
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in organizasyonunda 17-18 Mart 2024 tarihlerinde Cenevre’de düzenlenecek olan Kıbrıs konulu genişletilmiş formatlı gayriresmi toplantıya katılacak. Bu toplantının ana amacı, Kıbrıs meselesinde ilerleyen döneme dair görüş alışverişinde bulunmak olarak belirlenmiştir. Ancak, bu toplantı kesinlikle geçmiş müzakere süreçlerinin devamı olarak veya yeni bir müzakere sürecinin başlangıcı olarak nitelendirilemez.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in liderliğinde gerçekleştirilecek olan toplantıda, taraflar KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Lideri Nikos Hristodulidis, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Gerapetritis ve Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı’nda Avrupa ve Kuzey Amerika’dan Sorumlu Devlet Bakanı Stephen Doughty tarafından temsil edilecektir. Bu katılımcılar, Kıbrıs meselesine dair yeni vizyonların ve olası çözüm önerilerinin üzerinde müzakerelerde bulunacaklardır.
KIBRIS MESELESİ
Cenevre’de 27 ile 29 Nisan 2021 tarihlerinde düzenlenen gayriresmi 5+BM formatlı toplantıda, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar başkanlığındaki Kıbrıs Türk tarafı, iki toplumlu ve iki kesimli federasyon modeline olan desteğini çektiğini ilan ederek, Kıbrıs meselesinin çözümü için yeni bir vizyon sundu. Tatar, iki devletli çözüm önerisini öne çıkarmış ve Türkiye’nin de bu vizyona tam destek verdiğini vurgulamıştır. Lama vurgulamak gerekir ki, yarım asırdır uygulanan federasyon temelli müzakerelerin başarısızlığı, Kıbrıs’ta çözüm sağlanmasını engellemiştir.
KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın ortaya koyduğu iki devletli çözüm vizyonu, Kıbrıs’ta halihazırda iki ayrı halkın ve iki ayrı devletin var olduğunu kabul eden bir bakış açısını içeriyor. Türkiye, bu yeni vizyonun gerçekleştirilmesini destekleyerek Kıbrıs meselesine yönelik çözüm arayışlarında adanın gerçeklerine dayanan, adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm bulunmasının mümkün olabileceğini ifade etmektedir. Ayrıca, Kıbrıs meselesine dair resmi müzakerelerin başlayabilmesi için Kıbrıs Türklerinin öz kaynaklardan gelen haklarının (egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü) uluslararası toplum tarafından tanınması gerektiğinin altı çizilmektedir.
Böylesine karmaşık bir meselede, toplantının sonuçları ve alınacak kararlar, Kıbrıs Barış Süreci’nde önemli bir dönüm noktası oluşturabilir. Diplomatik çözümler arayışının yanı sıra, Kıbrıs’taki durumun uluslararası alanda nasıl yankı bulacağı da ayrı bir merak konusudur. Çatışmaların olduğu bir ortamda, diplomasi ve müzakereler ile kalıcı bir barış sağlanıp sağlanamayacağı, toplantının sonuçları ile doğrudan ilişkilidir.
Kıbrıs meselesine dair önceki müzakere süreçleri genelde tarafların istekleri doğrultusunda ilerlemediği ve kalıcı çözüm bir türlü sağlanamadığı için bu toplantının önemi daha da artmaktadır. Tarafların, özellikle de Kıbrıs Türk tarafının ortaya koyacağı yeni öneriler, müzakerelerdeki yaklaşımını doğrudan etkileyebilir. Bu durumun, bölgedeki diğer aktörlerle olan ilişkileri de etkileme potansiyeli bulunuyor.
Özetle, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın katılımı ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres’in öncülüğünde yapılacak Cenevre toplantısı, Kıbrıs meselesindeki son gelişmeleri ve tarafların nasıl bir yaklaşım sergileyeceklerini göstermesi açısından kritik bir öneme sahiptir. Resmi müzakerelerin doğasına ve sürecine dair adımların atılması, belki de Kıbrıs’ın geleceği açısından
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



