
12 Nisan 2026 14:20
Güncelleme: 12 Nisan 2026 15:18
Hürriyet yazarı Dr. Furkan Burak, kanser aşılarıyla ilgili toplumda yaygın olarak dolaşan yanlış bilgileri ele aldığı bir yazıda, okuyucularına “Kanser aşısı bulundu mu?” sorusunun cevabını sundu.
Yazısında, kanser aşılarını üç ana kategoriye ayıran Dr. Burak, bu kategorileri “koruyucu,” “tedavi edici” ve “kişiselleştirilmiş” olarak tanımladı. Koruyucu kanser aşılarının doğrudan kanseri değil, kansere yol açabilecek viral enfeksiyonları engelleme amacı taşıdığını belirten Burak, kanser vakalarının yaklaşık yüzde 15-20’sinin viral enfeksiyonlarla ilişkili olduğuna dikkat çekti. HPV ve hepatit B gibi virüslere karşı geliştirilen aşıların, hastalık ortaya çıkmadan önce kanser riskini önemli ölçüde azalttığını vurguladı.
Tedavi edici kanser aşılarının, mevcut tümörleri hedef alarak bağışıklık sistemini kanser hücrelerine karşı harekete geçirmeyi amaçladığını ifade eden Dr. Burak, kanser hücrelerinin bağışıklık sistemince “yabancı” olarak kolayca ayırt edilememesinin ve her tümörün farklı özellikler taşımasının bu süreci zorlaştırdığını aktardı. Bilim insanlarının, bu hücrelere özgü belirteçleri daha iyi tanımasıyla kişiye özel tedavi yöntemlerinin geliştiğini belirten Burak, prostat kanserinde kullanılan Sipuleucel-T ve mesane kanserinde uygulanan BCG aşısını bu alandaki dikkate değer örnekler arasında gösterdi.
Dr. Burak, kanser tedavisinde önemli bir yere sahip olan kişiselleştirilmiş aşıların, hastanın kendi tümörüne özgü olarak tasarlandığını ifade etti. Bu aşılar, sadece kanser hücrelerinde bulunan “neoantijenleri” hedef alarak bağışıklık sistemine net bir hedef sunduğunu belirten Burak, sağlıklı dokulara zarar verme riskinin bu sayede azaldığını aktardı. Bu yöntemin daha hedefe yönelik ve daha az yan etkili bir tedavi yaklaşımı sunduğunu vurgulayan Burak, özellikle melanom, pankreas ve akciğer kanserinde umut verici sonuçlar elde edildiğini kaydetti.
“Belki tek bir ‘kanser aşısı’ yok,” diyen Dr. Burak, “Ama artık kanseri daha iyi anlıyor ve her hasta için daha doğru, daha hedefe yönelik çözümler geliştirebiliyoruz. Asıl değişim de tam olarak burada; hastalığın değil, hastanın merkeze alındığı yeni bir tıpta,” şeklinde ekledi.
Yazının tamamını okumak için tıklayın.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



