
iahaber Haber Merkezi
Mustafa Yeneroğlu, AİHM Büyük Dairesi’nin Osman Kavala ile ilgili verdiği kararı değerlendirdi. Kavala’ya sekiz yılı aşkın bir süredir uygulanan haksızlıkların bir kez daha gün yüzüne çıktığını belirten Yeneroğlu, “Türkiye açısından son derece ağır bir kararla karşı karşıyayız” şeklinde konuştu.
BU HABERİ, iahaber ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
ABONE OL
Zaten abone misiniz?
Üye girişi yapın
Yeneroğlu, “Osman Kavala hakkında daha önce alınan AİHM kararına uyulmadı, beraat kararı iptal edildi, aynı olaylar farklı suçlamalarla yeniden yargılandı ve neticede ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Bugün geldiğimiz aşamada tartışılması gereken, Kavala’nın neden serbest bırakılması gerektiği değil, kesin ve bağlayıcı AİHM kararının neden hâlâ uygulanmadığıdır. Osman Kavala derhal özgürlüğüne kavuşturulmalıdır” ifadelerini kullandı.
AİHM Büyük Dairesi, Osman Kavala’nın ikinci başvurusunda Türkiye’yi altı maddeden mahkûm etti ve en kısa sürede serbest bırakılması gerektiğini vurguladı.
“AİHM, Osman Kavala’nın Türkiye’deki yargılanma sürecinin meşru bir ceza adaleti taşımadığı sonucuna vardı”
AİHM Büyük Dairesi’nin kararındaki tespitlerin ciddiyetine vurgu yapan Yeneroğlu, sözlerine şöyle devam etti:
“Mahkeme, Kavala’nın tutukluluğunu sürdürebilmek için sürekli yeni gerekçeler arayışını kötü niyetli bir tutum olarak değerlendirmektedir. Mahkûmiyet sonrasında devam eden tutukluluğu ise açık bir adaletsizlik olarak nitelendirmektedir. Daha da önemlisi, bu sürecin meşru bir ceza adaleti amacı taşımadığını belirtmektedir. Burada farklı bir hukuki yorumdan veya delillerin farklı değerlendirilmesinden bahsetmiyoruz. AİHM, hukuk mekanizmalarının bir insanı özgürlüğünden mahrum bırakmak için nasıl istismar edildiğine dair son derece ağır tespitlerde bulunmaktadır.”
Kavala’ya yöneltilen suçlamaları da gündeme getiren Yeneroğlu, “Bir kişinin mesleği, kimlerle görüştüğü, siyasi görüşü ya da toplumdaki konumu değil, hangi somut fiili işlediği önemlidir. ‘Stratejik rol’ gibi soyut değerlendirmelerle, şiddet eylemlerine somut ve kişisel katılımı kanıtlanamayan birini ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm etmek, ceza hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmaz. Sivil toplum faaliyetlerinden suç, kanaatlerden delil üretilemez” dedi.
“Gezi tutmayınca darbe, darbe tutmayınca casusluk…”
Yargılama sürecini “Önce kişi seçilip sonra o kişiyi cezaevinde tutacak suçlama aranmaz” ifadesiyle eleştiren Yeneroğlu, “Gezi tutmayınca darbe, darbe tutmayınca casusluk, casusluk da tutmayınca beraat edilen davadan mahkûmiyet verilmiştir” şeklinde konuştu.
Yeneroğlu, bu kararın ardından Kavala’nın tahliyesinin gerekliliğini vurgulayarak, “Yetkili mahkeme, CMK’nın 311/1-f maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi ve infazın durdurulması konusunda derhal harekete geçmelidir. Karar kesindir” dedi. Ayrıca, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Mine Özerden ve Çiğdem Mater Utku’nun da tahliye edilmesi çağrısında bulunarak, “Sekiz buçuk yıldır devam eden bu haksızlık artık son bulmalıdır. Osman Kavala’nın özgürlüğüne kavuşması, kendisine yapılacak bir iyilik veya iktidarın göstereceği bir lütuf değildir. Bu, hukukun en asgari gereğidir” ifadelerini kullandı.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



