
Sabah gazetesi yazarı Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, kalp krizinin sessiz belirtilerini ve bu duruma karşı alınabilecek önlemleri ele aldı. Müftüoğlu, “Kalp krizi aniden gerçekleşmez. O muazzam motor, yani kalp, tamamen iflas edip çökmeden önce asla yüksek sesle bağırmaz; sadece derinden fısıldar.” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Müftüoğlu, köşesinde “Sürpriz Kardiyoloji” kavramına da değindi. Kalp krizinin ardındaki nedenlerin genellikle pek bilinmediğini belirterek, “Hiçbir kalp krizi bir gecede meydana gelmez. Sorun, o fısıldayan sesi ya duymamamız ya da duymak istemememizdir. Arabamızın motor sesi değişince hemen tamirciye koşarız, ancak merdiven çıkarken nefes nefese kalmayı ‘yaşlandık’ diyerek geçiştiririz.” şeklinde yazdı.
Müftüoğlu, ünlü tıp insanı Eric Topol’un yıllar önce ortaya attığı “Surprise Cardiology” (Sürpriz Kardiyoloji) kavramına dikkat çekerek, “Bugün tıbbın yeni ve sarsıcı vizyonu olan ‘Sürpriz İstemeyen Tıp’ (No Surprise Medicine) kavramı ve kalbimizin sessiz çığlıklarını nasıl duyacağımızı ele alacağız.” dedi.
Müftüoğlu, standart check-up’larda sıklıkla göz ardı edilen Lp(a), ApoB ve hs-CRP (hassas CRP) gibi değerlerin son derece önemli olduğunu vurguladı. Özellikle Lp(a)’nın genetik bir “damar sabotajcısı” gibi davrandığını belirtti. Kişinin sağlıklı bir yaşam sürmesine rağmen damar içinde sessiz bir riskin mevcut olabileceğini ifade etti.
Eski kardiyoloji yaklaşımının “Damar yüzde kaç tıkalı?” sorusunu sorduğunu, yeni yaklaşımın ise “Hangi plak tehlikeli, hangisi patlamaya hazır?” sorusunu öne çıkardığını belirten Müftüoğlu, yapay zekâ destekli görüntüleme sistemlerinin damarların detaylı haritasını çıkardığını ve artık darlığın yanı sıra plağın hacmine, yumuşaklığına ve çevresindeki iltihaplanmaya da bakıldığını ifade etti.
Daha önce kalp krizinin tek nedeni olarak kolesterolün öne çıktığını hatırlatan Müftüoğlu, günümüzde daha sinsi suç ortaklarının varlığına dikkat çekti. Bozulan gece uykusu ve mavi ışığın sirkadiyen ritmi bozması bu faktörler arasında yer alırken, kronik stres ve yalnızlığın da önemli bir yer tuttuğunu belirtti.
Kalbi korumanın en etkili ve ekonomik yolunun eczanede değil, vücudun kendi kaslarında bulunduğunu vurgulayan Müftüoğlu, kasların sadece estetik bir güç kaynağı değil, aynı zamanda sağlığı koruyan bir organ olduğunu ifade etti. İnsanların banka hesaplarını büyütmeye çalışırken kaslarını ihmal ettiğini, ancak yaşlılıkta asıl getirinin o korunan kaslardan geleceğini vurguladı.
Yazının tamamını okumak için tıklayın.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



