Kadınlarda Kalp Krizi Riski Artıyor!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Kadınlarda Kalp Krizi Riski Artıyor!

Kalp hastalıkları, kadınlar ve erkekler arasında farklı seyir izlemekte ve özellikle ölüm oranları açısından belirgin bir fark ortaya çıkmaktadır. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, erkeklerde daha yaygın görülen kalp hastalıklarının, kadınlarda ölüm oranlarının daha yüksek olduğunu vurgulayarak, bu durumun menopoz sonrası dönemlerinde daha da arttığını ifade etti.

İSTANBUL (İGFA) – Kalp ve damar hastalıkları, hem dünyada hem de Türkiye’de en sık rastlanan ölüm nedenlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Bu hastalıklar; koroner kalp hastalığı, serebrovasküler hastalık ve romatizmal kalp hastalığı gibi kalp ve kan damarlarını etkileyen çeşitli rahatsızlıkları kapsamaktadır. Bu hastalıklara bağlı ölümlerin büyük bir kısmı kalp krizi ve inme kaynaklı gerçekleşirken, bu ölümlerin yaklaşık üçte biri 70 yaş altındaki bireylerde görülmektedir.

BELİRTİLER FARKLI ŞEKİLLERDE ORTAYA ÇIKABİLİYOR

Kalbin sinyallerini anlamanın önemine dikkat çeken Dr. Nermina Alagiç, kalbi bir eve benzeterek, bu yapının farklı sistemlerden oluştuğunu belirtti. Alagiç, “Bir evde su tesisatı, elektrik sistemi, duvarlar ve kapılar bir bütün halinde çalışıyorsa, kalp de benzer bir şekilde farklı yapılardan oluşmaktadır. Bu sistemlerdeki sorunlar, çeşitli şikayetlerle kendini gösterebilir. Hastanın şikayetleri ve risk faktörleri, hangi alana odaklanmamız gerektiğini anlamamıza yardımcı olur. Muayene sırasında bu değerlendirmeleri yaparak sorunun kaynağını tespit edebiliriz. En sık karşılaşılan belirtiler arasında, kola, çeneye veya sırta yayılan göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı, halsizlik, mide bulantısı, kusma ve terleme yer almaktadır. Önemli olan, daralan damara zamanında müdahale edebilmek. Bu kapsamda stent takılması, balon işlemi veya bypass gibi yöntemler uygulanabilir. Zamanında yapılan bu müdahaleler, kalp rahatsızlıklarının etkilerini önemli ölçüde azaltabilir. Ancak hastalar belirtileri göz ardı ederek sağlık kuruluşuna geç başvurduklarında, tüm önlemlere rağmen kalp yetmezliği ile yaşamak zorunda kalabilirler” dedi.

Kalp sağlığı açısından tütün ürünlerinin kesinlikle bırakılması gerektiğinin altını çizen Alagiç, ayrıca sağlıklı bir yaşam için haftanın en az 5 günü yarım saatlik egzersiz yapılmasının önemine değindi. Günlük tuz tüketiminin Türk mutfağında 18 grama kadar çıkabilse de 5 gramı geçmemesi gerektiğini vurgulayan Alagiç, omega-3 açısından zengin balıklardan, özellikle somon, uskumru ve sardalya gibi türlerin haftada en az bir kez tüketilmesi gerektiğini belirtti. Kırmızı etin mümkün olduğunca azaltılması ve haftada 350-500 gram ile sınırlı tutulmasının önemine de dikkat çekti. Ayrıca, günde 30 gram çiğ kuruyemiş, en az 200 gram meyve ve 200 gram sebze tüketimi gibi küçük değişikliklerle kalp sağlığını korumanın mümkün olduğunu ifade etti.

KALP KONTROLLERİNE BAŞLAMA YAŞI GİDEREK DÜŞÜYOR

Kalp sağlığının izlenmesine yönelik yapılması gerekenler hakkında bilgi veren Alagiç, hastaların sağlık merkezine başvurduklarında hikayelerinin dinlenerek skorlama yöntemleriyle değerlendirildiğini, gerekli görüldüğünde EKO, kontrastlı sanal anjiyo veya efor testi gibi görüntüleme tetkiklerine yönlendirildiğini açıkladı.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın