
KAYSERİ (İGFA) – Kayseri Ticaret Odası (KTO) Şubat Ayı olağan meclis toplantısı, M.Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.
Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan’ın yönetiminde gerçekleşen bu toplantıya; KTO Başkanı Ömer Gülsoy, KTO Yönetim Kurulu Üyeleri, meclis ve komite üyeleri, Meclis Başkanlık Divan üyeleri ile basın mensupları katıldı.
Toplantı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından, Şubat ayında gerçekleştirilen faaliyetler değerlendirildi ve Gündem maddeleri oy birliği ile kabul edildi.
Gündem değerlendirmesinde bulunan Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, konuşmasına 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerden bahsederek başladı. Depremin acısının hala taze olduğunu vurgulayan Gülsoy, “Depremin kalplerimizde bıraktığı o derin sızı hiç dinmedi. Bu büyük yıkımda kaybettiğimiz canlarımızı rahmetle anıyor, kederli ailelerine bir kez daha sabırlar diliyorum. Yüce Rabbim ülkemizi her türlü afetten korusun, milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın.” ifadelerini kullandı.
“ESKİ DÜNYA BİTTİ, YENİ KURALLAR YAZILIYOR”
Küresel ekonomideki dönüşümlere dikkat çeken Gülsoy, “Dünya ekonomisi artık bildiğimiz o güvenli limanlardan hızla uzaklaşıyor. Ticaretin baskı altına alındığı, kaynak rekabetinin sertleştiği ve bölgesel dengelerin kökten sarsıldığı yeni ve oldukça zorlu bir dönemin tam ortasındayız. Eski ezberler bozuluyor; yerini belirsizlik ve stratejik hamlelere bırakıyor. Dünya Bankası ve Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 raporları da bunu işaret ediyor. Yapay zeka artık sadece bir yazılım değil, ekonominin ve ulusal güvenliğin yeni cephesidir. Küresel su krizi ve iklim şokları, sanayicinin doğrudan ‘ekonomik iflas’ riskidir. Kritik Mineraller ve Enerji Güvenliği üzerindeki kavga, dünyayı çok kutuplu ve sert bir rekabet alanına dönüştürüyor. Ticaret Korumacılığına yönelme çabaları artıyor. Serbest ticaretin yerini gümrük duvarları alıyor. Bu durum, kaynaklarımızı daha verimli kullanma, dijitalleşmeyi hayatın içine entegre etme ve dayanıklılığımızı artırma zorunluluğunu getiriyor. Türkiye olarak bu dönüşümün sadece izleyicisi değil, oyun kurucularından biri olma iradesini hep birlikte göstermeliyiz. ‘Sınırda Karbon Düzenlemesi’ gibi başlıkları sadece bürokratik bir engel olarak görmemeliyiz. Eğer süreci iyi yönetirsek, bu yeşil dönüşümü bir rekabet avantajına çevirebiliriz.” şeklinde konuştu.
“GÜMRÜK BİRLİĞİ GÜNCELLENMELİ, VİZE DUVARI YIKILMALI”
Avrupa Birliği ile ilişkilerin bel kemiğinin Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve Vize Serbestisi olduğunu vurgulayan Gülsoy, “Türk iş dünyasının küresel rekabet gücü önündeki en büyük engel vize sorunudur. Bu durum, sadece bir seyahat özgürlüğü meselesi değil; ticaretin akışını bozan teknik bir engeldir. AB ile müzakere sürecinin yeniden canlanmasını memnuniyetle karşılıyoruz; ancak artık somut adımlar bekliyoruz.” dedi.
“MARMARA’NIN YÜKÜNÜ ANADOLU OMUZLAYACAK”
2019’dan beri savundukları “Orta Anadolu Üretim Havzası” projesinin hayata geçmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Gülsoy, “Sanayinin Marmara’ya sıkışıp kalması büyük bir riskti. 16 Ocak’ta yürürlüğe giren ‘Mega Endüstri Bölgeleri Master Planı’, yıllardır hayalini kurduğumuz havza modelinin tam kendisidir. Marmara’nın deprem yükünü hafifletecek bu plan ile Kayseri, Aksaray, Konya, Niğde ve Yozgat gibi illerimiz Türkiye’nin yeni ekonomik kalbi haline geliyor. 59 bin hektarlık dev bir yatırım alanından bahsediyoruz; bu, mevcut OSB’lerimizin 16 katı büyüklüğünde! Bu proje ile 1960’lardan bu yana devam eden iç göç duracak ve Anadolu’nun evlatları kendi topraklarında iş sahibi olacaktır.” ifadelerini kullandı.
“ENFLASYONU DÜŞÜRÜRKEN ÜRETİMİN ÇARKLARINI YAVAŞLATMAMALIYIZ”
Ekonomi yönetiminin enflasyon hedeflerini desteklediklerini ancak üretimin aksamaması gerektiğini belirten Gülsoy, “Merkez Bankası’nın yüzde 16’lık yıl sonu hedefini kararlılık göstergesi olarak görüyoruz. Ancak enflasyonu düşürürken üretimin çarklarını yavaşlatmamalıyız. Fiyat istikrarı ile üretim sürdürülebilirliği arasındaki ince çizgiyi korumak zorundayız. BDDK’nın kredi kartı kısıtlamalarını anlıyoruz; fakat bunun küçük işletmeler ve iç talep üzerindeki etkilerini dikkatle izlemek gerekiyor.” dedi.
SANAYİCİYE 100 MİLYAR TL’LİK CAN SUYU
Üreticilerin enflasyon ve enerji maliyetleriyle mücadele ettiğini hatırlatan Gülsoy, yeni açıklanan finansman paketine ilişkin, “100 Milyar TL’lik dev finansman paketi ve işletme başına 50 milyon TL limitli imkân, tam da ihtiyacımız olan ‘can suyu’dur. Açıklanan uygun koşullu kredi paketi, hükümetin iş dünyasının sesine kulak verdiğinin önemli bir göstergesidir. Kayseri iş dünyası olarak, sürdürülebilir büyüme ve istihdam kapasitemizi artıracak bu kıymetli adım için Sayın Cumhurbaşkanımıza ve ekonomi yönetimimize teşekkür ediyoruz. Amacımız sadece günü kurtarmak değil, geleceğin üretim ekosistemini inşa etmektir.” şeklinde konuştu.
GÜLSOY’DAN ATATÜRK’ÜN VİZYONUNA VURGU: “ÜRETMEYE MECBURUZ”
Türkiye’nin yaşadığı zorlu süreçlere rağmen umutsuzluğa yer olmadığını vurgulayan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri iş dünyasının “karamsarlık” yerine “çalışma” odaklı vizyonunu hatırlattı. Ülke ekonomisine duyulan güveni dile getiren Gülsoy, “Ülkemiz krizlerden, pandemiden ve asrın felaketi depremlerden geçti; hala da sınanmaya devam ediyoruz. Ancak biz meseleye karamsarlık penceresinden bakmadık. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi; ‘Üretmeye mecburuz!’ Kayseri iş dünyası olarak, ülkemizin ekonomik gücünü artırmak için ortak akılla, durmadan ve yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.
Konuşmasının sonunda oda faaliyetlerine değinen Gülsoy, “Bizim amacımız Kayseri’nin adını her platformda en yukarıya taşımak ve üyelerimizin ticaretine değer katmaktır.” şeklinde ifade etti.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



