
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan 2025-2050 Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) çerçevesinde, ulaşım sektörü kentin toplam sera gazı emisyonlarının yüzde 39,1’ini oluşturduğu belirtilmektedir. Toplu taşıma, bisiklet kullanımı ve yürüyüş gibi ulaşım yöntemleri, İzmir’in 2050 iklim nötr hedefine ulaşmasında kritik bir rol oynamaktadır.
İZMİR (İGFA) – İzmir’in iklim hedeflerine ulaşması için ulaşım faaliyetleri son derece önemlidir. İzmir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan 2025-2050 Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP), ulaşım tercihleri ile kentin karbon ayak izinin doğrudan etkilendiğini göstermektedir.
SECAP’ın 2024 yılı sera gazı envanterine göre, ulaşım sektörü yaklaşık 6,17 milyon ton karbondioksit eşdeğeri (CO₂e) emisyon ve yüzde 39,1’lik bir pay ile İzmir’in en büyük ikinci sera gazı emisyon kaynağıdır. Veriler, ulaşım alışkanlıklarında yapılacak değişikliklerin, sadece bireysel karbon ayak izini değil, kentin toplam sera gazı emisyonlarını da azaltmada önemli bir etki yaratacağını ortaya koymaktadır.
OTOMOBİL YERİNE TOPLU TAŞIMA
Günlük yaşamda gerçekleştirilebilecek en basit değişikliklerden biri, ulaşım tercihini değiştirmektir. SECAP kapsamında yapılan değerlendirmelere göre, aynı güzergahta elektrikli otobüsler, otomobillere kıyasla yaklaşık yüzde 80 daha az karbon salımı yapmaktadır. Bu nedenle, özel araç yerine toplu taşımanın tercih edilmesi, kısa mesafelerde yürüyüş yapılması veya bisiklete binilmesi, araç paylaşımının yaygınlaştırılması ve elektrikli araç kullanımının artırılması önerilmektedir. Haftada yalnızca bir gün bile toplu taşımaya yönelmek, bireysel karbon salımını azaltmaya katkı sağlamaktadır. Kısa mesafelerde otomobil yerine bisiklet veya yürüyüş tercih etmek, ulaşım kaynaklı emisyonları azaltmanın en etkili yollarından biridir.
BİSİKLET: SIFIR KARBONLU ULAŞIM
Kent içi ulaşımda bisiklet kullanımı, karbon ayak izini azaltmada önemli bir alternatif olarak öne çıkmaktadır. Bisiklet, doğrudan karbon salımı üretmeden ulaşım imkânı sunarak, özellikle kısa mesafelerde otomobil kullanımının yerini alarak emisyonları azaltmaya yardımcı olmaktadır. Araç kullanımının zorunlu olduğu durumlarda ise, araçların lastik basıncını doğru seviyede tutmak gibi basit bakım uygulamaları, yakıt tüketimini azaltarak hem ekonomik tasarruf sağlamakta hem de atmosfere salınan karbondioksit miktarını düşürmektedir.
KARBON AZALTIMI EVDEN DE BAŞLIYOR
SECAP, iklim mücadelesinin yalnızca ulaşım politikalarıyla sınırlı olmadığını, günlük yaşamda yapılan küçük tercihlerle de önemli sonuçlar elde edilebileceğini göstermektedir. Evlerde gereksiz lambaların kapatılması, LED ampullerinin kullanılması, enerji verimli beyaz eşyaların tercih edilmesi, elektronik cihazların bekleme modunda bırakılmaması ve binalarda ısı yalıtımının güçlendirilmesi gibi öneriler yer almaktadır. SECAP’taki değerlendirmelere göre, enerji verimliliği uygulamalarıyla hanelerde elektrik tüketimi yaklaşık yüzde 20 azaltılabilmektedir. Su tasarrufu, gıda israfının önlenmesi, geri dönüşüm, tek kullanımlık plastiklerden kaçınma ve yerel, mevsimsel ürünlerin tercih edilmesi gibi alışkanlıklar da karbon ayak izini azaltmaya katkı sağlamaktadır.

HEDEF 2050’DE İKLİM NÖTR İZMİR
İzmir Büyükşehir Belediyesi, SECAP doğrultusunda 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını en az yüzde 40 azaltmayı, 2050’de ise kalan emisyonları dengeleyerek iklim nötr bir kent olmayı hedeflemektedir. Elektrikli otobüs ve raylı sistem yatırımları, güneş enerji santralleri, enerji verimliliği uygulamaları, atık yönetimi, akıllı aydınlatma ve yeşil altyapı çalışmaları, bu dönüşüm sürecinin kurumsal ayağını oluşturmakta, vatandaşların günlük tercihleri ise bu hedefin önemli bir parçasını oluşturmaktadır.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



