Kayyım Uygulaması Kaldırılmalı, Özgürlükler Güçlendirilmeli

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Kayyım Uygulaması Kaldırılmalı, Özgürlükler Güçlendirilmeli

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan rapor, komisyon üyeleri tarafından onaylandı. Yapılan oylamada 47 üye raporu kabul ederken, 2 üye red oyu kullandı ve 1 üye çekimser kaldı.

Raporun içeriğinde yerel yönetimlerde kayyım uygulamasının sona erdirilmesi, gösteri yürüyüşleri ile ifade özgürlüğüne yönelik engellerin kaldırılması ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmasına dair maddelere yer verildi.

”KAYYIM” UYGULAMASINA YÖNELİK ÖNERİ

Komisyonun yerel yönetimlerle ilgili bölümü, kayyım uygulamasının sonlandırılmasına yönelik ifadeler içermektedir. Raporda yer alan öneriler arasında şu ifadeler bulunmaktadır:

”Demokratik siyaset zemininin güçlendirilmesi amacıyla idari sistemin, daha demokratik ve yüksek hukuki standartlara sahip olacak şekilde yeniden yapılandırılması mümkündür.

”Anayasa’dan kaynaklanan idari vesayet yetkisinin, demokratik toplumun gerekliliklerine uygun bir biçimde kullanılması; başkanın yalnızca kanunda belirtilen sebeplerle görevden alınması durumunda belediye meclisi tarafından seçim yapılmasını öngören mevzuat düzenlemeleri önerilmektedir.”

”AİHM VE AYM KARARLARININ UYGULANMASI”

Raporda AİHM ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanmasına dair önemli hususlar şu şekilde belirtilmiştir:

”Anayasa’ya göre Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluşları bağladığı hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.

Türkiye’nin kabul etmiş olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını icra etme oranı yaklaşık %90 olup, Avrupa Konseyi üyesi ülkelerin bu oranı ise yaklaşık %80’dir. Bu yüksek orana rağmen, Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti olma niteliğini pekiştirmek için AİHM ve AYM kararlarına tam uyulmasının önemi açıktır.

AİHM ve AYM kararlarına uyumu sağlamak için mevcut mekanizmaların güçlendirilmesi ve yeni etkili mekanizmaların oluşturulması gerekmektedir. İdarenin işlemlerinden ve yargının işleyişinden kaynaklanan engellerin kaldırılması önerilmektedir.”

GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ HAKKI VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ

<pRaporda, mevzuatın gözden geçirilmesi gerektiği vurgulanarak, gösteri yürüyüşleri ve ifade özgürlüğü konusundaki düzenlemeler şu şekilde önerilmektedir:

”Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu, hakkın özünü koruyacak ve hürriyet alanını genişletecek biçimde yeniden düzenlenmelidir.

Şiddet içermeyen herhangi bir eylem terör suçu olarak nitelendirilmemeli ve ifade özgürlüğü çerçevesindeki eylemler terör suçu sayılmamalıdır.

Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu’nun, hukukun belirliliği ilkesine uygun olarak ifade özgürlüğünü güçlendirecek şekilde revize edilmesi önerilmektedir.”

İNFAZ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİ

Rapor, ceza hukuku ve infaz sistemine ilişkin şu önerileri içermektedir:

”İnfaz mevzuatının; AİHM ve AYM içtihatlarıyla taraf olunan uluslararası sözleşmeler doğrultusunda, infaz adaletini esas alarak yeniden ele alınması önerilmektedir.

Mahkûmların koşullu salıverilme koşulları ve infaz sürelerinin, evrensel ceza hukuku ilkelerine uygun olarak daha adil, eşitlikçi ve kapsamlı bir yaklaşımla düzenlenmesi hedeflenmektedir.

Hasta ve yaşlı tutuklu/hükümlüler için yaşam hakkının önceliği vurgulanarak, “infaz ertelemesi” kurumu bu hassasiyetle değerlendirilmelidir.

Cezaevleri idaresi ve gözlem kurullarının yapıları ile karar süreçlerinin mevcut aksaklıklar göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirilmesi önerilmektedir.

Tüm yargısal süreçlerde tutuksuz yargılamanın esas alınması gerektiği; tutuklamanın yalnızca kanundaki istisnai şartlara bağlı bir “istisna” olarak kalması için mevzuatın güncellenmesi hedeflenmektedir.”

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın