
Sabah yataktan kalktığında gördüğüm adamla ilgili hemen bir yargıya vardım:
“Bu adam kesinlikle dünyanın en kıl zengini…”
Yatakta doğrulurken şöyle bir cümle sarf ediyor:
“Ben çalışmıyorum, çünkü çalışırsam yorgun düşerim, aşık olamam, sevişemem…”
Kendine ait olan yüzlerce kıyafetten oluşturduğu garip gardırobunda, ne olduğu belirsiz bir pijama ya da takım elbise giymesi, “aman Allahım” dedirtiyor.
Ancak biraz sonra yaptığım konuşma, bu sıradanlıktan çok daha fazlasını hissettiriyor.
Bu, bir “bayağılık mukaddimesi” gibi görünüyor.
“Sizden başka hiçbir zengin benimle konuşmayı kabul etmedi”
Adam gerçekten çok zengin.
Söylemekle kalmayıp, gerçekten çok çok zengin…
İtalya’nın prestijli dergilerinden birinin yazarı onunla bir röportaj yapmaya gelmiş.
Kadın, “Size çok teşekkür ederim” diyerek başlıyor ve ekliyor:
“Ülkemizin önde gelen zenginleri ile bir dizi mülakat yapmak istedim, fakat hiçbiri kabul etmedi. Ama siz nazik davranarak kabul ettiniz. Teşekkür ederim…”
“Zenginin servetini fukaranın gözüne sokması iyidir”
Adamın “kıllık” manifestosunun en dikkat çekici maddesine geliyoruz;
Soruyor;
“Neden kabul ettim biliyor musunuz?”
Kadının cevabını beklemeden, kendi yanıtını veriyor:
“Çünkü serveti, parası olmayanların gözüne sokmak iyidir…”
Yoksulların ve dilencilerin piri Aziz Françeskod’Assisi, muhtemelen mezarında bu duruma şahit olup doğrulmuştur.
Tarkan’ın 1990’larda popüler olan “Kıl oldum Abi” nakaratı o an zihnimde yankılanmaya başlıyor.
Neyse ki o Türk değil, yoksa işim zorlaşırdı
Neyse ki bu adam Türk değil.
Bir İtalyan ve tuhaf bir ismi var: Checco Zalone…
Kıl olmasına rağmen, kadın gazeteci ile yaptığı mülakatı izlemeye devam ediyorum.
Bir hafta sonra 50 yaşına girecek ve Sardunya’daki devasa evinin bahçesinde 800 kişiye büyük bir doğum günü partisi verecek.
Zengin bir kıl için görgüsüzlüğünü sergilemenin en geçerli bahanesi bu.

Bana bir Tutankamon mabedi inşa edin, tahtırevanla gireceğim
Özel bir şov için bir tasarım şirketi ile anlaşmış.
Yaş günü kutlamasının bir Firavun gösterisi gibi olmasını istiyor.
Yani Luxor’daki o muazzam yapılar içerisindeki görkemli seremoniler gibi bir şey talep ediyor.
Piramitler diyarında Aida Operası’nın sergilenmesinden daha büyük bir gösteri bekliyor.
Bu ne; Tutankamon mabedi mi yoksa göçmen çadırı mı?
Bunun için bir de Tutankamon mabedi inşa edilmesini istemiş.
Yapmışlar ama bu çakma mabedi azarlayarak şöyle eleştiriyor:
“Yıkın bunu, göçmen çadırına benzemiş…”
O andan itibaren durumu sadece izliyorum.
Bu kadar güzel bir kadını neden terk eder?
Sonrasında, kıl zenginin kadınlarla ilgili görüşlerini dinlemeye başlıyoruz.
Kadın gazeteci, “Eski eşiniz bir modeldi, neden böyle güzel bir kadını terk ettiniz?” diye sorduğunda, kıl adam şu yanıtı veriyor:
“Eski modelin daha güzel olanını aldım…”
Bu adam, kadınları aşağılama sanatında en sıradan ifadeleri öğrenmiş.
“Oturma izni var ama genelde yatar pozisyondayız”
Yeni sevgilisi 25 yaşında Meksikalı bir manken.
Kadın gazetecinin en can alıcı sorusu geliyor:
“50 yaşında varlıklı bir adam olarak 25 yaşındaki Meksikalı bir modelle sevgili olmaktan utanmıyor musunuz?”
Kıl adamın cevabı ise “dam üstünde saksağan”:
“Ben şahsen insanların uyruklarını sorun etmem. Bolivyalı veya Arjantinli olsa da aynısından alırdım.”
İfadesine dikkat:
“Aynısından alırdım…”
Ve ardından yeni sevgilisiyle ilgili en kıl lafa geliyor:
“Sevgilimin İtalya’da oturma izni var ama genelde yatar pozisyondayız.”
Bu, oldukça iğrenç bir Akdenizli erkek portresi değil mi?
“Bu zenginlik bir günde oluşmadı, arkasında 60 yıllık çaba var”
Peki, bu kıl herif nasıl bu kadar zengin olmuş?
Adam birden ciddileşiyor, “Hiçbir şey gökten inmedi, bunu böyle yazın” diyor ve servetini açıklıyor:
“Sahip olduğum her şey 60 yılı aşkın bir çalışmanın sonucu.”
Kadın gazeteci itiraz ediyor:
“Ama biraz önce 50 yaşına girdiğinizi söylemiştiniz.”
Adam kaşlarını kaldırarak bakıyor ve sözünü tamamlıyor:
“Ben kendimden söz etmiyorum ki, babamı anlatıyorum.”
Evet, babası İtalya’nın en büyük mobilya üreticisi… O çalışıyor, kıl oğlan ise sadece yaşamının tadını çıkarıyor.

Biliyorum, mahalledeki woke arkadaşlarım yine kızacak
Biliyorum, birçok woke arkadaşım tepki gösterecek. Bazı kadın YouTuber’lardan eleştiri alabilirim.
Ama lütfen piyaniste ateş etmeyin.
Kendi payıma bu sabahki tartışmayı oldukça eğlenceli buldum.
Siz de öyle kızmayın, çünkü anlattığım “kıl herif” gerçek değil.
O, bir komedi filmi karakteri.
Netflix’te yayınlanacak 2025 yapımı “Buen Camino” adlı İtalyan komedisinden bu diyalogları aldım.
2025 yılında İtalya’da en çok izlenen film olacağı söyleniyor.
Hafta sonu “memleketin bunca meselesi varken” lobisinden uzaklaşmak isterseniz
<p style="font </p>Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



