
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’deki kadınların yaşadığı şiddet, yoksulluk ve adaletsizliğe dikkat çekti. Bankoğlu, Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından istismar edildiği iddia edilen Fatmanur Çelik ile kızı Hifa İkra’nın trajik ölümü hakkında, “Bu iktidar kadınların yaşamını değil, karanlık odalarda tarikatların menfaatlerini koruyanların iktidarıdır” ifadelerini kullandı.
Kadın istihdamındaki düşüşe ilişkin CHP’nin grup önerisinde de söz alan Bankoğlu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne atıfta bulunarak, “Kadın olarak kutlanacak bir günümüz ne yazık ki yok” dedi. Ancak, CHP’nin grup önerisi, AKP ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.
“Hamaseset dolu nutuklar karın doyurmuyor”
TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, 8 Mart’a yaklaşırken iktidarın hamaset dolu nutuklarla kutlama mesajları vereceğini belirten Bankoğlu, gerçeklerin çok daha karanlık olduğunu vurguladı:
“Hemen yanı başımızdaki ateş çemberinde milyonlarca kadın füzelerin gölgesinde yaşam mücadelesi vermekte. Türkiye’de hayatta kalmaya çalışan milyonlarca kadın var. Kadın hakları konusunda altın yılları yaşattığını iddia eden iktidar, kadınlara eşitlik ve güvenlik değil, korku ve ölüm vaat ediyor. Seçim vaatlerinin aksine, bu vaatlerini gerçekleştirmekte.”
“Fatma Nur “Beni bu karanlık yapı öldürecek” diye haykırmıştı
Konuşmasında, son günlerde kamuoyunu sarsan Fatma Nur Çelik cinayetine ve tarikat yapılanmalarına dikkat çeken Bankoğlu, adalet sistemine yönelik eleştirilerini dile getirdi:
“İktidar ve onun tırnak içerisindeki adalet anlayışı; ‘Başıma bir şey gelirse intihar etti demeyin, beni bu karanlık yapı öldürecek’ diye defalarca haykıran Fatma Nur Çelik’i ve babasının istismarına uğramış 8 yaşındaki evladını korumayı değil, adaletsizlikle boğuşmayı vaat ediyor. Tarikat yöneticisi Ayhan Şengüler’i tutuksuz yargılayan bu adalet anlayışı, ‘canımdan endişe duyuyorum’ diyen bir anneyi duymuyor; ona ve evladına huzur değil, endişe vaat ediyor.”
“İstismarcıların ve tarikatların iktidarı”
Bankoğlu, iktidarı şu sözlerle eleştirdi:
“Bu iktidar kadınların yaşamını değil, karanlık odalarda tarikatların menfaatlerini koruyanların iktidarıdır. Kız çocuklarının rızası var diyenlerin, ‘bir kereden bir şey olmaz’ diyenlerin iktidarıdır. Bu ülkenin kadınları, çocukları tarikat düzenini besleyen, istismarcıları koruyan yargınıza güvenmiyor. Bir gece yarısı kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çıkararak can güvenliğini pazarlık malzemesi yaptınız. Kadınları korumak yerine katilleri cesaretlendiren bu hukuksuz düzen, bu cinayetlerin failidir!”
“Cinsiyet eşitsizliğinde 148 ülke içinde 135’inci sıradayız”
Cinsiyet eşitsizliğinde 148 ülke arasında 135’inci sırada yer aldığımızı belirten Bankoğlu, kadınların işgücüne katılımında OECD sıralamasında sonuncu olduğumuzu ifade etti. Çalışan kadınların yüzde 30’u kayıt dışı ve kölelik koşullarında çalışmakta. Genç kadınlarda geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 45,8 seviyesindedir. Ev içinde hapsedilen, ‘makbul kadın’ tanımıyla üretimden koparılan kadınlar, bugün ailelerini ayakta tutmaya çalışıyor. Mutfaktaki yoksulluk en çok kadınları etkiliyor. Bu Saray düzeninde çocuğuna süt alamayan annenin ahı var.
“Yaşam tarzımıza müdahale etmek hadsizliktir”
Kadınların giyimine ve yaşam tarzına yönelik saldırılara da değinen Bankoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Can güvenliğini dahi sağlayamadığınız kadınların yaşam tarzına, ne giyeceğine müdahale etmek hadsizlik değil midir? Sokaklarda kadınların giyimine laf atan yobazlara güç veren, bu kürsüden kurulan ayrıştırıcı cümlelerdir. Biz ne giyeceğimize, nasıl yaşayacağımıza, nerede güleceğimize yalnızca kendimiz karar veririz. Sizin o baskıcı, yasakçı ve gerici zihniyetinize teslim edeceğimiz tek bir kadın yok.”
“Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz!”
Bankoğlu, 8 Mart’ta meydanları dolduracak kadınların sesinin, barikatlarla ve biber gazıyla susturulamayacağını vurgulayarak, “İstanbul Sözleşmesi yeniden yürürlüğe girene kadar, tarikatların ve cemaatlerin karanlığı çocukların üzerinden çekilene kadar, kadın yoksulluğu sona erip her kadına iş ve güvence sağlanana kadar durmayacağız! Çok değil, yakında Türkiye’nin meydanları, sokakları, fabrikaları ve Meclis koridorları kadınların özgürlük çığlığıyla yankılanacak. Biz buradayız; susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz! Yaşasın 8 Mart, yaşasın kadınların özgürlük mücadelesi!” dedi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



