
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, kadınların siyasetteki temsili ile ilgili dikkat çekici veriler paylaştı. 1935 yılında, kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesinin ardından gerçekleştirilen ilk seçimde Türkiye’nin dünya genelinde kadın temsilinde ikinci sırada yer aldığını hatırlatan Nazlıaka, “Şu an 129. sıradayız. Guatemala, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri bizim üzerimizde. Meclis’teki kadın temsil oranı ise yüzde 19,9, ancak bu oranı kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
29 Ekim Kadınları Derneği, “Kadın İnsan Hakları ve Laiklik” konulu bir panel düzenledi. Eğitimci Songül Kara’nın moderatörlüğünü üstlendiği panele, gazeteci Nuray Yılmaz, avukat Hülya Gülbahar ve CHP’li Aylin Nazlıaka konuşmacı olarak katıldı.
“Cumhuriyet bir kadın devrimidir”
Panelde konuşan Nazlıaka, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu kadınlarının mücadelesine dair övgü dolu sözlerini hatırlattı. Cumhuriyet’in, aynı zamanda bir “kadın devrimi” olduğunu vurgulayan Nazlıaka, eğitimde birliği sağlamak amacıyla 3 Mart 1924’te kabul edilen Devrim Yasaları ve kadınlara velayet, mülkiyet, boşanma ve resmi nikâh hakkı tanıyan Medeni Kanun’un önemine değindi.
Nazlıaka, kadınların yerel düzeyde 1930’da, köy ihtiyar heyetlerinde ve muhtarlıklarda 1933’te, parlamentoda ise 5 Aralık 1934’te seçme ve seçilme hakkı kazandığını belirtti. Dönemin önemli isimlerinden ve CHP’nin ilk kadın üyesi Afet İnan’ı anarak tarihi süreci özetledi.
“11 bin 985 milletvekilinin sadece 717’si kadın”
Cumhuriyet tarihi boyunca parlamentoya giren kadın milletvekili sayısına dikkat çeken Nazlıaka, son 91 yıllık dönemdeki durumu şu sözlerle özetledi:
“İlk seçim 1935 yılında yapıldı ve bu seçimde parlamentoya 17 kadın vekil girdi. Bir yıl sonra yapılan ara seçimde bu sayı 18’e yükseldi. O dönemki parlamenter sayısına göre kadın temsili yüzde 4,6 olarak kaydedildi. Bugüne kadar, toplamda 11 bin 985 milletvekili parlamentoya girdi; ne yazık ki bunlardan sadece 717’si kadın oldu. 1935’teki yüzde 4,6’lık kadın temsil oranı, 91 yıl sonra sadece yüzde 6’ya ulaşabildi. Bu süreçte yalnızca yüzde 1’lik bir artış gerçekleşti.”
“Yüzde 33’lük kritik eşiği yakalamalıyız”
Türkiye’nin kadın temsiliyetindeki gerilemeye dikkat çeken Nazlıaka, açıklamalarını şu şekilde sürdürdü:
“1935’te parlamentoda kadın temsil oranı açısından dünya ikincisiydik; şimdi ise 129. sıradayız. Guatemala, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri bizim üzerimizde. Şu anda Meclis’teki kadın temsil oranı yüzde 19,9 fakat bu durumu kabul etmiyoruz. Çünkü kritik eşik dediğimiz yüzde 33’ü yakalayamadığımız takdirde o temsil, gerçek bir temsiliyet değildir. Kritik eşik, bir kesimin temsili için gerekli olan minimum oranı ifade ediyor. Bu nedenle, bu oranı birlikte yükseltmek için çalışmalıyız.” (ANKA)
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



