Kadir İnanır: Tarih ve Siyaset Üzerine Düşünceler

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Kadir İnanır: Tarih ve Siyaset Üzerine Düşünceler

‘Seçilmişlerin’ CHP’si ile ‘Atanmışların’ CHP’si arasındaki çatışma, sadece siyasetçiler için değil, toplum için de bir dönüm noktası oluşturuyor. Bazen, sessiz kalmak da bir ifade biçimi haline gelebilir. Mutlak Butlan kararının ardından sessiz kalanların durumu ise dikkatleri üzerine çekiyor. Tarih yazma fırsatını kaçırmamak için hangi tutumu alırsanız alın, gelecekte onun sonuçlarıyla yüzleşeceğiniz gerçeği her zaman geçerlidir. Kadir İnanır, geçmişine sahip çıkan bir sanatçı olarak biliniyor; çünkü oyuncu kimliğiyle yaşadığı toplumun yükümlülüklerinden kaçmamayı seçti. Bu yıl 21’incisi düzenlenen İşçi Filmleri Festivali’nin açılış filmi olan Hüseyin Karabey’in yönettiği ‘Kuzeyden Gelen Adam’ belgeseli, İnanır’ı anlatırken, CHP’nin fiili bölünmesi ve yargının siyaset üzerindeki etkilerine dair tartışmaların olmadığı bir dönemde çekildi.

Belgeselde Kadir İnanır’ın 12 Eylül darbesinin simgelerinden biri olan Kenan Evren’e karşı tutumunu keşfediyoruz. Tarih, Kenan Evren’i ve 12 Eylül sürecine karşı duranları yazmaya devam edecek.

İnanır, bu bağlamda şu ifadeleri kullanıyor: “Bu ülkenin aydın, pırıl pırıl, sağcısı solcusu, iyi yetişmiş gençlerini, o dinamizmi ortadan yok edip böyle depolitize bir toplum yaratmak için uluslararası güçlerle işbirlikçilerin yaptığı bir katliamdan başka bir şey değildir. Bu katliamı yapan adam benim için lanetli bir heriftir. 17 yaşındaki bir çocuğun yaşını büyütüp asan bir şerefsize ben saygı mı duyacağım? Herkes Kenan Evren’le görüştü, ben asla görüşmedim.”

46 yıl önce, temel insan haklarının ihlal edildiği ve binlerce insanın işkenceye maruz kaldığı dönemde, Kenan Evren toplumun gözlerinin içine bakarak şu sözleri sarf etmişti: “Türkiye’de birçok demokratik ülkede kâğıt üzerinde kalan özgürlükler rahatlıkla kullanılmaktadır.”

Bu durum, misyon sahibi aktörlerin ruh halini ortaya koyuyor. Yaptıkları eylemlere anlam katmaya çalışıyorlar. Eğer bu olmasa, Kılıçdaroğlu’nun Türkiye’nin demokrasisine ağır darbe vuran ‘mutlak butlan’ kararına ilişkin duyduğu kaygıyı şu sözlerle dile getirmesi mümkün olur muydu? “Önce CHP, sonra Türkiye arınacak. Biz sadece geçmişi temizlemeyeceğiz, geleceği de inşa edeceğiz.”

Tarihte nasıl bir yer edinmek istediğiniz, bir tercih meselesidir. 14 kardeşin en küçüğü olan, çocuk yaşta kaybettiği abisinin ardından yaşamı değişen Kadir İnanır, Kızıldere’de hayatını kaybeden öğretmen Fatsalı Ertan Saruhan’ın temsil ettiği değerlere bağlı kalmayı sürdürüyor. İnanır, Çözüm Süreci’nde Akil İnsanlar Heyeti’nde yer alarak, geçmişteki sıkıntıların bir daha yaşanmaması için mücadele etmeye devam ediyor. Belgesel boyunca, “Ömrümün geri kalan kısmını ben bu ülkenin sorunlarıyla, ortadan kalkması için verilen mücadelenin en önünde olmak için ayırdım” şeklinde düşüncelerini ifade ediyor.

Yaşamın anlamı, bireyin kendi heykelini nasıl yontmak istediği ile doğrudan ilişkilidir.

Annesinin “Seni düşürmek için bildiğim bütün metotları uyguladım oğlum, ölmedin. Meğerse sen Kadir İnanır olacakmışsın” dediği sanatçı şu anda hastanede. Umutla, ‘Büyük barışı’ görebilmek dileğiyle…

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın