
Ayhan Bora Kaplan’a ait suç örgütünün yeniden görülen davasında tanık U.D, savunmasında Serdar Sertçelik’e ait olduğu iddia edilen ve avukat Recep Öksüz’ün bürosunun kapısına bırakıldığı belirtilen telefon hakkında “Kapıda poşet bulup masaya bıraktım” ifadesini kullandı. Savcının “Parmak iziniz yok” sorusuna tanık U.D, “Bilemem” şeklinde yanıt verdi. Sanık Ayhan Bora Kaplan, telefona dair tutanakta telefonun Murat Çelik, Şevket Demircan, Recep Öksüz ve diğer bir avukat tarafından bulunduğunun yer aldığını belirterek, “Telefonu kim buldu?” diye sordu. Kaplan, bu sorunun ardından avukatın yönlendirme yaptığını iddia ederek kamera kayıtlarının incelenmesini talep etti.
Ayhan Bora Kaplan (ABK) suç örgütüne yönelik olarak, 17’si tutuklu toplam 61 sanığa verilen bazı cezaların istinaf mahkemesi tarafından bozulmasının ardından başlatılan yeni süreçte, operasyonu gerçekleştiren polisler ile Kaplan’ın avukatları ve M7 kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik’in dosyalarının birleştirilmesiyle oluşturulan 76 sanıklı davanın ilk duruşmasının sekizinci celsesi gerçekleştirildi.
Duruşma, Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Sincan Cezaevi Kampüsü’nde yapıldı ve Ayhan Bora Kaplan’ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar duruşma salonunda hazır bulundu.
Duruşmaya, eski AKP Ankara İl Başkan Yardımcısı Barış Kurt’un savunmasıyla devam edildi. Kurt, “Ben harita mühendisiyim. Hayatı boyunca hiç sabıkası olmamış birisiyim. Herhangi bir suç örgütüne üye değilim. İhtiyacım da yok. Babamın durumu iyi. Erkan Doğan olayıyla suçlanıyorum ama Akman Plaza’ya gitmedim. Albümde de yokum. Bora Kaplan’ı tanıyorum, birçok kişi gidiyordu mekanlarına. Ben de öyle gitmişim, tanışmışımdır” şeklinde konuştu.
Kurt: “Sadık Soylu ile adliyeye gittiğim söyleniyor”
Kurt, savunmasına devam ederek, “Sadık Soylu ile adliyeye gittiğim ve baskıda bulunduğum söyleniyor. Sadık Soylu’yu tanırım ama onunla hiç adliyeye gitmedim. Cengiz Haliç ile Mahfuz Tatar cinayeti sonrası Tatar aşireti ile görüşmek için bir otele gittiğim söyleniyor. Ben gitmedim. HTS kayıtlarımı çıkartın. Erkan Doğan ifadesinde ‘Barış Kurt bana vurmadı’ diyor. Hiçbir yerde olmadığım anlaşılınca azmettiricilikle suçlandım. Azmettirici olmak için olay yerinde olmaya gerek yok.” ifadelerini kullandı.
“Bora Kaplan ile bir gün olsun bir arama kaydım yok”
Kendisine ana davada “kasten yaralama” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından hapis cezası verildiğini belirten Kurt, “Azmettirmeden bana burada ceza isteniyor. Eğer Ayhan Bora Kaplan örgüt lideri ise ben de üyeysem nasıl örgüt liderini azmettirebilirim? Bu çelişkinin giderilmesini istiyorum. Bora Kaplan ile bir gün olsun bir arama kaydım yok. Çıkarılsın bunlar. Bir konuşmam çıkarsa bana müebbet cezası verilsin. Ben beraatimi istiyorum. Hiçbir örgüte üye değilim. Kimsenin bana talimat verme durumu olamaz. Maddi durumum da çok iyi. Ben neden böyle bir şeye ihtiyaç duyayım?” dedi.
Keskin: “Tek suçumuz güvenlik olarak çalışmamız”
Duruşmada savunma yapan sanık Kanber Keskin, “Tek suçumuz Ayhan Bora Kaplan’ın sahibi olduğu mekanda güvenlik olarak çalışmamız. Ek iş olarak yapıyordum. Belediyedeki işimden kovuldum. Evime koç başı ile girildi. Kızıma silah doğrultuldu” şeklinde ifade verdi.
Keskin’in avukatı, “Müvekkilim gizli tanık beyanları nedeniyle tutuklu. FETÖ uygulamaları devam ediyor. Gizli tanıklıktan kötü niyetli şekilde yararlanılıyor. Müvekkilime yapılan haksız suçlamalardan beraatini talep ediyorum” dedi.
Mahkeme Başkanı, Serdar Sertçelik’in anne ve babası ile kardeşinin de tanık olarak çağrıldığını belirterek, Sertçelik’e bu konuda bilgisi olup olmadığını sordu. Sertçelik, “Pazartesi gelecekler” yanıtını verdi.
Duruşma salonu önüne kadar silahla gelindi
Erhan Bakioğlu’nun avukatı Baran Tansu, duruşmada söz alarak, “Duruşma salonunun önüne silahla gelirken, Murat Çelik’in yanındaki bir şahıs buraya kadar ilerledi. Burada ne amaçla bulunduğunu bilmediğimiz insanlar var. Tutanağa geçmesini istiyoruz. Duruşma salonunun önüne kadar geldi. Burası bir adliye ve hepimiz için tehdit oluşturuyor” şeklinde beyan etti.
Sağlam: “Ben bu olaydan dolayı işe giremiyorum”
Savunma yapan sanık Murat Sağlam, “Ben bu suç örgütüne üye değilim. Olaydan önce düğünüm oldu. Düğünüme buradan kimse gelmedi. Yeni bir bebeğim doğdu ama eşim işe girecek. Ben işe giremiyorum bu olaydan dolayı. Beraatimi ve duruşmalardan vareste tutulmamı istiyorum” ifadelerini kullandı.
Çiftçi: “Beni tutuklayan iddialar araştırılmadı”
Tutuksuz sanık 3. sınıf emniyet müdürü Necdet Atilla Çiftçi, “Hakkımdaki iddia, odamda kırçıl saçlı biri ile tokalaşmam. Ancak bu kişinin tespit edilmesi ile ilgili hiçbir işlem yapılmadı. Benim hakkımda 1 yıl 15 günlük hapis cezası verildi” dedi.
Çiftçi, “19.44’te Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ndeydim, Muhammed Kaplan ise Necatibey Caddesi’nde. Bu operasyonu yapan arkadaşlar işlerini eksik yapmışlar. Ben bu olayın hiçbir yerinde yokum. Suçlamaların tamamını reddediyorum” şeklinde konuştu.
Tanıklar dinlendi
Duruşmada SEGBİS üzerinden tanıklık yapan polis memuru O.Y, “Şubeye başladığımda kamera kayıtlarının yedeklenmesini istemişti” dedi. Tanık olarak dinlenen başka bir polis memuru A.D de “Sertçelik’in vurulması ve gözaltına alınmasında bir sorun olup olmayacağına dair rapor almam istendi. Ben de proje bölümüne teslim ettim” şeklinde ifade verdi.
“Sabah işe geldiğimde kapıda bir poşet gördüm”
Tanık U.D, “Sabah işe geldiğimde kapıda bir poşet gördüm. Poşeti aldım ve Recep Bey’in masasına baktım. Belki anahtarı yoktu, kapının önüne bırakıp gidebileceğini düşündüm” dedi.
“Kim buldu bu telefonu?”
Duruşma savcısının “Poşette parmak iziniz tespit edilmemiş” demesi üzerine tanık U.D, “Bunu bilemem” yanıtını verdi. Ayhan Bora Kaplan, “Tutulan tutanakta poşeti Murat Çelik, Şevket Demircan, Recep Öksüz ve diğer avukat buldu deniyor. Ş
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



