Kafeler Dolu, Sofralar Boş: Ekonomi Gerçekleri

Haber MerkeziHaber Merkezi
2 okunma
Kafeler Dolu, Sofralar Boş: Ekonomi Gerçekleri

Türkiye gazetesi yazarı Ömer Ekinci, “ruj etkisi” kavramını ele alarak, ekonomik sıkıntılar nedeniyle bireylerin büyük harcamalar yerine daha küçük ve karşılanabilir lükslere yöneldiğini ifade etti. Ekinci, “Kafelerin dolu olması, ekonominin iyi olduğu anlamına gelmez; sofraların boş olması, ekonomik durumun kötü olduğunu gösterir” şeklinde bir değerlendirme yaptı.

Ekinci, bugünkü yazısında, şehirlerdeki kafelerin kalabalık olmasının ekonominin iyi olduğu izlenimini yaratmasının yanıltıcı olduğunu belirtti. “Yüzeyde, hareketli ve hatta zenginleşen bir görüntü var: Yeni açılan mekanlar, dolup taşan katlar ve gençlere hitap eden ışıklı tabelalar. Ancak bu görüntünün ekonomik anlamı, ilk bakışta göründüğünden çok daha ciddi bir tabloyu yansıtıyor” dedi.

iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!

ABONE OL

Ekinci, şunları kaleme aldı:

“İktisatçıların ‘ruj etkisi’ (lipstick effect) olarak adlandırdığı bir kavram bulunmakta. 1930’lardaki Büyük Buhran’dan bu yana birçok kez gözlemlenmiştir: İnsanlar kriz dönemlerinde büyük harcamalardan vazgeçerken, küçük ve ulaşılabilir lükslere yönelirler. Ev alamayan, tatile gidemeyen veya restoranda yemek yiyemeyen birey, bir kahveye ya da bir tatlıya ‘hakkım’ diyerek yönelir. Bugün caddelerimizi dolduran kafe kalabalıkları, aslında bir refah göstergesi değil; daralan bütçelerin bulduğu küçük nefes alma alanlarıdır.”

“Bir hesap yapalım: 150 liralık bir kahve, arkadaşlarıyla bir buçuk saat oturmak isteyen bir gencin karşılayabileceği bir bedeldir. 70 liralık çiğ köfte dürümü ise öğle yemeği yerine geçebilir. Fakat dört kişilik bir ailenin düzgün bir restoranda yemek yemesi günümüzde 2.000-3.000 lirayı bulmaktadır. Bu durum, halkın sofralarını küçülttüğünü ve kafelere yöneldiğini gösteriyor. Bu bir zenginleşme değil; finans literatüründe ‘downgrading’ olarak adlandırılan bir aşağı yönlü değişimdir. Tarihte, hangi toplum yediği yemeği küçültmüşse, sonraki nesillere daha fakir bir miras bırakmıştır.”

“Ne yapılmalı? İlk olarak, sorunun farkına varmalı ve doğru bir tanım yapmalıyız: Kafelerin dolu olması, ekonominin iyi olduğu anlamına gelmez; sofraların boş olması, ekonomik durumun kötü olduğunu gösterir. İkinci olarak, gençlerimizi franchise balonlarına değil; üretim, mühendislik, teknoloji ve tarım gibi gerçek katma değer sağlayan alanlara yönlendirecek politikalar geliştirmeliyiz. Üçüncü olarak, mahalle esnafını koruyacak, kira spekülasyonunu engelleyecek ve küçük lokantaları ayakta tutacak tedbirleri gündeme almalıyız.”

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

TIKLAYIN – Murat Batı yazdı: Kafelerin çoğalması refahın göstergesi mi? Yunanistan’ın “kafe ekonomisi” uyarısı.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın