Kadıköy’de Cami Projesine Büyük Tepki!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Kadıköy’de Cami Projesine Büyük Tepki!

Haber/Kamera: Belçim KILIÇKIRAN

(İSTANBUL) – Kadıköy sahilinde inşa edilmesi planlanan cami ve otopark projeleri hakkında açıklamalarda bulunan bölge sakinleri, bu girişimin ihtiyaçtan değil, ideolojik bir simgeleştirme ve kültürel hegemonya kurma amacından kaynaklandığını belirtti. Kadıköylüler, bölgede yürüyüş mesafesinde altıdan fazla caminin bulunduğunu hatırlatarak, “İktidar, yoksullaştıran politikalarını cami kılıfıyla örtmeye çalışıyor. Türkiye derin bir ekonomik krizle mücadele ederken, işçiler, emekliler ve yoksullar açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. Ancak iktidar, kamu kaynaklarını devasa gösteri projelerine aktarmakta” ifadelerini kullandı.

Kadıköy sakinleri, sahile yapılacak cami ve otopark inşaatı için Kadıköy İskele’de “Kadıköy’üme Dokunma” eylemi düzenledi. “Rıhtıma devasa cami projesi ihtiyaç değil, kent suçudur” yazılı pankart açılan eylemde “Yaşamıma, parkıma, yeşilime dokunma” ve “AKP elini Kadıköy’den çek” sloganları atıldı. Eylemde yapılan açıklamada, inşaat süreciyle ilgili önemli bilgiler paylaşıldı:

“Kadıköy, son yıllarda iktidarın simgesel alanları dönüştürme politikalarının hedefi haline gelmiştir. Kalamış Marina, Kalamış Park, Söğütlüçeşme, Haydarpaşa, Kuşdili Çayırı ve Meydan Proje uygulamaları derken, şimdi de Rıhtım’da devasa bir cami projesi dayatılmaktadır. Kamu yararı, laiklik ilkesi, bilimsel veriler ve kent halkının iradesi göz ardı edilerek başlatılan bu proje, yargı süreci devam ederken hızlandırılmış, alan tahliye edilmiş ve iktidar tarafından aceleyle kurulan bir cami yaptırma derneği aracılığıyla inşaat zemini hazırlanmıştır.

“İktidar, yargı kararlarını beklemeden süreci hızlandırmıştır. Bu, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan bir keyfiliktir.”

Proje, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın talebiyle başlatılmış, İstanbul 3. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmesine rağmen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, 15 Aralık 2025’te bu kararı bozmuştur. Kadıköy Belediyesi ve Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, bu kararı Danıştay’a taşımıştır. Ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Danıştay kararını beklemeden ‘ibadethane planını’ koruma kurulundan geçirip parseli belirlemiş ve mevcut otoparkı tahliye etmiştir. İktidar, yargı kararlarını beklemeden kamuoyu oluşturmak amacıyla acil bir şekilde cami derneği kurarak süreci hızlandırmıştır. Bu durum, hukuk devleti ilkesine aykırıdır.

“Bu proje aynı zamanda laikliğe açık bir saldırıdır.”

Projenin asıl amacı, laik yaşam kültürünü baskılamaktır. Kadıköy, yıllardır özgürlükçü ve laik yaşam kültürünün en güçlü temsilcilerinden biri olmuştur. Ancak bu proje, yalnızca bir imar müdahalesi değil, kamusal alanların dinsel ve siyasal sembollerle dönüştürülmesi girişimidir. Devletin dini simgelerle kent siluetini yeniden inşa etmesi, halkın ortak kullanımındaki alanları belirli bir inanç anlayışının tekeline bırakması, Anayasa’nın laiklik ilkesiyle doğrudan çelişmektedir. Kadıköylüler olarak, devletin bir inancı diğerlerinin üzerinde konumlandırmasına ve kamusal alanı dinselleştirerek halkın farklı yaşam biçimlerini dışlamasına karşı çıkıyoruz. Bu proje, laikliğe yönelik açık bir saldırıdır.

İktidar, yoksullaştıran politikalarını cami kılıfıyla örtmeye çalışıyor. Türkiye, derin bir ekonomik krizle karşı karşıya kalmışken, işçiler, emekliler ve yoksullar açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verirken, iktidar kamu kaynaklarını devasa gösteri projelerine aktarmaktadır. Eğitim, sağlık, barınma gibi temel ihtiyaçlar varken, halka ‘cami’ söylemiyle sunulan bu projeler aslında siyasi rant hedeflemektedir. Ekonomiyi yönetememenin yarattığı sorunlar, halkı kutuplaştırmak isteyen projelerle gizlenmeye çalışılmaktadır. Kadıköy halkının iradesine, yaşam tarzına ve kamusal alanına yapılan bu müdahale, tüm İstanbulluların ortak sorunudur. İktidarın asıl hedefi, kentin gericileştirilmesi ve ranta açılmasıdır. Ancak bu adımlar, bilimsellikten uzak olup gerçek ihtiyaçlara yanıt vermemekte, dolayısıyla halka hiçbir fayda sağlamamaktadır.

“Burası, Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir ve Maltepe gibi 4 ilçenin atık sularının arıtılması gereken kritik bir altyapı alanıdır.”

Proje alanı, aslında İSKİ arıtma tesislerinin rezerv alanıdır. 2009 tarihli metropolitan planda ‘Kentsel ve Bölgesel Yeşil ve Spor Alanı’ olarak belirlenen bu bölge, biyolojik arıtma tesisi için ayrılmıştır. Ancak burası, Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir ve Maltepe gibi 4 ilçenin atık sularının arıtılması gereken kritik bir altyapı alanıdır. Buraya inşa edilecek devasa yapı, arıtma tesisi ihtiyacını ortadan kaldırmayacağı gibi, halk sağlığını da doğrudan tehdit edecek bir körleşmeye yol açacaktır. İSKİ’nin rezerv alanında, arıtma tesisi dışında herhangi bir yapılaşmaya izin verilmesi kabul edilemez.

Ayrıca 33 bin metrekarelik inşaat, dev bir beton ve metal yüzey oluşturacak; kentsel ısı adası etkisi ile çevre mahallelerde sıcaklık farkını artırarak kalp, astım gibi kronik hastalıkları tetikleyecek, bebek ve gebe sağlığını olumsuz etkileyecektir. Kentte nefes alacak alan yokken, betonlaşmayı artırmak akıl ve bilimle bağdaşmaz.”

“Projenin yapılmak istendiği alanın tamamı dolgu zemindir.”

Deprem riski de göz ardı ediliyor. Açıklamada, “Projenin yapılmak istendiği alanın tamamı dolgu zemindir. Deprem anında sıvılaşma riski taşıyan bu zemin üzerine, 80 metrelik minareler ve 51 metrelik kubbe gibi devasa yapılar inşa edilmesi planlanmaktadır. Jeolojik etütler, sağlam zemine ulaşmanın çok zor ve pahalı olduğunu, böyle bir yapının can ve mal güvenliğini ciddi şekilde tehdit edeceğini ortaya koymaktadır. Depreme hazırlık yapması gereken İstanbul’da, güvenli yapı stoku oluşturulması gerekirken, bilim dışı projelerle halkın yaşamını riske atmak kabul edilemez. ‘Otopark da yapacağız’ şeklinde sunulan proje, trafik sorununu ve ulaşım keşmekeşini daha da büyütecektir. Proje kapsamında 1242 araç kapasiteli bir yer altı otoparkı planlanmaktadır. Halihazırda vapur, metrobüs, otobüs ve tren hatlarının kesiştiği en yoğun ulaşım noktalarından biri olan Kadıköy Rıhtımı’na, trafik analizi yapılmadan böyle bir otopark eklenmesi, bölgeyi tam bir ulaşım keşmekeşine sürükleyecektir. İhtiyacımız olan, trafik yoğunluğunu artıran otoparklar değil; insan odaklı, yaya öncelikli, denizle bütünleşen kamusal meydanlardır.”

“Bu proje, ihtiyaçtan değil, ideolojik simgeleştirme ve kültürel hegemonya kurma amacından kaynaklanmaktadır.”

Proje alanına 400-500 metre yürüme mesafesinde, Osmanağa, Söğütlüçeşme, Üçüncü Mustafa, Rasimpaşa, Caferağa, Moda gibi pek çok cami bulunmaktadır. Dolayısıyla bölgede ibadethane ihtiyacı yoktur. Bu proje, ihtiyaçtan değil, ideolojik simgeleşt

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın