
Ankara’da boşanma sürecinde olan bir adam tarafından öldürülen Müesser Ünal’ın ailesi, kadın ve çocuk haklarını koruma amacı güden Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’nin avukatlarını savcılığa ve baroya şikâyet etti. Aile, derneğin yöneticisi avukatlar Müjde Tozbey ve Çisel Demirkan Sakallı’nın kendilerini görüşmeye davet ederek, “prosedür” adı altında bir sözleşme imzalattıklarını, ardından cinayet davası öncelikli olmasına rağmen, habersiz bir şekilde devlet aleyhine tazminat davası açtıklarını belirtti. Dilekçede, dernek avukatlarının daha önce ücretsiz hizmet sunacaklarını söyledikleri, ancak imzalanan sözleşmede “tüm mahkemelerce hükmolunacak tazminatın, faiziyle birlikte yüzde 25’inin avukatlara ödeneceği” maddesinin bulunduğu ifade edildi. Aile, dernek avukatlarının azledildikten sonra, Ünal’ın kız kardeşine “Dava sonunda alacağımız vekalet ücreti için sizi icraya vereceğiz” mesajı attıklarını ve bu mesajları savcılığa sunduklarını bildirdi. Aile, icraya konu davanın kendilerinden habersiz açıldığını dile getirdiğinde, avukatların “Biz avukatız, ne zaman dava açacağımızı biliriz” yanıtını verdiklerini vurguladı. Avukat Tozbey ise tazminat davasının kazanma olasılığının düşük olduğunu, emsal bir karar çıkabileceği düşüncesiyle böyle bir adım attıklarını, ailenin azil işlemini hukuksuz bulduğunu ve bu nedenle icra takibi başlatıldığını ifade etti.
Ankara’da öldürüldü
Müesser Ünal, 4 Eylül 2025 tarihinde, boşanma aşamasında olduğu Hüseyin Ünal tarafından, kızının gözleri önünde pompalı tüfekle öldürüldü. Cinayetin ardından aile, hukuki süreç başlattı. Kızlarını kaybeden ve torunlarına sahip çıkan aile, maddi sıkıntılarla da mücadele etmek zorunda kaldı.
Savcılığa sunulan dilekçeye göre, cinayetten kısa bir süre sonra Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği avukatları aile ile iletişime geçerek, gönüllü ve ücretsiz hukuki destek sunma teklifinde bulundu. Aile de bu teklifi kabul etti.
Yüzde 25’lik sözleşme
Aile, avukatlara vekalet vermelerinin ardından, daha önce avukatlıklarını üstlenen başka bir avukatla birlikte dernek avukatlarıyla görüştü. Ancak, iddialara göre, dernek avukatları aileyi sohbet etmek üzere çağırdı ve bu görüşmeyi diğer avukata bildirmemelerini istedi. Bu görüşmede, aile ile bir avukatlık sözleşmesi imzalandı.
Sözleşmede, yargılama ve harç giderlerinin avukatlar tarafından karşılanacağı, davaların kazanılamaması durumunda ise aileden herhangi bir ücret talep edilmeyeceği belirtildi. Ancak avukatlık ücreti kısmında, tüm mahkemelerin hükmedeceği tazminatın toplam tutarının, karar tarihindeki ya da icra yoluyla elde edilen değerin faiziyle birlikte yüzde 25’inin avukata verileceği kaydedildi.
Diğer dernekler almıyor
Sözleşmeye, Müesser Ünal’ın anne ve babası ile iki kardeşi imza attı. Kadın cinayetleri ve çocuk istismarı gibi davalara gönüllü destek veren diğer derneklerin aksine, bu sözleşmede yüzde 25’lik avukatlık ücreti öngörüldü.
7 milyon 150 bin TL’lik “habersiz” dava
Aile, cinayet davasında “haksız tahrik indirimi” almak isteyen sanığın ağır bir şekilde cezalandırılması için hukuk mücadelesine devam etmeyi planlarken, devlet aleyhine tazminat davası açıldığını öğrendi. Bu tür bir davanın çok sonra açılabileceğini düşünen aile, avukatlarla yaşanan anlaşmazlık sırasında, “Biz avukatız, ne zaman dava açacağımızı biliriz” yanıtını aldıklarını belirtti.
Azil sonrası “icra” mesajı
Aile, dernekle yaşanan uyuşmazlıkların ardından, bazı hukuki işlemlerin hatalı yapıldığı gerekçesiyle iki avukatı azletti. Ancak dernek avukatları bu duruma tepki gösterdi. Avukat Sakallı, aileye gönderdiği mesajda, “Bizi azletmişsiniz, hayırlı olsun. Sizin ve ailenizin adına açtığımız tazminat davası vardı. Bizi azlettiğiniz için dava sonunda alacağımız vekalet ücreti için sizi icraya vereceğimizi bilmenizi isterim” ifadelerini kullandı.
“Derdimiz katilken davayı açtınız”
Müesser Ünal’ın kız kardeşi Olcay Yücesoy, “Bize doğru düzgün bilgi vermeden o sözleşmeye imza attırdınız… Bizim için en önemli şey Hüseyin’in alacağı ceza iken bizi bambaşka bir sürecin içine ittiniz. İdareye giderken, dava açarken bize haber vermediniz” mesajını gönderdi. Avukat Tozbey ise aileye, sözleşme gününde orada olduğunu, aileye detaylı bilgi verildiğini ve artık mahkemede iki tarafın karşılaşacağını ifade etti.
Savcılık ve baroya şikayet
Yaşanan tartışmaların ardından, Müesser Ünal’ın kız kardeşi Olcay Yücesoy, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na ve Ankara ile Antalya barolarına avukatlar hakkında suç duyurusunda bulundu. Yücesoy, ifadelerinde, davanın takibi için kendilerine ulaşan hukukçuların süreci suiistimal ettiğini öne sürdü.
“Burs ve ücretsiz destek vaadiyle geldiler”
Yücesoy, Müesser Ünal’ın öldürülmesinin ardından Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Avukat Müjde Tozbey’in aileyle iletişime geçtiğini ve davayı gönüllü olarak üstleneceklerini, aileye maddi yardımda bulunacaklarını ve Müesser Ünal’ın kızına burs vereceklerini iddia etti.
Yücesoy, derneğin Ankara temsilcisi avukat Çisel Demirkan Sakallı’nın aile ile görüşerek, “yargılama masraflarını karşılayacaklarını” ve “ücretsiz” çalışacaklarını belirttiğini, bu süreçte aileye “prosedür” olduğu ifade edilerek avukatlık sözleşmesi imzalatıldığını anlattı.
“Yanlış mahkemede dava açıldı, vasilik talebi reddedildi”
Suç duyurusunda, Avukat Sakallı’nın, Müesser Ünal’ın kızının vasilik davasını yanlış mahkemede açtığı ve bu nedenle davanın reddedildiği, ailenin 7 ay boyunca “her şey yolunda” denilerek yanıltıldığı iddia edildi.
Habersiz dava
Aile, kendilerinden habersiz bir şekilde İçişleri Bakanlığı’na karşı 7 milyon 150 bin TL tutarında maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, bu durumu idare mahkemesi kayıtlarını inceleyen başka bir avukat aracılığıyla tesadüfen öğrendiklerini öne sürdü.
“Azil sonrası WhatsApp’tan icra mesajı”
Aile, 26 Mart 2026 tarihinde yasaklı avukatları noter kanalıyla azletti. Ancak hemen ardından avukat, WhatsApp üzerinden aileye ulaşarak, ellerindeki sözleşmelere dayanarak vek
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



