Kadınların Miras Hakları Tehlikede! Yeni Düzenlemeler Uyarıyor

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Kadınların Miras Hakları Tehlikede! Yeni Düzenlemeler Uyarıyor

Tapu işlemleri ve miras paylaşımına yönelik son düzenlemeler, kamuoyunda önemli tartışmalara yol açtı. Yeni uygulamaların, mirasının eşit paylaşım zorunluluğunu fiilen ortadan kaldırabileceği ve bu durumun kadınlar açısından hak kayıplarına neden olabileceği endişeleri gündeme getirildi. Kadın örgütleri, dezavantajlı konumda olan kadınların eşit pazarlık gücüne sahip olamayacağına dikkat çekti.

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, yasal düzeyde herhangi bir mevzuat değişikliği olmadığını vurguladı. Açıklamada, “Bu iddiaların, Kasım 2024 tarihli Tapu Sicilinde Arabuluculuk Uygulamaları Genelgesi’nden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Söz konusu genelge, ortaklığın giderilmesi davalarında arabuluculuk anlaşmalarının resmi senet olmadan tapuda tesciline izin vermektedir. Ancak bir genelge, Türk Medeni Kanunu’nun miras paylarına ilişkin açık hükümlerini değiştiremez” ifadelerine yer verildi.

Medeni kanundaki miras hükümlerindeki değişiklik yok

Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) miras paylarını düzenleyen hükümleri, net bir şekilde değişmeyecektir. Tartışmalara yol açan Tapu Sicilinde Arabuluculuk Genelgesi, sadece arabuluculukla varılan anlaşmaların tapuda tesciline olanak tanıyor. Ancak bu durum, yasaların belirlediği miras hakkını ortadan kaldırmamaktadır. Buna karşın, tapu ve miras haklarındaki değişiklikler, kadınların hak kaybına uğrayacağına dair endişeleri artırmıştır.

Özellikle aile arabuluculuğu uygulamalarının, taraflar arasındaki güç dengesizliğinde ciddi hak kayıplarına yol açabileceği uyarısı yapıldı. Kadın örgütleri ve hukukçular, ekonomik, sosyal veya psikolojik açıdan dezavantajlı olan tarafın baskı altında kalabileceğini ve yasal haklarından feragat etmeye zorlanabileceğini belirtti.

Kadın örgütlerinden eleştiri: Mülkiyet hakkını zayıflatır

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, yapılan düzenlemenin kadınların miras hakkı için bir tehdit oluşturduğunu ifade etti. Federasyon, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, düzenlemenin şu şekilde eleştirildiğini duyurdu:

“Miras konusunda tapu işlemlerinde eşit paylaşımdan feragat edilerek anlaşmalı paylaşıma geçilmesi, ekonomik, sosyal ve hukuki açıdan dezavantajlı olan kadınlar ve çocuklar için ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Anlaşmalı paylaşım, kadınların baskı altında karar verdiği, ekonomik bağımlılıkları yüzünden eşit bir pazarlık gücüne sahip olamadığı koşullarda yürütülebilir. Bu tür düzenlemeler, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştirir, kadınların mülkiyet hakkını zayıflatır ve uzun vadede ekonomik güvencesizlik yaratır.”

“Yasal değişikliğe rastlamadık”

Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) tarafından yapılan eleştiride ise düzenlemenin şöyle değerlendirildiği belirtildi:

“Son günlerde basında sıkça ‘Tapuda mirasın eşit bölüşülmesi zorunluluğu kaldırıldı’ ve benzeri başlıklarla haberler yayınlandı. Bu haberlerde yasal bir dayanak gösterilmeden konunun sürekli işlenmesi dikkat çekici. EŞİK olarak kadınların miras hakkına yönelik ciddi bir tehdit olarak gördüğümüz bu haberlere karşı yaptığımız araştırmalarda ise herhangi bir yasal değişikliğe rastlayamadık. İstanbul Barosu, bu haberlerin 29/11/2024 tarihli Tapu Sicilinde Arabuluculuk Uygulamaları Genelgesi’ne dayandığını açıkladı.”

Kadınların eşit miras hakkına yönelik her türlü saldırıyı kınıyoruz. Adalet Bakanı’na bu konuda kamuoyuna neden açıklama yapmadığını sormakta ve acilen bir açıklama talep etmekteyiz.”

Anayasa vurgusu

Anayasa’nın eşitlik ilkesini yansıtan 10. maddesi ve Türk Medeni Kanunu’na göre, miras hakkı eşittir. Bu hak, genelgelerle ortadan kaldırılamaz. Söz konusu genelge, kadınların miras hakkından yararlanmada eşitsizlik, baskı ve hak kayıplarına yol açmaktadır. Ayrıca, Adalet Bakanı’nın kadınların ev içi emeklerine, nafaka ve maddi-manevi tazminat haklarına yönelik davalarda arabuluculuk getireceği açıklaması ciddi bir tehdit teşkil etmektedir; bu durum, devlet eliyle aile içi ekonomik şiddetin kurumsallaşması anlamına gelecektir.”

Mülkiyet ve miras paylaşımı gibi konular, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin en belirgin olduğu alanlardır. Arazi ve mülk edinimi çoğu zaman erkekler lehine şekillenmekte ve arabuluculuk süreçleri kadınlar açısından olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Aile içindeki uzlaşma adı altında arabuluculuk görüşmeleri, çoğu zaman kadınların haklarından feragat ettikleri durumlara dönüşmektedir.”

“Ekonomik şiddete asla izin vermeyeceğiz”

Eşit miras hakkı, Anayasa’ya ve hukuka açıkça aykırı bir genelgeye dayalı arabuluculuk süreçleriyle aşındırılamaz. Miras paylaşımı, bir uzlaşma ya da tarafları bir araya getirme meselesi değil, kadınların anayasal ve yasal bir hakkıdır. Devletin yükümlülüğü, kadınların ekonomik güvencelerini pazarlığa koymak değil, eşit yurttaşlık haklarını korumaktır. Eşit miras hakkımızdan asla vazgeçmeyeceğiz ve boşanma hukukundan kaynaklanan haklara dokunulmasına müsaade etmeyeceğiz.”

Kadınlara yönelik ayrımcılığa ve ekonomik şiddete kesinlikle izin vermeyeceğiz.”

“Bir genelge, Türk Medeni Kanunu’nun miras paylarına ilişkin açık hükümlerini değiştiremez”

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, arabuluculuk süreçlerine dair iddiaların yasal temellerini araştırdıklarını ancak bu iddiaları destekleyecek bir mevzuat değişikliğine rastlamadıklarını bildirdi.

Açıklamada, “Kasım 2024 tarihli tapu sicilinde arabuluculuk uygulamaları genelgesi ile ortaklığın giderilmesi davalarında arabuluculuk anlaşmaları için resmi senet şartının kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki bir genelge, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) miras paylarına ilişkin açık hükümlerini değiştiremez. TMK’daki eşit miras ilkesi geçerliliğini korumaktadır; alt düzenlemelerle bu ilkenin delinmesi hukuken mümkün değildir. Ayrıca, uygulamaların başlamasıyla birlikte, kadın mirasçıların hak kayıplarına dair başvuruların dikkate değer bir şekilde arttığı görülmektedir.”

Aile arabuluculuğu uygulamalarının yeniden gündeme geldiği bu dönemde, mevcut örnekler, bu süreçlerin kadınlar açısından ne denli riskli olduğuna dair bir kez daha önemli veriler sunmaktadır.

Toplumsal eşitsizliklerin belirleyici olduğu aile yapılarında arabuluculuk, hak arama yolu yerine haklardan vazgeçme sürecine dönüşmektedir. Toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri, ekonomik bağımlılık ilişkileri ve güç asimetrileri göz önüne alınmadan yürütülen arabuluculuk süreçleri, kadınların haklarından feragat etmeye zorlanması veya bu hakları dahi bilmeden imza atmalarına neden olmaktadır.

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak, arabuluculuk uygulamalarının kadınlar ve diğer dezavantajlı gruplar üzerindeki etkilerinin titizlikle değerlendirilmesi ve yasal çerçevenin gözden geçirilmesi gerektiğini kamuoyunun ve yetkili kurumların dikkatine sunuyoruz.”

Düzenleme neleri içeriyor?

Tapu işlemlerinde ve miras paylaşımında çeşitli değişiklikler getirildi. Yeni düzenlemeyle, daha önce mirasın eşit şekilde paylaştırılması zorunluluğu kaldırıldı. Aile içinde gayrimenkullerin devrini içeren işlemlerde noter onayı kaldırıldı; böylece aile arasında yazılı anlaşmalarla devir işlemleri gerçekleştirilebilecek. Miras paylaşımına ilişkin değişiklikler, yalnızca eşit paylaşımla sınırlı kalmayıp, hisseli taşınmazlarla ilgili kuralları da kapsıyor. Yeni düzenleme uyarınca, hisseli tapularda satış işlemleri için tüm hissedarların onayı gerekecek ve hissedarlar, tapu işlemlerine doğrudan katılma veya avukatları aracılığıyla gerçekleştirme imkanına sahip olacaklar.

 

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın