
Türkiye yalıtım sektöründe sürdürülebilirlik raporu yayımlayan ilk firma olma özelliğini taşıyan İzocam, ikinci Sürdürülebilirlik Raporu ile bu alandaki liderliğini bir kez daha vurguladı. Raporda, şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performansı, elde ettiği ilerlemeler ve geleceğe yönelik hedefleri açık bir biçimde sunuldu.
İSTANBUL (İGFA) – Türkiye yalıtım sektörünün öncüsü ve kurucu markası İzocam, sürdürülebilirlik konusundaki kararlılığını ikinci Sürdürülebilirlik Raporu ile bir kez daha gözler önüne serdi.
Global Reporting Initiative (GRI) standartlarına uygun şekilde hazırlanan rapor, şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performansını, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda kaydedilen gelişmeleri ve gelecekteki yol haritasını şeffaf bir şekilde ortaya koyuyor.
İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, sürdürülebilirliğin İzocam’da artık bir proje olmaktan çıkıp, tüm iş süreçlerinin temel bir yönetim anlayışına dönüştüğünü ifade etti. Kürklü, “Üretimden Ar-Ge’ye, tedarik zincirinden insan kaynaklarına kadar her alanda sürdürülebilirlik perspektifi ile hareket ediyoruz. Türkiye yalıtım sektöründe sürdürülebilirlik raporu yayımlayan ilk firma olarak hazırladığımız ikinci rapor, kararlılığımızın, şeffaflık anlayışımızın ve sürekli gelişim yaklaşımımızın somut bir ifadesidir.” şeklinde konuştu.
2025 YILI SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE ÖNEMLİ ADIMLARIN ATILDIĞI BİR DÖNEM OLDU
İzocam’ın ikinci Sürdürülebilirlik Raporu, 2025 yılına yönelik sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda gerçekleştirilen çalışmaları ön plana çıkardı. Şirket, operasyonel verimliliği artırmak için yaptığı yatırımlar ile Kayseri tesisini sürdürülebilir üretim anlayışının bir örnek uygulama merkezi haline getirdi. İş sağlığı ve güvenliği altyapısını uluslararası standartlara uygun olarak güçlendiren ve kalite odaklı dönüşümü destekleyen çalışmalar da raporda dikkat çekti. Ayrıca, ürünlerde Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) ve Çevresel Ürün Beyanı (EPD) uygulamalarının yaygınlaştırılması, dijital dönüşüm projeleri ve çalışan gelişimi için yapılan yatırımlar da raporda öne çıkan diğer başlıklar arasında yer aldı.
İzocam, sürdürülebilirliği sadece üretim süreçleriyle sınırlı tutmayarak, geliştirdiği ürünler, çalışanlarına yönelik uygulamalar ve toplumsal katkı projeleri ile bütüncül bir yaklaşım benimsiyor. HYPE (Next Generation Program) gibi çalışan gelişimini destekleyen projeler, liderlik akademileri ve wellbeing uygulamaları ile insan odaklı dönüşümü güçlendiren İzocam, İZODER’in enerji verimliliği seminerleri, İMSAD Sektör Buluşması ve Enerji Verimliliği Forumu gibi etkinliklere verdiği destekle de sektörün sürdürülebilir dönüşümüne katkıda bulunuyor. Sosyal sorumluluk projeleri arasında yer alan İzocam Yelken Takımı sponsorluğu, 60. yılı dolayısıyla TEMA Vakfı aracılığıyla ve bayilerinin gönüllü katkılarıyla gerçekleştirilen “İzocam 60. Yıl Hatıra Ormanı” projesi, doğaya ve gelecek nesillere değer katma vizyonunu somut bir proje ile ortaya koyuyor.
2050 NET SIFIR HEDEFİ DOĞRULTUSUNDA ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR
Küresel ısınmanın etkilerini azaltmak amacıyla sürdürülebilirlik stratejilerini karbon emisyonlarının azaltılması, su tüketiminin düşürülmesi ve döngüsel ekonominin yaygınlaştırılması üzerine inşa ettiklerini belirten İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, “2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmayı, 2030 yılına kadar su tüketimimizi yüzde 50 azaltmayı ve geri dönüştürülemeyen atık miktarını sıfıra indirmeyi hedefliyoruz.” dedi. Kürklü, bu amaçlar doğrultusunda üretim süreçlerini sürekli geliştirdiklerini, enerji verimliliğini artırdıklarını ve yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırdıklarını ifade etti. Dijitalleşme ve yapay zeka yatırımlarını da çevresel etkileri azaltan dönüşüm araçları olarak değerlendirdiklerini ekledi.
İzocam, sürdürülebilirliği yalnızca bir vizyon olarak değil, her gün attıkları somut adımlarla değer yaratan, ölçülebilir ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı olarak benimsiyor. Kerem Kürklü, “Sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerimizin merkezine alarak çevresel sorumluluk, ekonomik değer yaratma, enerji verimliliğini destekleme, ülkemizin enerji bağımsızlığına katkı sağlama ve toplumsal faydayı birlikte ele alıyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı. “Yenilikçi ürünlerimiz, verimli üretim anlayışımız ve güçlü insan kaynağımız ile düşük karbonlu ekonomiye geçişe liderlik etmeyi sürdüreceğiz.”
İZOCAM HAKKINDA
1965 yılında Türkiye’de yalıtım sanayisinin kurulmasına öncülük eden İzocam, ilk camyünü tesisini kurarak faaliyetlerine başlamıştır. Günümüzde camyünü, taşyünü, ekstrüde polistiren, ekspande polistiren, sandviç panel, kauçuk ve polietilen gibi ürünleri ile ısı, ses yalıtımı, yangın güvenliği ve yoğuşma kontrolü sağlamaktadır.
Türkiye’de yalıtım sektöründe 7 farklı ürünü aynı çatı altında üretebilen tek firma olan İzocam, geniş ürün yelpazesi ile her uygulama alanına uygun nitelikli yalıtım çözümleri sunmaktadır. Sanayi tesislerinden gemi sektörüne, termik santrallerden akustik panellere kadar geniş bir alanda ısı, ses yalıtımı ve yangın güvenliği sağlayan ürünleri ile diğer üreticilere de malzeme temin etmektedir.
Uzun yılların deneyim ve tecrübesi ile ISO ilk 500’de her zaman yer alan İzocam, güçlenen konumu ile “Bugünlere Yalıtım, Yarınlara Yatırım” mesajını vermektedir. Geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanıldığı, insan sağlığına zarar vermeyen ve çevre dostu olduğu kanıtlanmış ürünleri ile sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunmaktadır.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



