
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Kadın ve Aile Politikaları Başkanlığı tarafından Ankara Büyükşehir Belediyesi Kocatepe Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Kadın, Hayat ve Adalet” paneline katıldı.
Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kevser Ofluoğlu, kadınların karşılaştığı sorunlara yönelik parti politikalarını paylaşarak şu ifadeleri kullandı:
“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN YENİDEN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİ İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”
“İYİ Parti olarak, kadınların hak ettikleri özgürlük, güven ve eşitlik içerisinde yaşayacakları bir Türkiye için kararlılıkla mücadele edeceğiz. Bu kapsamda, İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesini sağlayacağız. 6284 sayılı Kanun’un etkin ve tavizsiz bir şekilde uygulanmasını temin edeceğiz. Kadın cinayetlerinde cezasızlık kültürünün sona ermesi için gerekli yasal düzenlemeleri hayata geçireceğiz.
Kadınların siyasette, ekonomide ve kamusal yaşamda eşit temsili için yasal düzenlemeler yapacak, politikalar geliştireceğiz. Kadın istihdamını artıracak, kadın girişimciliğini destekleyecek kapsamlı ekonomik programlar hayata geçireceğiz. Kreş, bakım hizmetleri ve sosyal destek mekanizmalarını yaygınlaştırarak kadınların üzerindeki bakım yükünü azaltacağız. Ayrıca, kız çocuklarının kesintisiz eğitim hakkını güvence altına alacağız.”
“KADINLARIN EŞİT OLMADIĞI BİR TOPLUMDA DEMOKRASİ SAĞLAM OLAMAZ”
“Çünkü biliyoruz ki; kadın; bireydir. Kadın; yurttaştır. Kadın; eşittir. Halk ozanımız Neşet Ertaş’ın dediği gibi, kadın insandır. Kadınların eşit olmadığı bir toplumda demokrasi güçlü olamaz. Kadınların güvende olmadığı bir ülkede özgürlükten söz edilemez. Bugün; yalnızca kutlama günü değil, aynı zamanda bir sorumluluk günüdür. Bugün; kadınların sesini duyma, sorunlarını görme ve gerçek çözümler üretme günüdür. Kadınların korkusuzca yaşayabildiği, eşit haklara sahip olduğu ve emeğinin karşılığını alabildiği bir Türkiye mümkündür.”
“TÜRK TÖRESİNDE KADIN, ERKEĞİN ARKASINDA DEĞİL, YANINDADIR”
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, konuşmasında Türk tarihine atıfta bulunarak şu ifadeleri kullandı:
“Türk tarihine baktığınızda, bu durumu açıkça görebilirsiniz. Tomris Hatun’un devletini savunan iradesinde, Türk devlet geleneğinde kadınların yönetimdeki söz hakkını gördüğünüzde, Cumhuriyet’e giden yolda Kurtuluş Savaşı’nın en zor günlerinde Türk kadınının yazdığı destanları hatırlarsınız. Kara Fatma’nın cesareti, Halide Edip’in meydanları ayağa kaldıran sözleri, Şerife Bacı’nın vatan uğruna verdiği fedakarlık, henüz çocuk yaşta cepheye koşan Nezahat Onbaşı’nın kararlılığı tarihe damgasını vurmuştur. Kadim Türk tarihinde kadın, geri planda bırakılan değil, milletin kaderine yön veren bir güç olmuştur.
Türk töresinde kadın, erkeğin arkasında değil, yanındadır. Gerektiğinde en önünde yer alır. Ancak bugün sormamız gereken bir soru var: Böylesine köklü bir mirasa sahip bir ülkede, kadınlar neden hâlâ şiddet korkusuyla yaşamak zorunda kalıyor? Neden her gün bir kadın hayatını kaybediyor? Neden kadınların haklarını güçlendirmesi gereken politikalar zayıflatılıyor? Türkiye’de kadın meselesi yalnızca bir sosyal politika konusu değildir. Bu durum aynı zamanda bir demokrasi ve insan onuru meselesidir. Kadınların güven içinde yaşayamadığı bir ülkede adaletten söz edemezsiniz. Kadınların eşit fırsatlara sahip olmadığı bir ülkede demokrasiden bahsedilemez.”
“KADINLARIN KORUNMASI GEREKEN MEKANİZMALARIN ZAYIFLADIĞI BİR TARTIŞMA ORTAMINDAYIZ”
“Ülkemizde kadın cinayetleri hâlâ en ciddi toplumsal sorunlardan biri olmaya devam ediyor. Her gün bir kadının hayatını kaybettiği bir ortamdayız. Kadınların korunması gereken mekanizmaların zayıfladığı bir tartışma iklimindeyiz. Biz bu durumu asla kabul etmiyoruz. Kadınların yaşam hakkını korumak devletin en temel görevidir. Ancak mesele yalnızca güvenlikten ibaret değildir. Kadınların ekonomik hayata katılımı, eğitimde fırsat eşitliği ve siyasette temsil gücü de en az güvenlik kadar hayati önemdedir.
Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı hâlâ gelişmiş ülkelerin gerisindedir. Kadın girişimciliği yeterince desteklenmemekte, kadın emeği hak ettiği değeri görmemektedir. Kadınlara ‘evde kal’ diyen bir anlayış, Türkiye’nin büyümesine katkı sağlayamaz. Kadınları hayatın dışına iten bir yaklaşım, Türkiye’yi güçlendiremez. Bizim anlayışımız nettir. Kadınların güçlü olduğu bir Türkiye, güçlü bir Türkiye’dir. Kadınların özgür olduğu bir Türkiye, gerçekten özgür bir Türkiye’dir.”
“KADINLARIN GÜÇLENMESİ TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ İÇİN KRİTİK BİR MESELEDİR”
“İYİ Parti olarak, kadınların yalnızca hayatta kalmak için değil, eşit ve onurlu bir yaşam sürmek için mücadele etmek zorunda kalmadığı bir Türkiye hayal ediyoruz. Kadınların şiddetten korkmadan yaşayabildiği, eşit işe eşit ücret alabildiği, girişimcilikte desteklendiği ve siyasette güçlü bir şekilde temsil edildiği bir Türkiye istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki kadınların güçlenmesi yalnızca kadınların meselesi değildir; bu Türkiye’nin geleceği ile doğrudan ilişkilidir.”
“MÜCADELEMİZ NET: KADINLARIN KORKMADAN YAŞAYABİLDİĞİ BİR TÜRKİYE”
“Gerçekleştireceğimiz bu panel, yalnızca sorunları tartışmak için değil, aynı zamanda çözüm üretmek için de önemli bir fırsattır. Kadınların hayatını kolaylaştıracak ve onları daha güçlü kılacak politikaları ele alacağız. Ortak aklı büyüteceğiz. Buradan çıkacak fikirlerin, Türkiye’de kadın hakları mücadelesine güçlü bir katkı sağlayacağına inanıyorum.
Mücadelemiz nettir: Kadınların korkmadan yaşayabildiği bir Türkiye. Kadınların eşit olduğu bir Türkiye. Kadınların hayatın her alanında güçlü olduğu bir Türkiye. Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınlara verdiği hakları korumak ve daha ileri taşımak tarihî sorumluluğumuzdur. Bu sorumluluğu yerine getirmek için buradayız. Türk kadını, mücadele etmekten hiçbir zaman vazgeçmemiştir ve bundan sonra da vazgeçmeyecektir.”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



