
iahaber Haber Merkezi
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan verilere göre, eğitim seviyesinin artmasına rağmen kadınların iş gücüne katılım oranı erkeklerin oldukça gerisinde kalmaya devam ediyor. Türkiye’de kadınların istihdam oranı yüzde 32,5 iken erkeklerde bu oran yüzde 66,9 seviyesine ulaştı. Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması’nın bulgularına göre ise kadınların en sık maruz kaldığı şiddet türü psikolojik şiddet olarak belirlendi.
TÜİK, “İstatistiklerle Kadın, 2025” başlıklı çalışmanın sonuçlarını kamuoyuna sundu. Araştırmaya göre, eğitim düzeyindeki artışa rağmen kadınların istihdam oranı, erkeklerin yarısından bile daha az olarak kaydedildi.
Ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 49,98’ini kadınlar, yüzde 50,02’sini ise erkekler oluşturuyor. Türkiye’deki kadın nüfusu 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfusu ise 43 milyon 59 bin 434 kişi olarak tespit edildi.
Ulusal Eğitim İstatistikleri raporuna göre, 25 yaş ve üzerindeki nüfusun en az bir eğitim seviyesini tamamlamış olanlarının toplam nüfus içindeki oranı 2008-2024 yılları arasında sürekli olarak artış gösterdi.
2008 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 yaş ve üzerindeki bireylerin oranı yüzde 75,1 iken, bu oran 2024 yılında yüzde 92,6’ya yükseldi. Cinsiyet bazında incelendiğinde, 2008 yılında kadınların bu oranı yüzde 67,5, erkeklerin ise yüzde 82,8 olarak kaydedilmişken, 2024 yılında kadınlarda yüzde 88,3, erkeklerde ise yüzde 97 oldu.
Grafik: TÜİK
İstihdam oranları
Eğitim seviyesindeki artışa rağmen, kadınların iş gücüne katılım oranının erkeklerden yarıdan fazla az olduğu görüldü. Araştırma sonuçlarına göre, 2024 yılında 15 yaş ve üzerindeki nüfusun istihdam oranı yüzde 49,5 olarak belirlenirken, bu oran kadınlarda yüzde 32,5, erkeklerde ise yüzde 66,9 oldu.
İstihdam oranlarının en yüksek olduğu bölge yüzde 54,7 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) olurken, en düşük oran yüzde 39,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ve TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgelerinde kaydedildi.
Grafik: TÜİK
Kadın profesör oranı yüzde 34,9
Yükseköğretim İstatistikleri’ne göre, yükseköğretimde görevli profesörler arasında kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında yüzde 27,6 iken, 2024-2025 öğretim yılı itibarıyla bu oran yüzde 34,9 olarak tespit edildi.
Yükseköğretimde görevli doçentler arasında kadın doçent oranı ise 2010-2011 öğretim yılında yüzde 32,2 iken, 2024-2025 öğretim yılında yüzde 43,3 olarak kaydedildi.
Üst ve orta düzey yönetici pozisyonlarındaki kadın oranı 2012 yılında yüzde 14,4 iken, 2024 yılında yüzde 21,5’e yükseldi.
Borsa İstanbul’da işlem gören en büyük 50 şirketin (BIST 50) yönetim kurulu üyeleri incelendiğinde, 2016 yılında yüzde 12,2 olan kadın üye oranının 2025’te yüzde 18,3’e çıktığı görüldü.
Tam Zaman Eşdeğeri (TZE) cinsinden kadın AR-GE personel sayısı, 2024’te 106 bin 74 kişi ile toplam AR-GE personelinin yüzde 34,2’sini oluşturdu. Sektörler bazında TZE cinsinden kadın AR-GE personel oranı, yükseköğretimde yüzde 47,9, genel devlette (kar amacı gütmeyen kuruluşlar dahil) yüzde 30,6, mali ve mali olmayan şirketlerde ise yüzde 28,2 olarak kaydedildi.
Ortalama evlenme yaşı kadınlarda 26
Evlenme İstatistikleri’ne göre, 2025 yılında ilk evliliğini yapmış kadınların ortalama evlenme yaşı 26, erkeklerin ise 28,5 olarak tespit edildi.
Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 29,6 yaş, erkeklerde 32,4 yaş ile Dersim olarak kaydedildi. En düşük ortalama ilk evlenme yaşı ise kadınlarda 23,7 yaş ile Kilis, erkeklerde 26,4 yaş ile Şanlıurfa olarak belirlendi.
Resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2024’te kadınların yüzde 38,3’ünün kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli kadın oranı yüzde 17, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranı ise yüzde 43,3 olarak kayıtlara geçti.
Boşanma İstatistikleri’ne göre, 2025 yılında kesinleşen boşanma davalarında çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 74,6, babanın velayetine verilen çocuk oranı ise yüzde 25,4 olarak kaydedildi.
Kadınlar psikolojik şiddete maruz kalıyor
Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması sonuçlarına göre, yaşamlarının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalan kadınların yüzde 28,2’sinin psikolojik şiddete, yüzde 18,3’ünün ekonomik şiddete, yüzde 12,8’inin fiziksel şiddete, yüzde 10,9’unun ısrarlı takibe, yüzde 8,3’ünün dijital şiddete ve yüzde 5,4’ünün cinsel şiddete uğradığı belirlendi.
Eğitim seviyesi ile şiddet türü arasındaki ilişki incelendiğinde, eğitim düzeyi yükseldikçe ekonomik şiddetin azaldığı, ancak ısrarlı takip ve dijital şiddetin arttığı gözlemlendi.
Ekonomik şiddet, bir okul bitirmeyen kadınlar için yüzde 31,8 iken, yükseköğretim mezunlarında bu oran yüzde 8,9’a geriledi. Israrlı takip, yükseköğretim mezunu kadınlar için yüzde 16,1, bir okul bitirmeyen kadınlar için ise yüzde 5,3 olarak kaydedildi. Dijital şiddet, yükseköğretim mezunu kadınlar arasında yüzde 13,4, bir okul bitirmeyen kadınlarda ise yüzde 2,2 oranında görüldü.
Yaşamlarının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalan kadınların yüzde 39,5’inin en fazla eş, eski eş veya birlikte olduğu kişiler tarafından şiddete uğradığı belirlendi. Fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalmış kadınların sırasıyla yüzde 56, yüzde 42 ve yüzde 38,3 oranlarıyla en fazla eş, eski eş ve birlikte olduğu kişilerce şiddete uğradığı tespit edildi.
Ekonomik şiddete maruz kalan kadınların yüzde 66,5 ile
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



