Jeopolitik Riskler Altın Fiyatlarını Düşürüyor!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Jeopolitik Riskler Altın Fiyatlarını Düşürüyor!

Mahfi Eğilmez

Dünya genelinde savaşlar, artan jeopolitik riskler ve belirsizlikler sürerken, genellikle altın, gümüş ve diğer değerli metallerin değer kazanması beklenir. Ancak bu sefer durum farklı; bu varlıklar hızla değer kaybediyor.

Altın, gümüş ve diğer değerli metaller, yatırımcılarına uzun süre boyunca önemli kazançlar sağladı. Ancak finansal piyasalardaki genel kural burada da geçerliliğini koruyor: Hızlı yükselişlerin ardından genellikle sert düzeltmeler yaşanır. Bu değer kaybının arkasında, hızlı değer kazanımında olduğu gibi, pek çok etken bulunuyor. Birden fazla güçlü dinamiğin yön değiştirmesi, fiyatların da hızla düşmesine neden oluyor.

Yön değiştiren dinamikler arasında en önemli faktör faiz beklentileridir. Altın ve gümüş gibi varlıklar, faiz getirisi sunmayan ve yalnızca değer artışıyla kazanç sağlayan araçlardır. Bu nedenle yatırımcılar, genellikle faizlerin düşeceği ya da en azından sabit kalacağı beklentisiyle bu varlıklara yönelirler. Ancak son dönemde bu beklenteler tersine döndü. Petrol fiyatlarının artışı, enflasyon beklentilerini yukarı çekti ve merkez bankalarının faiz indirimi yapmasının yanı sıra, gerekirse artırabilecekleri yönünde konuşmalar başladı. Böyle bir ortamda yatırımcılar, faiz sunan enstrümanlara yönelmeye başladı. Bugün yaşanan değerli metallerdeki düşüşün arkasında bu beklenti kayması yatıyor.

Bu süreçte yatırımcılar, ellerindeki altın, gümüş ve diğer değerli metalleri satmaya başladı. Bu satışlar, yalnızca değerli metallerle sınırlı kalmadı; aynı zamanda bu varlıklara bağlı hisse senetleri ve yatırım fonlarında da geniş çaplı çıkışlar görüldü. Borsa endeksleri geriledi. Satışların arkasında, hem likit kalma isteği hem de portföy tercihlerinin değiştirilmesi amacı yatıyordu, bu nedenle dolara olan talep arttı. Dolayısıyla, ABD savaşın bir tarafında bulunmasına rağmen dolar diğer para birimlerine karşı değer kazandı. İlk aşamada dolara yönelen yatırımcıların bir kısmı, yükselen faizlerin sunduğu cazip getiriler nedeniyle tahvillere geçiş yaptı. Böylece tahvil talebinde de belirgin bir artış yaşandı.

Piyasalardaki dalgalanmalar sırasında yatırımcılar, zararlarını sınırlamak veya kaldıraçlı işlemler nedeniyle oluşan teminat çağrılarını karşılamak amacıyla altın ve gümüş gibi likit varlıklarını satma yoluna giderler. Faizlerin yükseleceği beklentisiyle başlayan satış dalgası yayıldıkça, değerli metallerdeki satışlar hızlandı. Zarar etmeyen yatırımcıların bile kâr realizasyonu amacıyla satış yapması yaygın bir davranış haline geliyor. Kâr satışları başladığında, küçük yatırımcılar da bu trende katıldı ve düşüşü daha da hızlandırdı.

Jeopolitik gelişmeler, bu kez alışılmışın aksine bir etki yarattı. Normal şartlarda artan jeopolitik riskler altın fiyatlarını yükseltirken, bu defa mekanizma farklı işledi: Orta Doğu’daki gerilim petrol fiyatlarını artırdı, bu da enflasyon beklentilerini yükseltti. Enflasyon beklentelerindeki artış, faiz oranlarının yüksek kalacağı veya daha da artabileceği düşüncesini pekiştirdi. Böylece güvenli liman etkisi, faiz baskısına dönüşmüş oldu. Bu durumu basit bir şekilde ifade edebiliriz:

Petrol ↑ → Enflasyon Beklentisi ↑ → Faiz Beklentisi ↑ → Altın/Gümüş ↓

Finansal piyasalarda sıklıkla sorulması gereken soru, “ne oldu?” değil, “ne değişti?” olmalıdır. Altın ve gümüşdeki düşüş, tam da böyle bir beklenti değişiminin sonucudur.

Bu yazı Mahfi Eğilmez’in kişisel blogundan alınmıştır.

 

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın