
Edirne’nin Keşan Cumhuriyet Meydanı’nda KESK öncülüğünde bir araya gelen kamu emekçileri, emekliler ve çeşitli demokratik kitle örgütleri, yoksulluk ve sefaletin dayatıldığı toplu sözleşme sürecine karşı grev gerçekleştirerek seslerini duyurdu. “İnsanca yaşamak istiyoruz” sloganıyla alanı dolduran emekçiler, hükümetin sunduğu teklifi reddederek mücadele çağrısında bulundu.
Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) – Keşan Cumhuriyet Meydanı’nda, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) öncülüğünde kamu emekçileri, emekliler ve demokratik kitle örgütleri bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Eylemde, hükümetin kamu emekçileri ve emeklilere yönelik toplu sözleşme teklifine karşı grev kararı alındığı bildirildi. İlk olarak söz alan Keşan Tüm Emekliler Sendikası Temsilcisi Ahmet Erkan, Türkiye’deki 5,5 milyon kamu çalışanı ve 11 milyon emeklinin ağır ekonomik zorluklarla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Erkan, “Ülkeyi 23 yıldır yöneten iktidar, 12 trilyonluk devasa bütçelerle övünüyor ama kamu çalışanlarına ve emeklilere sadaka gibi zamlar reva görülüyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. İnsanca yaşamak için örgütlenmeli, yan yana gelmeliyiz. Yaşasın örgütlü mücadelemiz!” şeklinde konuştu.
Daha sonra KESK adına ortak açıklamayı yapan Emre Arslan, hükümetin uzun yıllardır izlediği emek karşıtı ve sermaye yanlısı politikaların kamu hizmetlerini ciddi şekilde etkilediğini belirtti.
Eğitimden sağlığa, ulaşımdan haberleşmeye kadar tüm kamusal hizmetlerin özelleştirildiğini ve paralı hale getirildiğini dile getiren Arslan, “Kamu emekçilerine düşük maaşlar, güvencesiz çalışma ve emeklilikte sefalet dayatılıyor. Hükümetin son toplu sözleşme teklifi, bir simit parasına bile denk gelmeyen rakamlarla emekçilerle dalga geçiyor” dedi.
Arslan, KESK’in taleplerini şu şekilde sıraladı:
- Her yıl toplu görüşmelerin yapılması ve canlı yayınlanması,
- Aralık ayındaki yeniden değerleme oranında zam verilmesi,
- Yılda iki kez ikramiye verilmesi,
- Birinci dereceye yükselen memurlara 3600 ek gösterge verilmesi,
- Emekli maaşlarına ek ödemelerin yansıtılması,
- Kira yardımı, ücretsiz servis ve yemek sağlanması,
- Gelir vergisi adaletsizliğine son verilmesi,
- Güvencesiz istihdamın kaldırılarak kadrolu istihdama geçilmesi,
- Kamu kurumlarında ücretsiz kreş imkanı ve mobbinge son verilmesi,
- Grev hakkı ve demokratik bir çalışma yasası.
Emre Arslan, hükümetin teklifinde bu taleplerden hiçbirine yer verilmediğine dikkat çekerek, “Ortada bir toplu sözleşme değil, yoksulluk ve sefalet tehdidi var. Vergilerle halkın sırtına yük binen, sermayeye teşvik yağdıran hükümet, emekçilere gelince TÜİK’in sahte enflasyon rakamlarını dayatıyor” ifadelerini kullandı.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



