
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Rami Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen sergiyi ziyaret etti. Sergide kutsal emanetler, Kâbe örtüleri, Kur’an-ı Kerim nüshaları ve diğer seçkin eserler yer aldı. Bakan Ersoy, sergiyle ilgili yaptığı açıklamada, iki adet İznik çinisinin yıllar sonra Türkiye’ye iade edildiğini müjdeledi.
İZNİK ÇİNİLERİ YENİDEN TÜRKİYE’DE
Bakan Ersoy, sergi hakkında konuşurken kültürel varlıkların iadesi üzerine önemli bir gelişmeyi de aktardı. Sultanahmet Camii ve Rüstem Paşa Camii’nden çalınan 16. yüzyıla ait iki İznik çinisinin Türkiye’ye kazandırıldığını belirten Ersoy, bu sürecin çok yönlü bir iş birliğiyle gerçekleştiğini ifade etti.

Ersoy, “Bu özel sergi vesilesiyle bir müjdeyi de sizlerle paylaşmak isterim. Sultanahmet Camii ve Rüstem Paşa Camii’nden çalınmış olan iki adet 16. yüzyıla ait İznik çinisinin ülkemize iadesini sağlamış bulunuyoruz. Bu çiniler, Ankara Etnografya Müzesi’nde korunacak” dedi.

Bakan Ersoy, sürecin nasıl geliştiğini şöyle açıkladı: “Bu eserler, İngiltere’deki bir müzayede evinde satışa sunulmak üzereyken, Bakanlığımız ve İçişleri ile Dışişleri Bakanlıklarımızın koordinasyonunda yapılan girişimler sonucunda müzayededen çekildi. Eserleri elinde bulunduran kişi, çinileri ülkemize iade etmeyi kabul etti. Londra Büyükelçiliğimizin çabaları ve Londra Metropolitan Polisi ile yaptığımız iş birliği, bu eserlerin ait olduğu camilere ilişkin bilimsel verileri doğrulayan uzmanlarımız sayesinde bu olumlu sonuca ulaştık. Ayrıca, Bakanlığımız tarafından yürütülen ‘Yapay Zekâ Destekli Kültür Varlığı Tanımlama Projesi’ kapsamında, kaçakçılığa uğramış kültürel varlıklarımızın internet ortamında taranması ve arşivlenmesi için ‘TraceArt’ sistemini kullandığımızı da belirtmek isterim.”

“HADİMÜ’L-HAREMEYN” UNVANININ ANLAMI
Bakan Ersoy, Osmanlı sultanlarının Haremeyn’e olan bağlılığının yalnızca politik bir unvanla değil, derin bir edep, hizmet ve medeniyet anlayışıyla şekillendiğini vurguladı. “Cennetmekân Yavuz Sultan Selim Han’ın Mısır’ı fethiyle birlikte Osmanlı sultanları yeni bir unvan daha kullanmaya başlamışlardır: ‘Hadimü’l-Haremeyn’. Bu unvan, Mekke ve Medine’nin Hizmetkârı olarak ifade edilebilir. Osmanlı İmparatorluğu, üç kıtaya hükmeden bir güç olarak, din ve Kıble konusunda çizdikleri sınırları bu unvanla göstermektedir” dedi.

Ersoy, Osmanlıların Kâbe’nin bulunduğu topraklara hizmet etmeyi her şeyin üzerinde tuttuklarını belirtti: “Ecdadımız, İslam’ın tebliğ ve yayılışının başladığı bu kutsal topraklara hizmetkâr olmayı her şeyden kıymetli görmüştür. Bu anlayışı, asırlar boyunca yaşatmayı başarmış ve vakıflar aracılığıyla kalıcı hale getirmiştir.”

HAREMEYN’E OLAN BAĞLILIK SANATA DA YANSIDI
Osmanlı sultanlarının kutsal topraklara olan bağlılığının sadece hizmetlerle sınırlı kalmadığını ifade eden Ersoy, bu derin hislerin Osmanlı sanatında da güçlü bir yansıma bulduğunu belirtti. “Hac yolculuğuna çıkanların güvenliğini sağlamak, Haremeyn’e hizmet etmek ve Kâbe’nin bakımını üstlenmek Osmanlı sultanları için büyük bir onur olmuştur. İstanbul’dan her yıl düzenlenen surre alaylarıyla yalnızca padişahların hediyeleri değil, halkın da gönderdiği armağanlar bu kutsal beldelere ulaştırılmıştır. Bu, devletin ve milletin Allah’a olan derin sevgisinin bir ifadesidir” dedi.
“Osmanlı padişahları, uzun hac yolculuklarına katılamasalar bile, ibadetlerini vekâleten yerine getirmiş ve Kâbe’ye duydukları özlem sanat eserlerine yansımıştır,” diyerek devam eden Ersoy, “Kitaplar, çiniler ve tablolar üzerindeki Kâbe tasvirleri bunun en güzel örnekleridir. Ayrıca, Kâbe’nin birebir maketinin yaptırılması ve bu maketin üzerine örtülerin örttürülmesi de manevi bir yakınlık tesis etmiştir” şeklinde konuştu.
57 ESERDEN OLUŞAN SERGİ, KADİM HAFIZAYI YENİDEN CANLANDIRIYOR
Bakan Ersoy, kutsal emanetlerin sadece korunmuş nesneler olmadığını, aynı zamanda ortak manevi hafızanın taşıyıcıları olarak kuşaktan kuşağa aktarıldığını belirtti. “Sergimiz, bu anlayışla hazırlandı. Emanetler, yalnızca saray duvarları arasında değil, camilerde ve türbelerde halkla buluşturularak ortak bir manevi hafızanın parçası haline geldi. İstanbul Türbeler Müzesi ve Türk ve İslam Eserleri Müzesi koleksiyonlarındaki kutsal emanetler, bu köklü geleneğin yaşayan temsilcileridir” dedi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, sözlerine şöyle devam etti:
“Kur’an ayı Ramazan’ı vesile kılarak bu kadim hürmeti ve yüksek medeniyet bilincini tekrar insanımızla paylaşmak istedik. ‘Osmanlı Sultanlarının Sevdası: Kutsal Emanetler’ sergisi bu amaçla hazırlandı. Müze koleksiyonlarımızdan seçilen 57 kıymetli eserle birlikte, geleneklere atıfta bulunan bir Kâbe canlandırması da yer aldı. Geçmişe bir yolculuk yapmamıza, geleneklerimize sinmiş değerleri hatırlamamıza vesile olmasını umuyoruz. Unutmayalım ki, nesnede saklı olan anlam esastır. Kutsal E
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın
İlginizi Çekebilecek Diğer Bloglar
Gündem HaberleriSamsun’da İlk Sanat Çalıştayı Yoğun Katılımla Başladı
Gündem HaberleriErzurum’da Kadın Sağlığı Seminerleri Eğitici Eğitimi Başladı
Gündem HaberleriMuğla’da Saklıkent Bölgesine 8 Bin 500 Metrelik Yol Yatırımı
Gündem Haberleri