay, bu durumu “haksız ve üzücü” olarak tanımlayarak, hukuki mücadelenin devam edeceğini belirtti.

Başkan Tugay, belediyenin hukukçuları tarafından yapılan başvuruların ardından idari mahkemenin yürütmeyi 15 gün süreyle durdurma kararı verdiğini belirtti. “Bu kararla bir nebze nefes aldık. Ancak süreç hâlâ haksız ve yanlış bir şekilde ilerliyor” dedi ve ekledi:

“TÜRKİYE’NİN HER TARAFINDA BU YANLIŞ KARARLAR UYGULANMAYA ÇALIŞIYOR”

“Bu sürecin bizim için çok üzücü olduğunu vurgulamak isterim. Biz böyle bir durumla karşı karşıya kalmaktan memnun değiliz. Ülkemizin zaman zaman yaşadığı gerçekler bunlar. Ne kadar iyi niyetli olsak da bu tür zorluklarla karşılaşabiliyoruz. Her durumda görevimizin bilincindeyiz ve sorumluluğumuzun farkındayız. O sorumluluğun gerektirdiği her şeyi yerine getirmeye kararlıyız. Buraya gelirken beklemeyi ve üzerime düşeni yapmayı kararlaştırmıştım. Mahkeme süreçlerinde gelişmeler yaşanıyor. Hukukçu arkadaşlarımız tarafından yapılan pek çok başvuru var. Bunlar, yürütmenin durdurulması veya zorla tahliye edilmesini engellemek amacıyla yapıldı. İdari mahkeme, bu başvurulardan birinde 15 günlük yürütmeyi durdurma kararı verdiğinde hepimiz bir nebze rahatladık. Ancak hâlâ meslek fabrikamız ve diğer binalarımız hakkında bilgi verilmeden Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmiş durumda. CHP, Anayasa Mahkemesi’ne iptali için başvuruda bulundu ve süreç devam ediyor. Bu sadece İzmir’in değil, İstanbul başta olmak üzere birçok şehrin ortak sorunu. Türkiye genelinde bu yanlış kararlar uygulanmaya çalışılıyor.”

“GÖREVİMİZ İNSANLARA HİZMET ETMEK”

Tugay, İzmir’de bir yapının daha Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyetine geçtiğini belirtti. “Bugün öğrendik ki Agora’nın arkasında bulunan Namazgah Hamamı, kamulaştırılarak restorasyonu için belediyemiz tarafından önemli bir bütçe ayrılarak kadın kooperatifiyle ortak işletmeye dönüştürülmüştü. Ancak bu yapı da Vakıflar’ın mülkiyetine geçmiş. Bu durum kesinlikle doğru değil. Hiç kimsenin mülkiyetinin teminatı yok demektir. Adalet, mülkiyetin temelidir. Adalet, mülkiyetleri koruma konusunda üzerine düşeni yapmazsa herkes, her türlü hakkını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır. Bu nedenle mahkemelerimize ve yargımıza güveniyorum. Hukuki süreci takip etmeye devam edeceğiz ve her türlü yanlış karara karşı duruşumuzu en sağlam şekilde ortaya koyacağız. Belediyenin malı ve mülkü belediye başkanlarının üzerine tapulu değil. Temsiliyetimiz gereği bu mücadeleyi veriyoruz. Kavga etmekten mutlu değiliz; görevimiz insanlara hizmet etmektir. Belediye başkanları, ‘şehri emanet’ olarak korumakla yükümlü kişilerdir.” şeklinde konuştu.

“BELEDİYELER DEVLETİN DIŞINDA BİR YAPI DEĞİLDİR”

Tugay, Meslek Fabrikası’nın Atatürk tarafından İzmir’e kazandırıldığını hatırlatarak, “O günden beri İzmir’in ve belediyenin malıdır. Uzun yıllar boyunca burada yapılan harcamalar ve verilen hizmetlerle İzmirlilere hizmet eden bir bina olmuştur. Burası benim için bir emanettir ve bu emanete ihanet etmemizi kimse bizden isteyemez. İzmir’in değerlerini koruyabildiğimiz sürece, teslim aldığımız bayrağı sonraki nesillere layıkıyla verebildiğimiz sürece vicdanımız rahat olacak. Bizim herhangi bir çatışmanın içerisine çekilmemizi istemiyoruz. Bu noktada 15 günlük yürütmeyi durdurma kararı çıkmışken, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nü ve onları savunan siyasetçileri göreve davet ediyorum. Bu konuyu tekrar değerlendirmelidirler. Hizmet binalarımızı bizlerden almasınlar. Biz başka devlet kurumlarıyla da işbirliği yapıyoruz. Mülkiyeti belediyeye ait olan birçok yer var. Hastaneler, okullar, camiler ve karakollar mevcut. Bunların listesini yapsak, inanamazsınız. Biz ‘şunu sizden geri alacağız’ demiyoruz. Halkımıza hizmet ettikleri sürece helal olsun. Aynı anlayışı belediye için de bekliyoruz. Belediyeler, devletin dışında bir yapı değildir. Eğer bu duruma bakanlar, bizi bu gözle değerlendirirlerse ne kadar yanlış yaptıklarını anlayacaklardır. Son bir haftada akaryakıta gelen zamları düşündüğümüzde, bu yükü belediyenin şu an nasıl sindirmeye çalıştığını görebiliriz.” dedi.

“KAVGA ETMEK ASLA İSTEMİYORUZ, DERDİMİZ SADECE İŞ YAPMAK”

Tugay, “siyaset daha iyi hizmet etme konusunda bir yarıştır” diyerek şu ifadeleri kullandı:

“Birbirimizi aşağı çekerek veya birbirimizin çalışmalarına engel olarak siyaset yapıyorsak, bu yanlış bir siyaset anlayışıdır. Benim ve arkadaşlarımın halka dönük hiçbir hizmeti engelleme çabası içinde olmadığını, elimizden gelen her türlü çabayı gösterdiğimizi bilmenizi isterim. Halka hizmet eden her türlü kurum başımızın üstünde. Biz onlara destek olalım, onlar da bize destek olsun. Bu anlayışa Vakıflar da dâhildir. Vakıflar, bugün yüzlerce elindeki binayı kiraya veriyor. Sayıştay raporlarından edindiğimiz bilgilere göre, kiralarını tahsil edemiyorlar. İzmir’de kullanılmayan birçok yapı mevcut. Bunları nasıl değerlendirebiliriz üzerine konuşabiliriz. Kavga etmek asla istemiyoruz; derdimiz sadece iş yapmak. Umarım söylediklerim onlara ulaşır. Bu ya da benzeri yanlış kararlardan umarım geri dönülür. Yürütmeyi durdurma kararı alan mahkememize teşekkür ediyorum.”

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın