Kadın Çalışanlarda Eşitsizlik: Kaygı ve Stres Yüksek

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Kadın Çalışanlarda Eşitsizlik: Kaygı ve Stres Yüksek

Wellbees tarafından hazırlanan “Çalışan Kadınların Esenlik Haritası” araştırmasına göre, kadın çalışanların yüzde 70’i ev işleri ve bakım yükümlülüklerini tek başına üstleniyor. Bu durum, kaygı ve stresin en yaygın başvuru nedenleri arasında yer alırken, kadınların ruh hali ve uyku kalitesi erkeklere göre daha düşük seviyelerde seyrediyor.

İSTANBUL (İGFA) – Kurumsal esenlik platformu Wellbees, çalışan kadınların psikolojik destek taleplerini ve günlük duygusal durumlarını inceleyerek 2025 yılına dair “Çalışan Kadınların Esenlik Haritası”nı oluşturdu. Araştırma, kadınların iş ve ev yaşamındaki eşitsizliklerin ruh hallerini ve iş bağlılıklarını olumsuz etkilediğini gözler önüne seriyor.

Araştırmanın bulgularına göre, kadın çalışanların psikolojik destek başvuru sebeplerinin en büyük payını yüzde 38,65 ile kaygı oluşturuyor. Kaygıyı yüzde 34,90 ile evlilik ve ilişkiler, yüzde 26,45 ile stresle başa çıkma sorunları takip ediyor. Kuşaklar arasında yapılan analizde ise Z kuşağının kaygı odaklı başvurularda öne çıktığı, Y kuşağının ilişki sorunlarıyla, X kuşağının ise ebeveynlik ve çocuk sorumluluklarıyla ilgili destek arayışında bulunduğu görülüyor.

Ruh hali ve uyku kalitesi puanları cinsiyetler arasındaki farkları da ortaya koyuyor. Kadınların duygu durumu puanı 3,98, erkeklerin ise 4,35 olarak belirlenirken; uyku puanı kadınlarda 3,88, erkeklerde 4,30 seviyesinde kalıyor.

Wellbees CEO’su Melis Abacıoğlu, kadınların esenlik puanlarının düşük olmasının, iş dünyası ve yaşam koşullarındaki eşitsizliklerin bir yansıması olduğunu ifade etti. Abacıoğlu, eğer görünmez mesai erkek çalışanlarla eşit olsaydı, esenlik tablolarının da farklı olacağına dikkat çekti. Kurumların esenlik çalışmalarını geçici rahatlamalar sağlamak yerine, çalışanların ailelerini de kapsayan, psikolojik güvenlik oluşturan stratejilerle yürütmeleri gerektiğini vurguladı. Psikolojik Destek Danışmanı Klinik Psikolog Ayşegül Akın ise kaygının görünür kılınması gerektiğini belirterek, “Kadınlar önce kendilerine ‘oksijen maskesini’ takmalı; yeterli olmak çoğu zaman yeterince iyi olmaktır” şeklinde konuştu.

Toplumsal eşitsizliklerin her kademeyi etkilediği bir gerçektir. TÜİK verilerine göre, 2023 yılında 3 yaşın altında çocuğu bulunan 25–49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranı yüzde 27,1, erkeklerin ise yüzde 90,1 olarak gerçekleşti. Gallup’un raporuna göre kadın yöneticilerin şirket bağlılığında bir yılda 7 puanlık bir düşüş yaşandı; Avrupa Komisyonu ise her 100 Euro’luk yatırımın yalnızca çok küçük bir kısmının kadın liderliğindeki ekiplere gittiğini ortaya koyuyor.

Uzmanlar, iş yerindeki ve evdeki eşitsizliklerin kadın çalışanların psikolojik ve profesyonel performansları üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurguluyor.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın