
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Ankara’nın başkent oluşunun 103. yılını coşkuyla kutladı.
Kılıçdaroğlu, tarıma yönelik yasal olarak sağlanması gereken yıllık 630 milyar lira desteklenmesi gerektiğini, ancak sadece 168 milyar lira destek sağlandığını vurguladı. “Buna razı olmayın. Ben çiftçi olmadığım halde razı değilim, siz çiftçisiniz, siz de razı olmayın kardeşim. Niye razı oluyorsunuz? Niye boynunuzu uzatıyorsunuz? Yürekli olun biraz, becerikli olun biraz, hakkınızı isteyin biraz.” şeklinde seslendi.
Belediye başkanlarının partilerini değiştirmesine sert tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “Namuslu, ahlaklı bir belediye başkanı seçmenine ihanet etmez.” dedi.
Sermaye piyasasında yapılan işlemlere ilişkin verdikleri araştırma önerilerinin Genel Kurul’da reddedilmesini eleştiren Kılıçdaroğlu, “Her şey açık açık olmalı, milletin gözünün önünde olmalı.” şeklinde konuştu.
Bu tür olayların “suç örgütü” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, “Suç örgütü kabul etmezseniz bu hırsızlara avantaj sağlıyorsunuz, onları koruyorsunuz demektir.” ifadelerini kullandı.
“ELİMİZİ ÇABUK TUTMAK ZORUNDAYIZ”
“Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalara dikkat çeken Kılıçdaroğlu, bu topraklarda emek veren herkesin kimliği ve inancı ne olursa olsun bir arada yaşamasını arzuladıklarını belirtti.
Herhangi bir tıkanıklık durumunda üzerlerine düşen görevi yerine getirmeye hazır olduklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Elimizi çabuk tutmak zorundayız. Yeni görüntüler ortaya çıkıyor. Silahlar teslim ediliyor. Bu, sade bir vatandaş olarak beni memnun ediyor. Yeter ki Türkiye artık bu zincirleri koparsın. Türkiye, Orta Doğu’da ciddi bir güç olacak. Türkiye, Balkanlar’da ciddi bir güç olacak. Türkiye, Türk Cumhuriyetleri’nde ciddi bir güç olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin ekonomik, kültürel ve sosyal açıdan büyümesini ve dünyada söz sahibi olmasını istediklerini aktararak, “Siyasi hesaplara kurban etmeden, muhalefeti dışlamadan, Meclis’i devre dışı bırakmadan sorunun akılcı politikalarla çözülmesi lazım. Yeni acılara değil yeni sevinçlere, kucaklaşmaya ihtiyacımız var.” şeklinde konuştu.
AZERBAYCAN AÇIKLAMASI: “BİZ BU ACIYI YAŞADIK”
Kılıçdaroğlu, Azerbaycan’ın sevinçlerinin kendilerinin sevinci, acılarının ise kendilerinin acısı olduğunu belirtti. “Başörtüsü olayları oluyor. İzliyoruz, gazetelere yansıyor. Sevgili Azerbaycanlı kardeşlerim, bu acıyı biz yaşadık, bu acının bitmesi lazım. Kadınların ‘başı açık, başı kapalı’ diye ayrılması doğru değil. İsteyen başını açar, isteyen başını kapatır, Türkiye burada çok ağır bir sınavdan geçti. Bizim de burada sorumluluğumuz oldu. Bu sorumluluğu üstlenen bir kişi olarak Azerbaycan’a sesleniyorum: Kadınları özgür bırakın, istediği kıyafetini seçsin. Başörtülü bir kızın üniversiteye alınmaması ne demektir? Üniversiteye gitmeli, dünyayı görmeli, öğrenmeli, çevreye bakmalı. O belki bir sanatçı, bir yazar, bir mühendis olacak.” dedi.
Kılıçdaroğlu, kadınların kılık kıyafeti üzerinden siyaset yapılmaması gerektiğini vurguladı. “Bunu, bu acıları yaşamış ve bu konuda sorumluluğu olan bir partinin genel başkanı olarak söylüyorum, lütfen ayrışma yapmayın. Kadınların başımızın üstünde yeri vardır. Bırakın onlar üniversiteye gitsin, öğretmenleri olsun başı açık, başı kapalı, hiç önemli değil. Laikliğin güvencesi kadının başörtüsü değildir. Laikliğin güvencesi demokrasidir, demokrasi. Laikliğin güvencesi insan haklarıdır. Laikliğin güvencesi herkesin inancına, herkesin yaşam tarzına saygı duymaktır. Hiç kimseyi inancından ötürü yargılayamayız.”



