
Haber : Uğur İSTANBULLU
(ARTVİN) – Artvin’in Kemalpaşa ilçesinde esnaf, hayat pahalılığından şikayetçi. Nakliyecilik yapan Seyfettin Albay, sektörde ciddi bir çöküş yaşandığını ifade ederek, “Antalya’dan 30 bin liraya yük alıyoruz, varana kadar para eriyor. Kâr etmeyi bırakın, cebimizden mazot parası veriyoruz” şeklinde konuştu. Çaycı esnafı ise işlerinin durma noktasına geldiğini belirterek, “Vatandaşın cebinde çay parası yok. Veresiye defterimiz doldu, yeni defterler açtık. İnsanlar çarşıya inemiyor, birbirine çay ısmarlayamıyor” dedi.
Kemalpaşa sakinleri, hayat pahalılığı nedeniyle evlerine alışveriş yapmanın zorlaştığını dile getiriyor. Saç-sakal tıraşını dahi pazarlıkla yaptırmaya çalışan vatandaşlar, temel ihtiyaçlarını karşılamada zorluk çekiyor. İlçede kuaförden nakliyeciye kadar pek çok esnafın işlerinin iyi gitmediği belirtilirken, bir çaycı esnafı, bir ay içinde ikinci veresiye defterini doldurmaya başladığını ifade etti.
“Kazanmıyoruz, üstüne cebimizden harcıyoruz”
Kemalpaşalı nakliyeci Seyfettin Albay, artan maliyetler ve düşen alım gücü nedeniyle sektörün büyük bir çöküş yaşadığını belirterek, “30 bin liraya aldığımız yük yolda eriyor, kâr etmeyi bırakın mazotu cebimizden ödüyoruz. Vatandaş pazardan kilo ile değil, tane ile alışveriş yapıyor” dedi.
Albay, konuşmasına şöyle devam etti:
“Kemalpaşalıyım, şoförlük ve nakliyecilik yapıyorum. Günümüz şartları hakkında konuşacak olursak, nakliye sektörü tamamen çökmüş durumda. İnsanlar mağdur. Kamyoncu ve nakliyeci arkadaşlarımız, örneğin Antalya’dan 30 bin liraya yük alıyor. Ancak varana kadar o para zaten erimiş oluyor. Kâr etmeyi bırakın, cebinden mazot parası ödeyenler var. Bu yüzden kimse ne yapacağını bilemiyor.
Pazara gittiğinizde; patlıcan 300 lira, domates 200 lira. İnsanlar artık kilo ile değil, tane ile almak zorunda kalıyor. Önceden iki-üç kilo alanlar şimdi iki tane alabiliyor. Küresel yoksulluk, savaşlar ve uluslararası gelişmelerin etkisiyle Türkiye’de ciddi bir ekonomik çöküş yaşanıyor. Bu durumu yaşamak istemiyoruz.
Kemalpaşa, Serhat’ta yer alan şirin ve yeni bir ilçemiz. Türkiye’nin ve komşu ülkelerin kapısı konumunda. Böyle bir yer olmasına rağmen burada yeterli ayrıcalık yok. Uluslararası bir geçiş noktası olmasına rağmen tır parkımız yok, organize sanayi bölgemiz yok. Küçük bir yerde altı tane eczane var ama hastanemiz tam anlamıyla faaliyete geçmiş değil. Ne zaman tam işler hale gelir, o da belli değil.
“Büyük balık küçük balığı yutuyor”
Nakliye sektörü tamamen çökmüş durumda. İnsanlar dün alabildiği parçayı bugün alamıyor. Dün evine götürdüğü yiyecekleri bugün alamıyor. Pazar filesini doldurmakta zorlanıyorlar. Emekli maaşları da çok düşük. Mecliste insanların yüksek maaşlar alırken, emeklinin cebindeki 20 bin liraya bile göz dikilmesi kabul edilemez. Bu şartlarda günün sonunda elde avuçta hiçbir şey kalmıyor. Dertlerimizi dile getirdiğimizde suçlanıyoruz ama mecburen konuşmak zorundayız. Umarım yetkililer bu durumu duyar ve bir çözüm bulurlar. Ancak gidişata bakıldığında, düzelmesi pek mümkün görünmüyor. Çünkü büyük balık küçük balığı yutuyor.”
“Kemalpaşa’da saç sakal traşı 600 lira”
Kuaförde ücret pazarlığı başarısızlıkla sonuçlanan Kemalpaşalı Mikail, “Sıradan bir insanım, kahvecilik yapıyorum. Şu an kuafördeyiz. Bir saç-sakal tıraşı 600 lira olmuş. Daha ne diyelim? Bu sabah geldim, iki kişi liraya TL vermeye çalıştık ama kabul etmedi. Her zaman geldiğimiz berber bile bizi almıyor. 600 lira çok para. Bizim işler Allah’a şükür iyi, devam ediyor. Hayat bir şekilde sürüyor” dedi.
Kemalpaşalı kuaför ise, “İşler aynı, hatta kötü. Kiralar çok pahalı, kullandığımız malzemeler de pahalı. Ticaret yapabilmek için uğraşıyoruz ama zorlanıyoruz. Kazandığımız para sadece geçimimizi sağlamaya yetiyor.”
“Çaycıda bir ay içerisinde ikinci veresiye defteri dolmaya başladı.”
Kemalpaşa’da çaycı, veresiyeden çay içmeye gelenler ise durumlarından yakındı.
Kemalpaşalı çaycı, “İşler kötü, müşteri yok. Vatandaşın cebinde çay parası bile yok. Veresiye defterimiz doldu, iki-üç defter daha açtık. İnsanlar çarşıya inemiyor, birbirine çay ısmarlayamıyor. Gelen de mecburen bir çay içiyor. Soba yakarak ayakta kalmaya çalışıyoruz” dedi.
Bir ilçe sakini ise, “Maaş elimize geçmeden bitiyor. Çayı da yemeği de veresiye alıyoruz. Dolmuşa bile veresiye biniyoruz. Her şey bitmiş durumda. Sürekli mazota zam geliyor; iki kuruş indirim yapılıyor, ardından fazlasıyla zam geliyor. Bu şartlarda nasıl geçineceğiz, ne iş yapacağız, nereye gideceğiz? Bize sahip çıkacak kimse yok mu?” şeklinde konuştu.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



