Kenevir Düzenlemesi: Gençlerimizin Geleceği Tehlikede!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Kenevir Düzenlemesi: Gençlerimizin Geleceği Tehlikede!

AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, TBMM’de gerçekleştirdiği basın toplantısında “Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ni TBMM Başkanlığı’na sunduklarını duyurdu.

Usta, “Dünyada kenevirin sağlık alanındaki faydaları göz önünde bulundurularak, ilaç etkin maddesi elde etmeye yönelik kenevir yetiştiriciliği, tıbbi ürünler, sağlık ve destek ürünleri ile kişisel bakım ürünleri elde etme amacıyla genişletilmektedir.” şeklinde konuştu.

MURAT ÜLKER’DEN VEKİLLERE ÇAĞRI

Murat Ülker, kenevir düzenlemesi sonrasında tüm milletvekillerine bir çağrıda bulundu.

Ülker, “Bu mesele ilaç şirketlerinin karı, ithalat-ihracat dengesi veya ekonomik getiriler meselesi değildir. Bu, gençlerimizin sağlığı ve toplumumuzun geleceği ile ilgili bir meseledir. Bu yasa teklifine ‘hayır’ demek, sadece bir oylama değil; bu ülkenin gençlerine ve geleceğine sahip çıkmaktır.” ifadelerini kullandı.

Murat Ülker, açıklamasında şunları söyledi:

“Sayın Milletvekilleri, Kenevir tarımı ve tıbbi ürün üretimi adı altında sunulan bu yasa tasarısı, yüzeyde sağlık ve ekonomi için bir fırsat gibi görünse de, derinlemesine incelendiğinde toplumumuz ve özellikle gençlerimiz için ciddi bir tehlike kapısını aralamaktadır. Kenevir bitkisi, THC içeren esrar üretimi açısından teknik olarak oldukça kolay bir süreç sunmaktadır. Bitkinin doğası gereği dayanıklı, hızlı büyüyen ve düşük maliyetli bir tarım ürünü olması, üretimi değil, kontrol ve denetim süreçlerini zorlaştırmaktadır. Bu bitki, domuz ve tavşan gibi hızla yayılma potansiyeline sahiptir ve kontrol dışına çıkma riski taşımaktadır.

“SOSYAL FELAKETLERLE SONUÇLANMIŞTIR”

Elbette, kontrollü tıbbi kenevir üretimi ve kullanımı bazı ülkelerde kabul görmektedir. Ancak bu örneklerin büyük bir kısmı, madde kullanımında artış, bağımlılık yaşının düşmesi, sokaklarda daha kolay ulaşılabilen esrar türevleri ve organize suç çetelerinin büyümesi gibi sosyal felaketlerle sonuçlanmıştır. Hollanda’da 1970’lerden beri uygulanan “coffee shop” modelinde satış tolere edilse de, üretim yasal değil ve eğitimli bir tedarik zinciri mevcut değildir; ekimi yasaklanmıştır. Bu durumun nedenini hiç düşündünüz mü?

“ÖLÜMLER, TRAFİK KAZALARI VE ÇOCUK YAŞTA ÖLÜMLER”

Kanada, bu konuda bir “örnek ülke” olarak gösterilmektedir. Ancak Kanada’da yapılan araştırmalar, yasanın yürürlüğe girmesinden sonra esrar kullanımının özellikle 15-24 yaş arasındaki gençlerde %40 oranında arttığını ortaya koymuştur. Yasanın yalnızca medikal kenevir için olduğu ifade edilse de, zamanla bu sınırların nasıl genişletildiğine tanıklık ettik. Bugün Kanada’da neredeyse her köşe başında esrar satışı yapılmakta ve gençler buna kolayca erişebilmektedir. ABD’de de benzer bir süreç yaşanmış, medikal kenevirle başlayan düzenlemeler, 24 eyalette keyif amaçlı kullanıma kadar genişlemiştir. Sonuç olarak, madde bağlantılı ölümler, trafik kazaları ve genç yaşta bağımlılıklar tarihi zirveye ulaşmıştır. Colorado eyaletinde, yasal düzenlemenin ardından esrar kullanımına bağlı trafik kazalarında %62 oranında bir artış gözlemlenmiştir.

“KILIF DEĞİŞTİRİR AMA…”

Sayın milletvekilleri, Türkiye olarak daha sahte içki sorununu çözememişken, her yıl onlarca insanımızı bu nedenle kaybediyoruz. Madde kullanımına bağlı ölümler her yıl artarken, bağımlılık yaşı ortaokula kadar düşmüştür. Yasaklı madde baronlarının nasıl büyüdüğünü ve yeni alanlar aradığını biliyoruz. Kenevir tarımını “sanayi” veya “ilaç” adıyla meşrulaştırmak, bu çetelere yeni bir yasal kapı açmak anlamına gelecektir. Kontrol edebileceğimizi düşünmeyin. Dünya örnekleri, yasaklı madde ticaretinin kılıf değiştirdiğini, ancak asıl amacından asla vazgeçmediğini gösteriyor.

“BAZI RİSKLER VARDIR ASLA YÖNETİLEMEZ”

Osmanlı döneminde bile ekonomik faydası bilindiği halde yasaklanan bu maddeyi, biz bugün hangi denetim garantisiyle topluma sunacağız? Türkiye’nin sosyal yapısı, genç nüfus yoğunluğu ve mevcut bağımlılık problemleri göz önüne alındığında, bu yasa geri dönülemez bir zarara yol açabilir. Bugün “tıbbi” diyerek açacağınız kapı, yarın sokakta çocuklarımızın ellerinde kapanmaz bir yaraya dönüşebilir. Bu mesele, ilaç şirketlerinin karı, ithalat-ihracat dengesi ve ekonomik getiriler meselesi değildir. Bu, gençlerimizin sağlığı ve toplumumuzun geleceği ile ilgili bir meseledir. Unutmayın: Bazı riskler vardır ki, asla yönetilemez. Bu yasa teklifine “hayır” demek, sadece bir oylama değil; bu ülkenin gençlerine ve geleceğine sahip çıkmaktır.”

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın