Kanal İstanbul Davasında Bilirkişi Raporu İtirazı

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Kanal İstanbul Davasında Bilirkişi Raporu İtirazı

Kanal İstanbul Projesi kapsamında, kıyı yapıları, yat limanları, konteyner limanları ve lojistik merkezlerin oluşturulmasına yönelik olarak 17 Ocak 2020 tarihinde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen 5774 sayılı ÇED Olumlu kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle Danıştay 4. Dairesi’nde bir dava açıldı. Dava sürecinde istenen bilirkişi raporuna itirazda bulunuldu.

Danıştay Dairesi, yürütmenin durdurulması talebinin, ek bilirkişi raporunun alınarak değerlendirilmesinin ardından ele alınmasına oy birliğiyle karar verdi.

Daire, 15 Kasım 2024 tarihinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında 21 uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 400 sayfalık raporu inceledi.

Bilirkişi raporuna karşı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan itirazlar üzerine, bazı teknik konuların netleştirilmesi gerektiğini belirten daire, bu konularla ilgili ek bilirkişi raporu alınmasına karar verdi.

Dairenin bilirkişilerden değerlendirilmesini talep ettiği başlıca konular arasında şunlar yer alıyor:

– Proje alanı ve etki alanındaki yerüstü ve yeraltı su kaynaklarına dair ÇED raporunda yapılan hidrojeolojik çalışmaların yeterliliği,

– Güzergah boyunca farklı zemin koşullarının göz önünde bulundurulmasıyla kanal için öngörülen tasarımın teknik ve bilimsel açıdan uygunluğu,

– Planlanan tüm yapılar ve deplase işlemlerinin inşaat ve yapım tekniklerinin yeterliliği,

– Kanal ile çevresindeki mevcut ve planlanan yerleşim alanları arasında güvenli ve uygun bir mesafe bırakılıp bırakılmadığı,

– Özellikle Küçükçekmece Gölü çevresi gibi aktif veya potansiyel heyelan alanlarının varlığı ve patlatma yönteminin inşaat faaliyetlerinin heyelan riskini artırıp artırmayacağı,

– Patlatma faaliyetlerinin deprem tetikleyici bir etkisi olup olmadığı,

– Olası bir deprem durumunda kanal yapısının ve diğer yapıların depremin etkilerini artırıcı bir rol üstlenip üstlenmeyeceği,

– Hafriyat çalışmaları ve diğer faaliyetlerin neden olacağı toz, partikül ve emisyonların hava kalitesi ile yüzeysel su kaynakları üzerindeki etkileri ve bu etkileri ölçmek için yapılan değerlendirmelerin yeterliliği,

– Kesilmesi planlanan ağaçların sayısının ÇED raporunda doğru bir şekilde tespit edilip edilmediği ve bunun mevcut orman ekosistemi üzerindeki etkileri,

– Kazı işlemlerinden kaynaklanacak malzemeye ilişkin ÇED raporundaki değerlendirmelerin yeterliliği.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın