
İzmir’de 71 yaşındaki Rüstem Teker, 69 yaşındaki kanser hastası eşi İzadiye Teker’i tabancayla yaşamdan kopardı. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi, bu olay sonrası Rüstem Teker’e ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Mahkeme, Teker’in “karısının kendisine ilgi göstermediği ve yatarken arkasını döndüğü” şeklindeki savunmasını, haksız tahrik olarak değerlendirmedi.
Sabah gazetesinden Ceyhan Torlak’ın aktardığına göre, Bornova ilçesindeki Rafet Paşa Mahallesi’nde 15 Ekim 2025 tarihinde Rüstem Teker, kanser tedavisi gören eşi İzadiye Teker’i silahla öldürdü. Olayın ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Rüstem Teker hakkında “eşini kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis ve “ruhsatsız ateşli silahlar ile mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma” suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenledi.
10 Nisan’da İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirilen ilk duruşmada, sanık Rüstem Teker’e “eşe ve kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilirken, “ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri taşımak veya bulundurmak” suçundan 1 yıl hapis ve 10 bin lira adli para cezasına çarptırıldı.
Mahkeme, gerekçeli kararında maktulün kanser tedavisi gördüğünü ve olay günü hastaneden yeni döndüğünü ifade etti. Kararda, tutuklu Rüstem Teker ile kızı A.T. ve komşuları F.K.’nın ifadelerine de yer verildi. Çiftin çocukları A.T., babasının annesine uzun süredir fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını belirtti.
“Maktulün davranışlarının haksız tahrik sebebi sayılması mümkün değildir”
Gerekçeli kararda şu hususlara yer verildi:
“Sanık, ifadelerinde eşinin kendisine halini hatırını sormadığını, saymadığını ve yatarken arkasını döndüğünü, bu durumun kendisini sinirlendirdiğini, alkolün etkisiyle eylemi gerçekleştirdiğini belirtmiştir. Ancak sanığın bu açıklamaları, kişisel bir değerlendirme içerdiğinden, genel yaşam kuralları çerçevesinde maktulün davranışlarının haksız tahrik sebebi sayılmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmamış, sanığın eylemi gerçekleştirdiği aşamadaki kastının yoğunluğu ve maktulü ile kızına yönelik suçlayıcı beyanları dikkate alındığında, suçtan pişmanlık duyduğu yönünde mahkemede olumlu bir kanaat oluşmamıştır.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



