Kalıcı Makyajda Dikkat Edilmesi Gerekenler!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Kalıcı Makyajda Dikkat Edilmesi Gerekenler!

Sabah uyandığınızda aynada mükemmel bir görüntüyle karşılaşmak, gün boyunca akmayan eyeliner ve silinmeyen ruj ile geçireceğiniz bir gün… Modern çağın en büyük kolaylıklarından biri olan “Kalıcı Makyaj”, doğru uygulandığında bir sanata dönüşebilirken, hatalı işlemlerle bir kabusa dönüşmesi de mümkün. Güzellik sektöründe kendini kanıtlamış isimlerden Cansu Durkun, kalıcı makyaj yaptırmadan önce dikkat edilmesi gereken önemli noktaları paylaştı.

İSTANBUL (İGFA) – Kalıcı makyaj (Mikropigmentasyon), son yıllarda kadınların en çok tercih ettiği uygulamalardan biri haline geldi. Ancak uzman olmayan kişiler tarafından gerçekleştirilen işlemler; kızıllaşan kaşlar, asimetrik dudaklar ve enfeksiyon riski gibi geri dönüşü zor sorunlar ortaya çıkarabilir. Cansu Durkun, “Kalıcı makyaj sadece bir güzellik işlemi değil, cildin altına işlenen bir imzadır” diyerek, işlemlerden önce dikkat edilmesi gereken temel kuralları sıralıyor.

İşte Cansu Durkun’un kaleminden, doğal ve kusursuz bir görünüm için göz önünde bulundurmanız gereken hususlar:

1. “Her Kaş Her Yüze Olmaz”: Altın Oran Matematiği

Sosyal medyada karşılaştığınız popüler bir kaş modeli, yüz hatlarınıza uygun olmayabilir. Cansu Durkun, bu konuda en büyük hatanın “trendlere kapılmak” olduğunu vurguluyor:

“Her yüzün kendine özgü bir matematiği ve yapısı vardır. Buna ‘Altın Oran’ diyoruz. İşlem öncesinde uzmanınızın yüz ölçümlerinizi alması ve taslağı onayınıza sunması gerekmektedir. Ezbere yapılan kaş uygulamaları, ifadenizi sertleştirebilir ya da sizi olduğunuzdan daha yaşlı gösterebilir.”

2. Pigment Kalitesi: Kaşlarınız Neden Turunculaşıyor?

Ucuza mal edilen kalıcı makyaj işlemlerinin en büyük tehlikesi, zamanla renk değiştiren pigmentlerdir.

Ağır Metallere Dikkat: İçeriğinde yüksek demir oksit bulunan kalitesiz boyalar, zamanla oksitlenerek kaşlarınızın rengi kiremit kırmızısına ya da maviye dönüşebilir.

Organik ve Doğal İçerik: Cansu Durkun, cilde zarar vermeyen, renk değiştirmeyen ve zamanla pudralaşarak ciltten atılan yeni nesil organik pigmentlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor.

3. Hijyen Lüks Değil, Kırmızı Çizgidir

Kalıcı makyaj, derinin üst tabakasına (epidermis) uygulanan invaziv bir işlemdir. Bu nedenle, sterilizasyon estetik kaygılardan önce gelmelidir.

Kullanılan iğnelerin tek kullanımlık olması ve işlem sırasında sizin yanınızda açılması gerekmektedir.

Uzman, işlem esnasında maske ve eldiven kullanmalıdır.

Ortamın klinik standartlarda sterilize edilmesi, Hepatit B ve diğer bulaşıcı hastalıklardan korunmak için son derece önemlidir.

4. İletişim: Uzmanınız Sizi Gerçekten Dinliyor mu?

Koltuğa oturduğunuz an, işlem başlamamalıdır. Cansu Durkun’a göre, iyi bir uzman önce iyi bir dinleyici olmalıdır:

“Müşterinin hayalindeki görüntü ile yapılabilecekler arasında dengeyi kurmalıyız. Cilt tipiniz (yağlı veya kuru), yaşınız ve günlük makyaj alışkanlıklarınız, seçilecek tekniği (Microblading mi, Pudralama mı?) belirler. Sizi analiz etmeden iğneyi eline alan uzmandan uzak durmalısınız.”

5. İşlem Sonrası Bakım: Sonucun %50’si Sizin Elinizde

Her ne kadar mükemmel bir uygulama yapılsa da, “iyileşme süreci” kurallarına uyulmadığında sonuç hayal kırıklığı yaratabilir. Cansu Durkun, işlem sonrası ilk bir haftanın kritik olduğunu belirtiyor:

Bölgeye su değdirilmemeli.

Güneşten korunmalı ve solaryuma girilmemeli.

Oluşan kabuklar asla koparılmamalı.

Cansu Durkun, kalıcı makyajın bir dövme olmadığını, zamanla ciltten silinen ve periyodik olarak tazelenmesi gereken bir konfor sunduğunu hatırlatıyor. “Yüzünüz en değerli giysinizdir, onu emanet edeceğiniz kişiyi seçerken fiyata değil, uzmanın referanslarına ve eğitimine dikkat edin” diyerek sözlerini tamamlıyor.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın